Amerigo, Stefan Zweig

Avusturyalı yazar Stefan Zweig?in ?Amerigo? adlı romanı, Ogün Duman?ın çevirisiyle Can Yayınları arasında Türkiye?de yayımlandı. Zweig, derin karakter incelemeleriyle ünlenen bir yazar. Beş tarihsel kişiliğin portrelerini içeren ??Yıldızın Parladığı Anlar??, Fransız Devrimi?nde bir politikacının portresi niteliğindeki ??Joseph Fouché??yle birlikte “Amerigo” da böyle bir eserdir. Burada Amerigo Vespucci?nin portresi vardır.
Hem düşsel hem de tarihsel karakterler üstüne yorumlarıyla tanınan Stefan Zweig?ın bu romanında, bugün Amerika adıyla bildiğimiz anakaranın bu adı alışının ardındaki inanılması güç rastlantılarla örülü ?yanlışlıklar komedyası?nı anlatılır. Kristof Kolomb?un keşfettiği toprakların ?yeni bir dünya? olması gerektiği kanısına varan İtalyan denizci Amerigo Vespucci, ün peşinde koşan bir sahtekâr mıdır, yoksa adını tarihe yazdırmayı hak eden bir bilge mi? Zweig, esrar perdesini aralamaya çalışırken, Amerigo Vespucci?nin yaşam öyküsünü yaratıcı bir anlatıya dönüştürüyor, usta işi bir yapıt sunuyor.
?Amerigo?, Kristof Kolomb?un Hindistan?a giden en kısa yolu bulduğunu söyleyerek düştüğü tarihi hatayı düzelten ve bulunan bu yeni toprakların ?yeni bir dünya? olması gerektiği kanısına varan İtalyan denizci Amerigo Vespucci?nin hikayesi. Stefan Zweig, ?Tarihi Bir Yanlışlığın Hikayesi? olarak nitelendirdiği ?Amerigo?da, Amerika kıtasını aslında Kristof Kolomb?un keşfettiğinden ve dolayısıyla kıtaya adını verecek olan asıl kişinin Amerigo Vespucci değil de bizzat Kristof Kolomb olması gerektiğinden yola çıkarak ?Neden Amerika?nın adı Kolombiya değil de Amerika?? sorusunu soruyor.

Stefan Zweig Hayatı
Kaynak: Vikipedi, özgür ansiklopedi
Stefan Zweig, (d. 28 Kasım 1881, Viyana, Avusturya – ö. 23 Şubat 1942, Petrópolis, Brezilya) Avusturyalı romancı, oyun yazarı, gazeteci ve biyografi yazarı.

Babası varlıklı bir sanayici olan Stefan Zweig, küçük yaşlardan itibaren kültür ve edebiyat alanında eğitim görmeye başladı; İngilizce, Fransızca, İtalyanca, Latince ve Yunanca öğrendi. Viyana ve Berlin üniversitelerinde felsefe öğrenimi gördü. İlk şiirlerini lisedeyken, Hugo von Hofmannsthal’ın ve Rainer Maria Rilke’nin eserlerinin etkisiyle yazdı. 1901’den sonra Fransızca yazan Paul Verlaine ve Baudelaire’in şiirlerini Almancaya çevirdi. Gazetelerde muhabirlik yaptı. 1907-1909 yılları arasında Seylan, Gwaliar, Kalküta, Benores, Rangun ve Kuzey Hindistan’ı gezdi, bunu, 1911’deki New York, Kanada, Panama, Küba ve Porto Riko’yu kapsayan Amerika yolculuğu izledi. 1914 yılında Belçika’ya Émile Verhaeren’in yanına gitti.

I. Dünya Savaşı’nda (1914-1917) gönüllü olarak Viyana’da savaş karargâhında “Savaş Arşivi”nde memur olarak çalıştı. Savaştan sonra Avusturya’ya dönerek Salzburg’a yerleşti. 1920 yılında, Frederike Von Winternit ile evlendi. Stefan Zweig Salzburg’da yaklaşık 20 yıl yaşadı. Kapuzinerberg’in yamacındaki villasında geçirdiği yıllar, Zweig’ın en verimli yıllarıdır. Kapuziner yokuşu, 5 numaradaki villayı, Friderike ile evli olduğu yıllarda satın aldı. Salzburg’da geçirdiği yıllardır Zweig’ı edebiyatta doruğa tırmandırdı, en güzel eserlerini, kente ve Salzach’a yukardan bakan iki katlı, ağaçlar arasına gizlenmiş villada yazdı. Kısa sürede ünlü insanlarla dostluk kurdu, onları sık sık Salzburg’da konuk etti. Romain Rolland, Thomas Mann, H.G. Wells, Hugo von Hoffmannstahl, James Joyce, Franz Werfel, Paul Valery, Arthur Schnitzler, Ravel, Toscanini ve Richard Strauss, Zweig’in konuğu oldu.

