Akademik Kendini Engelleme – Psk. Banu Beyaz

Kendini engelleme kavramının ortaya çıkmasında faydalanılan teori Kelley (1973) tarafından geliştirilen “yükleme teorisi”dir. Kelley, kişinin kendi başarısızlığını gizlemek veya kendisini daha başarılı göstermek amacıyla başarısızlık durumunda sebebi dış etkenlere yüklediğini, başarı durumunda ise iç etkenlere etmenlere yüklediğini belirtmiştir. Yükleme teorisi, kişilerin yetersiz görünmekten kaçınarak kendilerini yetenekli olarak görme ve sunma çabası içerisinde olduğunu ifade etmektedir.

Kendini engelleme kavramı, farklı alanlarda performans gösterilmeden önce olası başarısızlığı açıklayabilmek amacıyla bir engel üretmek veya engelin varlığını iddia etmek olarak tanımlanmaktadır. Budak (2009)’a göre kendini engelleme kavramı “bireyin başarısız olma ihtimali karşısında kendi  performansını sabote ederek muhtemel başarısızlık için geçerli mazeretler üretmesi” olarak tanımlanmaktadır.

Üzbe ve Bacanlı’ya (2013) göre birey fazla çalışıp fazla enerji harcayarak başarısız olacak ve bu sebeple kendini “aptal ve yetersiz” gibi hissedecektir. Az çalışıp az zaman harcayarak başarısız olan kişi ise, başarısızlığının sebebini az çalışması olarak görecek ve bu şekilde benlik başarısızlığın verdiği yıkıcı etkiden kurtulmuş olacaktır. Bir araştırmaya göre, akademik olarak kendini engelleyen bireylerin, kendini korumak amacıyla başarısızlıklarını dışsal odaklara yükledikleri görülmüştür .(Aker vd., 2019: 1840). Başka bir araştırmaya göre, akademik kendini engellemenin cinsiyetler açısından farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Bu çalışmada, erkek öğrencilerdeki akademik kendini engelleme düzeylerinin, kız öğrencilere nispeten daha yüksek olduğu ortaya çıkarılmıştır (Pala, 2020:56). Akademik engelleme ile internet bağımlılığı arasındaki ilişkiyi inceleyen bir çalışmada ise iki değişken arasında pozitif yönlü bir ilişkinin var olduğu görülmüştür. (Sabaz, 2020:53). Psikolojik danışman adaylarının kendini engelleme algılarının özgünlük düzeyine göre anlamlı biçimde farklılaştığı görülmektedir. Psikolojik danışman adaylarının özgünlük düzeyinde farklılaşması, danışmanlık eğitiminin planlanması konusunda ipucu niteliği taşımaktadır. (Sarıçalı, 2014:59).

Öğrenciler, kendilerini akademik ortamlarda, zamanı yönetme ve başarılı performans gösterme gibi zorluklarla karşı karşıya bulduklarında bu zorlukların üstesinden gelebilmek amacıyla kendini engelleme stratejilerini kullanabilmektedirler. Kendini engelleme eğilimi olan öğrenciler, yeteneklerinin yetersizliğinden ziyade, başarısızlıklarına bahane bulur ve başarılarına bilinçli olarak engeller koyabilirler. Bu şekilde kendini engelleme, kişinin niteliklerini içten dışa kaydırarak potansiyel başarısızlık karşısında, kişinin özgüvenini koruyan bir savunma mekanizması olarak çalışmaktadır. (Bobo vd., 2013). Kendini engelleme  stratejileri ele alınırken bu davranışın çerçevesinin belirlenmesi için bireyin niyeti önemli bir gösterge olarak kabul edilmektedir. Örneğin, (Tannenbaum, 2007) bir kendini engelleme stratejisi olarak ele alınan “procrastination” (erteleme hastalığı), bazı öğrencilerde iyi niyetli olarak ortaya çıkabilmektedir. Öğrencinin derse ne şekilde çalışması gerektiğini bilmediği durumlarda erteleme davranışı kendini engelleme davranışı olarak nitelendirilemez. Kendini engellemede kişinin bilinçli olarak kendine engeller koyması ölçüt olarak alınmalıdır.

