Kendini Ayarlama – Psk. Banu Beyaz

 İnsanların birbirleriyle iletişim kurarken kullandıkları kanalların çeşitlilik gösterdiğini söylemek mümkündür. Snyder (1974) kendini ayarlama kavramını ele alırken insanların ses vurgulamalarına, vücut dillerine ve kişisel alanlarına dair sözsüz iletişim şekillerine vurgu yapmıştır. Sözsüz iletişimin bu kadar ilgi çekmesinin nedeni kişilerin “gerçek içyüzünü” (Freud, 1905) ortaya koymasına dair olan inançtan kaynaklanabilmektedir. (Snyder, 1974).

 Kendini ayarlama (self-monitoring) olarak ifade edilen kavram, kişilerin sosyal ortamlarda davranışlarının uygunluğuna göre kendilerini izlemesi ve buna göre davranışlarını şekillendirmesi, kontrol etmesi şeklinde ele alınmıştır. (Snyder, 1974). Kendini ayarlama becerisini bir strateji olarak kullanan bireyler “kendini ayarlama becerisi yüksek (KAY)”, kendilerini olduğu gibi ifade eden bireyler ise “kendini ayarlama becerisi düşük (KAD)” olarak ifade edilmiştir. (Snyder, 1974). Kendini ayarlama becerisi yüksek olan bireyler, diğerlerinin sergilediği ifadelerden etkilenirken, bu becerisi düşük olanların kendi duygusal durumlarından etkilendiği hipotezi öne sürülmüştür. (Leone, 2006).

 Kendini ayarlamanın temelinde dışavurumsal davranışların kontrolü, benlik sunumu ve sözel olmayan duygulanım gösteriminin bulunduğunu belirten Snyder (1979), bu sürecin insanların sosyal ortamlardaki davranışlarını ve diğer insanlarla olan iletişimini etkilediğini savunmuştur.

Kendini ayarlamayı oluşturan temellerin izlenim yönetimiyle ilişkilendirildiği ifade edilmiştir (Snyder, 1979). Fuglestad ve Snyder (2009) kendini ayarlama yapısını; kişinin dış ortamdan edindiği ipuçları (external cues) ve kişiye bağlı ipuçları (internal cues) olarak ikiye ayırmışlardır. Dış ortamdan edinilen ipuçları, ortam ve kişiler arası özellikleri; kişiye bağlı ipuçları ise duygulanım hâli, eğilimler ve tutumları ifade etmektedir. (Fuglestad ve Snyder, 2009).

 Snyder (1974), kendini ayarlamanın beş temel amacı olduğunu ileri sürmüştür. Bunlar aşağıda belirtildiği gibidir.

 1. Hissedilen duyguları doğru, etkili bir şekilde iletmek,

2. Hissedilen duygudan bağımsız, keyfi bir duyguyu iletmek,

 3. Uygun olmayan bir duyguyu gizlemek ve tepkisiz ya da ifadesiz görünmemek,

4. Uygun olmayan bir duyguyu gizlemek ve uygun duyguyu yaşıyormuş gibi görünmek,

 5. Hiçbir şey hissetmiyorken ve duygusuz görünmek uygunsuz olacağından, bir şeyler hissediyor gibi görünmek. (Snyder, 1974).

 Goffman (1967) sosyal etkileşimdeki bireyleri sahnede “repliklerini” okuyan oyuncular olarak ele almıştır. Sahnede olduğu gibi her olaya ve role göre  repliklerin değişim göstermesi, yukarıda bahsedilen amaçlar için uygun bir örnek olarak gösterilebilmektedir. Kendini Ayarlama Kuramı; bireylerin değer verdikleri, oluşturdukları ve geliştirdikleri sosyal imajları ve insanların önüne koydukları görüntüyle ilgilenmektedir. (Gangestad ve Snyder, 2000).

Benzer bir şekilde Alexander ve Knight (1971), sosyal durum ya da kişiler arası bir konu olduğunda, bireylerin duruma uygun bir kimlik takındığını iletmişlerdir. Duruma uygun kimlik (situated identity) kavramını ortaya atarak sosyal ortamlarda sergilenecek en uygun kimliği takınma güdüsüne vurgu yapmışlardır. Sosyal ortamlardan elde edilen ipuçları, diğer insanlar tarafından uygun olarak kabul edildiğinde bireyler bu davranışlara göre kendilerini ayarlamaktadır

Kendini ayarlayan bireylerin sosyal ortamlardaki ipuçlarına karşı duyarlı olmasından yola çıkan Snyder (1974) bireylerin, davranışlarını aynı durumda bulunan diğer insanların davranışlarına bakarak şekillendirdiğini savunmuştur. Gangestad ve Snyder (2000) bu davranışın nedeni olarak çevrenin beğenisi kazanma güdüsüne vurgu yapmışlardır. Snyder (1979), sosyal etkileşimde istenilen bir imaj yaratmak için sözel ve sözel olmayan benlik sunumları üzerinde kontrolün gerekli olduğunu savunmuştur. Ancak her bir bireyin benlik sunumlarını kontrol etmesi, dışavurumsal davranışları ve sözel olmayan duygulanımları sergilemeleri birbirlerinden farklılık göstermektedir.(Snyder, 1979). Örneğin olarak araştırmacılar kendini ayarlaması yüksek bireylerin daha aktif baş etme yöntemleri kullanma eğiliminde olduğunu ifade etmişlerdir .

