Aforizmalar V – Mehmet Ercan

cellat dahi sorgularken kendini;
nedense sorgulayamazlar,
? celladına sevdalananlar? kendilerini
***
karanlığın terazisi,
güneşi tartmaz.
***
her akıllı biraz deli,
her deli biraz akıllıdır.
öyle olmasaydı;
? bir delinin kuyuya attığı taşı,
kırk akıllı çıkaramaz ? denmezdi.
***
esinsiz şiir,
çimentosuz harca benzer.
***
kendisini beğenmemek gaflet,
eleştirmemek cehalettir.
***
bilgi; cahilin uykusunu,
aydını aşka getirir.
***
kuşku güveye benzer,
insanı ağır ağır tüketir.
***
söz varlığı,
parayla tartılamaz.
***
dil; yaratıcısından,
uzun yaşar.
***
aydının görevi,
put yaratmak değil;
olanları yıkmaktır.
***

parlak fikirler,
bilgeye heyecan;
cahile korku verir.
***
şair boynu gitse dâra,
dâr yıkılır şiir kalır.
nazlı teni düşse zara,
zar tükenir sevda kalır.
***
kin gütmek,
magmayı biriktiren volkana benzer.
patladığında,
en büyük zararı kendine verir.
***
mercimek beyinli milletler,
nohut kafalı siyasetçileri seçerler;
acısını aydınlar çeker.
***
bir toplumun aydını,
o toplumun vicdanıdır.
aydınlarını susturan toplumlar,
vicdanını yitirmiş demektir.
***
kör; gözü kör olan değil,
özü kör olandır.
söz bilenlere ateş,
bilmeyenlere külfettir.
***
şiir kristalize edilmiş söz sanatıdır.
maharet şairdedir,
şiiri ısıtırsa suya, dondurursa buza dönüştürür.
***
toplum için olmayan sanat,
alevsiz ateşe benzer.
***
kendini bilen cahil akıllı;
akıllı olduğunu sanan cahil ise aptaldır.
***
karanlıkta dahi hayvanlar;
ayırt ederler
zehirli otu, zehirsiz ottan.
cahil ayrıt edemez,
gerçekçi siyaseti, demagojik siyasetten.
***
gençliğini
baskıcı ve itaatkâr biçimde eğiten toplumlar;
sirk hayvanlarına benzeyen,
kuşaklar yetiştirirler.
sahipleri neyi isterlerse,
onu yaparlar.
***

? at izi, iti izine karışmış,?
böyle siyasetin neresindeyiz?
atı, ite kesmişler,
itlerin revaçta olduğu günlerdeyiz.
***
uygar toplumlar,
boş zamanlarında;
kitap okur.
geri kalmış ülkeler ise,
her fırsatta çocuk yapar.
***
her kabın bir kapasitesi vardır.
tıpkı her insanın,
bir kapasitesinin olması gibi.
***
kimi insanlar için sermayesi,
cehaletini örten posttur.
postunu yitiridiklerinde,
çırılçıplak ortada kalırlar.
***
bir zavallıyı,
parlatarak iktidara taşımak;
paslı bakırı kalaylamaya benzer.
kalayı dökülünce,
pası ortaya çıkar.

***
her şey karşıtıyla ölçülür.

iyilik, kötülükle,
güzellik, çirkinlikle?
eğer
kötülük olmasaydı, iyiliğin;
çirkinlik olmasaydı, güzelliğin değerini bilemezdik.
onun için,
kötülüğe ve çirkinliğe kızmamak gerekir.
***
az gelişmiş toplumlarda,
varsıllık her şeyin üstündedir.
uygar ülkelerde ise;
düşünsel varsıllık,
varsıllıktan önce gelir.
***
bir işi bitirmek için,
başlamak gerekir.
***
bulutların gölgesine sığınanlar,
her zaman açıkta kalırlar.
***
kişi kendiliğinden erdemli olmaz.
erdemli olmak için bilgiye,
bilgili olmak için de okumak gerekir.
***
şairler ve yazarlar,
peygamberlerden daha yaratıcıdırlar.
en azından başkasının kitaplarına,
aracılık yapmıyorlar.
***
askeri dehalar belli bir zamana,
bilginin dehaları ise sonsuza hükmederler.
çünkü; askerler zaferlerini kanla,
bilgeler ise kalemle yazarlar.
***
yeryüzündeki mücadeleler,
aydınlıkla, karanlığın mücadelesidir.
karanlık kazandığında köstebekler;
aydınlık kazandığında ise güvercinler sevinir.
***
okumak, çöle hayat veren ırmağa benzer.
çöl için ırmak ne ise,
insan için de okumak odur.

3 YORUMLAR

  1. Sevgili Ercan’ın, şiir ve öyküden sonra aforizmalarıyla da hayat gerçeğini, toplumcu gerçekliğe dönüştürme başarısını gösterdiğine bir kez daha tanık oluyoruz. O, yaşamın içinden kavgasını veren bir şair-yazar olarak, diyalektik materyalist yöntemle, özellikle zıtların mücadelesi doğrultusunda yaşamı dönüştürmenin işaretlerini gösteriyor.
    Daha da zenginleştirmesini diliyoruz bu işaretleri.

    Müslüm Kabadayı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here