Öz saygı kavramı iki alt boyuttan oluşmaktadır (Maslow, 1954). Bu boyutlar kişinin çevresinden saygı görmesi ve bireyin öz yeterlilik duygusudur. Öz yeterlilik, kişinin bir görevle karşılaştığında kendisini yeterli hissetmesi ve yetenekleriyle ilgili bilgi sahibi olmasını kapsamaktadır. Bu durumun eksikliğinde kişi düşük öz saygıya sahip olmaktadır ve bu kişilerin kendini engellemeye başvurmaları daha kolay olmaktadır. Öz saygısı düşük olan kişilerin yeterlilik duygularını korumak, var olan yeteneklerini daha yüksek algılamak ve benliklerine yönelebilecek olumsuz yorumlardan korunmak için kendini engellemeye başvurdukları gösterilmiştir. (Kolditz ve Arkin, 1982). Öz saygı düzeyleri düşük olan kişiler, muhtemel bir başarısızlıkta öz saygı düzeyleri yüksek olan kişilere nazaran daha fazla incinebilmektedirler. Bu nedenle olumsuz bir duygu durumu içerisine girmemek için benlikleriyle başarısızlık durumları arasına mesafe koymayı amaçlamaktadırlar. Bu da kendini engellemeye yatkınlıklarını artırmaktadır.

Kendini engelleme davranışı, başarılması hedeflenen şeylerin neden başarılamadığının, yapılması istenen şeylerin neden yapılamadığının makul bir açıklaması olmadığında ortaya çıkmaktadır. Kişileri, yapması gerekenleri yapmaktan alıkoyan kendini engelleme davranışının en yaygın göstergeleri işleri erteleme ve kendinden şüphe etmedir. Leary ve Shepperd (1986)’ın tanımlamasına göre ise; kendini engelleme, kişinin gelecekteki performansından elde edeceği sonuca dair belirsizlik öngördüğü durumlarda, gerçekleşmesi muhtemel olan olumsuzlukların nedenini dış etkenlere atfetmek amacıyla kendisine engeller koymasıdır.

Kendini engelleme davranışı kısa vadede kişiye olumlu katkılar sunabilmektedir. Muhtemel başarısızlıklarına sebep olarak gösterebilecekleri bir engel oluşturan kişiler bekledikleri başarısızlığın gerçekleşmesi durumunda bu başarısızlığı dışsallaştırıp olumlu öz değerlerini koruyabilmektedirler. (Hirt, vd., 2000). Yine kişilerin başarılı oldukları durumda söz konusu engel kişilerin öz saygı seviyelerini yükselten bir etken haline gelmektedir (Jones ve Berglas, 1978). Kendini engellemenin uzun vadedeki etkileri incelendiğinde ise olumsuz etkiler karşımıza çıkmaktadır. Kendini engelleme stratejilerinin uzun vadede sosyal ve kişinin performansı açısından birtakım maliyetleri olduğu görülmektedir (Urdan ve Midgley, 2001). Bu sonuçlar; kendini engelleme seviyesi yüksek kişilerin alkol ve madde kullanımı gibi davranışsal kendini engelleme şekillerine başvurması, kendini engellemenin doğasının getirdiği ruhsal ve fiziksel olumsuz etkilerin ortaya çıkması gibi sonuçlardır.

Kendini engellemenin performansla yakından ilgili olduğu varsayılmıştır. Kapsamlı araştırmalar kendini engellemenin kronik ya da geçici olarak kişinin kendisi tarafından yapıldığını gözlemlemiştir. Kronik olarak kendini engelleyen kişilerin yaygın psikolojik ve fiziksel olarak kendi kendini engelledikleri, bazı kişilerin ise geçici durumlarda kendini engellemeye meyilli oldukları ortaya çıkarılmıştır. Bireyler kendi öz saygılarını korumak ve kendi çekirdeğine zarar vermemek için performanslarını olumsuz yönde etkileyen engeller yaratmaktadır. (Aker vd., 2019: 1840).