Yüksek kendini ayarlamacı kişiler eşlerine daha az bağlılık gösterdikleri ve eşiyle evlenme kararında daha az etkili olduklarını ifade etmişlerdir. Kendini ayarlama düzeyleri yüksek olanların sosyal (public) farkındalıklarının, kendini ayarlama düzeyi düşük olanların kendi (private) farkındalıklarının yüksek olduğu kaydedilmiştir (Webb, Marsh, Scneiderman ve Davis, 1989). Yine, yüksek kendini ayarlamacılığı olan kişilerin kolay fark edilmeyen jestleri daha çok taklit ettikleri ve taklit ettikleri davranışı bilinçli olmayan bir strateji olarak kullandıkları görülmüştür. (Cheng ve Chartrand, 2003). Kendini ayarlamacılığın yaşla birlikte düştüğü (Reifman, Klein ve Murphy, 1989) ve kendini ayarlamacılığın dürtü kontrolü zayıf olanlarda öğrenmeye yardımcı olduğu saptanmıştır. (Lan ve Repman, 1998). Son olarak, yüksek düzeyde kendini ayarlamanın duygusal zekayla ilişkili bulunmuştur. (Schutte, Malouff, Bobik, Coston, Greeson ve Jedlicka, 2001).

Gözden Geçirilmiş Kendini Ayarlama Ölçeği

 Lennox ve Wolfe (1984) tarafından geliştirilen ölçek Özalp Türetgen ve Cesur (2004) tarafından Türkçeye uyarlanmıştır. Türkçeye uyarlanan ölçekte 12 madde bulunmakta olup iki alt boyuttan oluşmaktadır. Bunlar; kişisel sunumu düzenleyebilme becerisi (α = .79) ve diğerlerinin ifade edici davranışlarına duyarlılık (α = .75) olarak belirtilmiştir. Kişisel sunumu düzenleyebilme becerisi 6 maddeden (Örn. Sosyal durumlarda başka bir şeyin istendiğini hissettiğimde, davranışımı değiştirme yeteneğim vardır) ve diğerlerinin ifade edici davranışlarına duyarlılık boyutu 6 maddeden (Örn. İnsanların gerçek duygularını gözlerinden doğru olarak okuyabilirim) oluşmaktadır. a. Kişisel Sunumu Düzenleyebilme Becerisi: 1, 3, 7, 9, 10, 12 b. Diğerlerinin İfade Edici Davranışlarına Duyarlılık: 2, 4, 5, 6, 8, 11 maddelerini içermektedir. Ölçekte bir ters madde (9. Madde) bulunmaktadır. Özalp Türetgen ve Cesur’un (2004) belirttiğine göre alt boyutlar toplam puan elde etmek için kullanabilmektedir.

Gözden Geçirilmiş Kendini Ayarlama Ölçeği

 Kesinlikle Yanlış :1

Genellikle Yanlış:2

 Yanlış SayılırAncak Bazı İstisnalar Var:3

 Doğru Sayılır Ancak Bazı İstisnalar Var :4

Genellikle Doğru:

 Kesinlikle Doğru

1. Sosyal durumlarda başka bir şeyin istendiğini hissettiğimde, davranışımı değiştirme yeteneğim vardır.

2. İnsanların gerçek duygularını gözlerinden doğru olarak okuyabilirim.

 3. Vermek istediğim izlenime bağlı olarak insanların karşısına çıkma biçimimi kontrol etme yeteneğim vardır.

4. Biriyle konuşurken, karşımdakinin yüz ifadesindeki en ufak değişikliğe bile duyarlıyımdır.

 5. Diğer insanların duygu ve isteklerini anlama konusunda sezgisel güçlerim vardır.

 6. İnsanlar inandırıcı bir şekilde gülseler bile bir şakayı kötü bulduklarını anlayabilirim.

7. Sergilediğim imajın işe yaramadığını hissettiğimde, bunu kolaylıkla işe yarar başka bir imajla değiştiririm.

 8. Söylediğim bir şeyin uygunsuz olduğunu dinleyenin gözlerinden anlayabilirim.

 9. Davranışlarımı farklı insanlara ve farklı ortamlara uyacak şekilde değiştirme konusunda sorun yaşarım.

10. Davranışımı içinde bulunduğum herhangi bir ortamın gereklerini karşılayacak şekilde ayarlayabildiğimi fark ediyorum.

11. Eğer birisi bana yalan söylüyorsa, bunu o kişinin davranışlarından hemen anlarım.

12. Ortamın gerektirdiklerini bildikten sonra davranışlarımı buna göre düzenlemek benim için kolaydır.

KAYNAK

EMEK , S. D.(2023) TÜKENMİŞLİK VE KENDİNİ ENGELLEME ARASINDAKİ İLİŞKİDE GENEL ÖZ YETERLİLİK VE KENDİNİ AYARLAMANIN ARACI ROLÜ. YÜKSEK LİSANS TEZİ. BOLU ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