Kendini engelleme biçimleri

Kendini engelleme davranışı, sözel ve davranışsal kendini engelleme olmak üzere iki şekilde gösterilmektedir. (Leary ve Shepperd, 1986). Kişinin herhangi bir konuda başarılı bir performans göstermesinin önünde engeller olduğunu ileri sürmesi “sözel kendini engelleme” olarak tanımlanırken; kişinin aktif olarak kendine engeller oluşturması “davranışsal kendini engelleme” olarak tanımlanmaktadır (Brown, vd., 2012). Kişiler yorgun olma, alkol veya uyuşturucu kullanma, dikkatsizlik gibi somut engeller yaratarak kendilerini engelleyebilmektedirler. Bunun yanında hasta, kaygılı ve utangaç oldukları iddiasıyla sözel kendini engellemeye başvurabilmektedirler. (Peplau vd., 2010). Davranışsal kendini engellemede engeller fiili olarak oluşturulduğundan, engelin sadece söylemsel düzeyde kaldığı sözel kendini engellemeye nazaran davranışsal kendini engelleme daha ikna edicidir ve olumsuz sonuçlara yol açması daha olasıdır. (Leary ve Shepperd, 1986). Davranışsal kendini engelleme davranışları; erteleme, görevle ilgili olmayan işlerle ilgilenilmesi, görevin başarılması için gerekli çabanın gösterilmemesi ve alkol bağımlılığı (Kolditz ve Arkin, 1982) şeklinde gösterilebilmektedir. Sözel kendini engelleme davranışları ise; kişinin görevle ilgili performansı öncesi sosyal kaygı yaşadığını, utandığını, hasta olduğunu veya koşullarının yetersiz olduğunu iddia etmesi şeklinde gerçekleşmektedir (Leary ve Shepperd, 1986). Davranışsal kendini engelleme ve sözel kendini engelleme davranışları, kişinin kendini engellemeyi planladığı görevin öncesinde ya da görev sırasında gerçekleştirdiği davranışları içerir. (Urdan ve Midgley, 2001). Sözel kendini engelleme davranışlarına zorluklar karşısında kişinin uykusuz ve sinirli olduğunu söyleyerek geri durması, psikolojik ve fiziksel problemler bildirmesi veya kaygı duyduğunu, travmatik olaylar yaşadığını öne sürmesi, görevi sıkıcı bulduğunu belirtmesi (Deppe ve Harackiewicz, 1996) gibi söylemleri örnek olarak gösterilebilir. Kendini engelleme davranışları kesin bir başarısızlık veya başarısızlık ihtimalinin olduğu durumlarda ortaya konmaktadır.

Davranışsal kendini engelleme ve sözel kendini engelleme davranışları kısaca aşağıdaki gibi özetlenebilir (Akın, 2013):

 Davranışsal kendini engelleme davranışları:

• Kişinin görev ve faaliyetlerini ertelemesi

 • Kişinin görevi ile ilgisiz etkinliklerle çok fazla ilgilenmesi

• Kişinin kapasitesinin üzerinde hedefler belirlemesi ve bunları gerçekleştirmeye çalışması

• Kişinin ulaşılması çok zor olan hedefler belirlemesi

• Kişinin bağımlılık yapıcı maddeler kullanması veya alkol alması

• Kişinin sorumluluğu altındaki çalışmaları yapmaması .

• Kişinin görevini yerine getirmek için gerekli olan gayreti göstermemesi

i • Kişinin fırsatları fark edememesi veya önemsememesi

 • Kişinin yeteneklerini kısıtlayıcı performans alanlarına yönelmes

 Sözel kendini engelleme davranışları:

• Kişinin sınav kaygısından gereğinden fazla söz etmesi

• Kişinin kendinde ruhsal ve fiziki semptomların varlığından söz etmesi

• Kişinin ciddi derecede sosyal kaygılarının olduğunu öne sürmesi  

• Kişinin olumlu düşünemediğini ve buna bağlı olumsuz hissiyatlar geliştirdiğini ifade etmesi

• Kişinin bir travma yaşadığını öne sürmesi ve bunu mazeret olarak sunması

 • Kişinin hipokondriyazis belirtileri gösterdiğini ifade etmesi

• Kişinin utangaç olduğunu ve öne sürmesi ve bunu mazeret olarak sunması.

Literatür incelendiğinde kendini engelleme biçimlerine farklı yaklaşımların da olduğu görülmektedir. Örneğin; Berglas ve Jones (1978) kendini engellemeyi üç ana boyutta ele almakta ve bunları tehlike, strateji ve gizilgüç (potansiyel) olarak isimlendirmektedir. Kendini engelleme davranışının ortaya çıkması için kişinin öncelikle başlıca yeteneklerinden birine karşı tehdit algılaması gereklidir. Ardından yaşanacak muhtemel başarısızlıktan önce kendini engelleyebilecek fırsatın ortaya çıkması gerekecektir. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, kişinin kendini engelleme davranışının sonuçlarının yaşanacak başarısızlıktan daha az tehdit edici nitelikte olması gerektiğidir.

 Akademik Kendini Engelleme Ölçeği: Akademik Kendini Engelleme Urdan ve Midgley (2001) tarafından geliştirilmiş bir ölçektir. Ergenlerin akademik kendini engelleme davranışlarını belirlemek amacıyla Anlı ve diğerleri (2018) tarafından Türkçe’ye uyarlaması yapılan Akademik Kendini Engelleme Ölçeği kullanılmıştır. 5’li likert (1 = Hiç, 2 = Nadiren, 3 = Bazen, 4 = Çoğu Zaman, 5 = Her Zaman) tipinde, 6 maddeden oluşan bir ölçektir. Ölçekten alınan puanlar 6-30 arasındadır. Ölçekten alınan puanların yüksek olması akademik kendini engelleme düzeyinin yüksek olduğunu göstermektedir.

Akademik Kendini Engelleme Ölçeği

Aşağıda sizinle ilgili olabilecek bazı ifadeler yer almaktadır. Lütfen her maddeyi dikkatlice okuyup sizin için uygun olan maddelerin karşısına (X) işareti koyunuz.

Hiç:1

 Nadiren :2

Bazen:3

 Çoğu zaman:4

 Her zaman :5

1 Bazı öğrenciler sınavdan önceki gece vakitlerini boşa harcarlar. Sonra sınavdan iyi alamazlarsa geçirdikleri boş vakitleri gerekçe gösterirler. Bu sizin için ne kadar geçerlidir? 1 2 3 4 5

2. Bazı öğrenciler bilerek birçok farklı etkinlikle uğraşır. Bu öğrenciler okul çalışmalarında ya da ödevlerinde başarısız olurlarsa, bu durumun başka şeylerle uğraşmalarından dolayı olduğunu söyleyebilirler. Bu sizin için ne kadar geçerlidir? 1 2 3 4 5

 3 Bazı öğrenciler kendilerini ders çalışmaktan alıkoyacak sebepler arar (iyi hissetmiyorum, anne-babama yardım etmem lazım, kardeşime bakmam gerek vb.). Bu öğrenciler okul çalışmalarında ya da ödevlerinde başarısız olursa bunların sebep olduğunu söyleyebilirler. Bu sizin için ne kadar geçerlidir? 1 2 3 4 5

4 Bazı öğrenciler arkadaşlarının sınıfta dikkatlerini dağıtmasına yadaödev yapmalarını engellemelerine izin verir. Sonra başarısız olurlarsa arkadaşlarının kendilerini alıkoyduğunu söyleyebilirler. Bu sizin için ne kadar geçerlidir? 1 2 3 4 5

 5 Bazı öğrenciler derslerde bilerek çok gayret etmez. Sonra başarısız olurlarsa çabalamadıkları için böyle olduğunu söyleyebilirler. Bu sizin için ne kadar geçerlidir? 1 2 3 4 5

6 Bazı öğrenciler okul işleri ya da ödevlerinison dakikaya kadar erteler. Bu öğrenciler başarısız olurlarsa bunun sebep olduğunu söyleyebilirler. Bu sizin için ne kadar geçerlidir? 1 2 3 4 5

Kaynakça

Ay , B.( 2023) Ortaokul Öğrencilerinin Aile Tutumları ile Akademik Kendini Engelleme Davranışı Arasındaki İlişkide Öz düzenleme Seviyesinin Rolü .yüksek lisans psikoloji anabilim dalı , Topkapı Üniversitesi

Aker, H., Çelik, O. T., & Karataş, A. (2019). Akademik Kontrol Odağı Ve Başarı Amaç Yöneliminin Kendini Sabotajı Yordama Düzeyinin İncelenmesi. Uluslararası Türkçe Edebiyat Kültür Eğitim (Teke) Dergisi, 8(3), 1840-1859

Pala, Z., (2020). Ergenlerde Şı̇ddet Eğı̇lı̇mı̇ İle Akademı̇k Kendı̇nı̇ Engelleme Arasındakı̇ İlı̇şkı̇nı̇n İncelenmesı̇, İstanbul Sabahattı̇n Zaı̇m Ünı̇versı̇tesı̇ Sosyal Bı̇lı̇mler Ensı̇tüsü Eğı̇tı̇m Bı̇lı̇mlerı̇ Anabı̇lı̇m Dalı Rehberlı̇k Ve Psı̇kolojı̇k Danışmanlık Bı̇lı̇m Dalı, Yüksek Lisans Tezi, 2020:56

Sarıçalı, M., (2014). Psı̇kolojı̇k Danışman Adaylarının Kendı̇nı̇ Engelleme Algılarının Özgünlük Düzeylerı̇ Ve Aldıkları Süpervı̇zyon Açısından İncelenmesı̇, Eskişehir Anadolu Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, s:59

Üzbe, N., &Bacanlı, H. (2013). Başari Hedef Yönelimi, Benlik Saygisi Ve Akademik Başarinin Kendini Engellemeyi Yordamadaki Rolü. Türk Eğitim Bilimleri Dergisi, 13(1), 33-50.