Salzburg’da geçen yıllarında Zweig, Avrupa’nın düşünsel birliği için ağırlığını koydu; makaleleriyle ve konferanslarıyla aşırılıklara karşı uyarılarda bulundu; diplomatik çevrelere, akıl ve sabır çağrısı yaptı. 1927’de Almanya’nın Münih şehrinde “Duygu Karmaşası”, “Yıldızın Parladığı Anlar” ve “Tarihsel Baş Minyatür” adlı kitapları yayımlandı, yine 1927’nin 20 Şubat tarihinde “Rilke’ye Veda” başlıklı konuşmasını yaptı. 1928’de Leo Tolstoy’un 100. Doğum Yıldönümü Kutlamaları’na katılmak üzere, Sovyetler Birliği’ne gitti.

1933’de, Nazilerin yakmaya başladıkları kitaplar arasında Yahudi kökenli Zweig’ın eserleri de yer alıyordu. 1934’te Gestapo’nun villasını basıp, silah araması üzerine Zweig ülkesini terk etmek zorunda kaldı ve İngiltere’ye, Londra’ya yerleşti. Ancak, kendini burada da rahat hissetmedi.

Zweig, 1937’de ilk karısı Frederike’den ayrıldı ve bir yıl sonra Portekiz’e yanında Lotte Altman adında bir kadınla gitti. O sıralarda Avusturya, Alman Reich’ına katılmıştı ve Zweig da İngiliz vatandaşlığına geçmek için müracaat etti. 1939’da “Kalbin Sabırsızlığı” adlı romanı yayımlandı ve Zweig da, Portekiz seyahatine birlikte çıktığı Lotte Altman ile evlendi. 1940’ta İngiliz tabiiyetine girdi, II. Dünya Savaşı sırasında New York’a, Arjantin’e, Paraguay’a ve Brezilya’ya gitti. Zweig konferanslar için gittiği Brezilya’ya yerleşmeye karar verdi. Orada ünlü “Bir Satranç Öyküsü”nü kaleme aldı. Stefan Zweig, 1941’de Montaigne üzerine çalışmaya başladı ve “Dünün Dünyası – Avrupa Anıları” adlı otobiyografisini kaleme aldı. “Dünün Dünyası” kitabı, 1900?lerin başında gençliğini yaşamış bir yazarın yaşadığı dünyanın asla eskisi gibi olmayacağını farkettiğinde eski günlere düzdüğü bir övgüdür.

Avrupa?nın içine düştüğü durumdan duyduğu üzüntü ve yaşamındaki düş kırıklıkları nedeniyle 22 Şubat 1942’de Rio de Janeiro’da, karısı Lotte ile birlikte intihar etti. Buna Hitler?in dünya düzenini kalıcı sanmasının verdiği karamsarlığın yanı sıra, kendi dünyasının asla bir daha varolmayacağı düşüncesi neden oldu.

Çalışmaları
Üretken bir yazar olan Zweig, birçok konuda denemeler yaptı. Lirik şiirler yazdı, trajedi ve dram türünde sahne eserleri denedi, özellikle biyografi alanında önemli eserler ortaya koydu. Freud ve psikolojiye olan ilgisi onu bu alana yöneltti. Biyografi alanındaki çalışmaları, dönemin birçok ünlü kişisinin hayatlarını gözler önüne serdi. Üç Büyük Usta: Balzac, Dickens, Dostoyevski; Kendi İçindeki Şeytanla Savaşanlar: Hölderlin, Kleist, Nietzsche; Romain Rolland; Marie Antoinette; Magellan, Stendhal, Erasmus, Fouche eserleri bu biyografilerden birkaçıdır.

Türkçe’de Zweig
* Yürek Çöküntüsü (Varlık Yayınları, 1970)
* Dünün Dünyası (Can Yayınları, 1985)
* Bir Kadının Yirmi Dört Saati (Oda Yayınları, 1986)
* Yarının Tarihi (Can Yayınları, 1991)
* Kendileri ile Savaşanlar (1. Cilt) (İş Bankası Yayınları, 1991)
* Üç Büyük Usta: Balzac, Dickens, Dostoyevski (2. Cilt) (İş Bankası Yayınları, 1991)
* Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar: Casanova, Stendhal, Tolstoy (3. Cilt) (İş Bankası Yayınları, 1991)
* Lyon’da Düğün (Can Yayınları, 1992)
* Yıldızın Parladığı Anlar (Can Yayınları, 1995)
* Karışık Duygular (Milliyet Yayınları, 1995)
* Satranç (Can Yayınları, 1997)
* Günlükler (Can Yayınları, 1997)
* Değişim Rüzgârı (Can Yayınları, 1998)
* Calvin’e Karşı Castellio ya da Köleliğe Karşı Özgür Düşünce (Çiviyazıları Yayınları, 1998)
* Fouche, Bir Politikacının Portresi (Can Yayınları, 1999)
* Tehlikeli Merhamet (Babil Yayınları, 2000)
* Amok Koşucusu (Can Yayınları, 2000)
* Balzac, Bir Yaşam Öyküsü (Kabalcı Yayınları, 2002)
* Magellan (Kabalcı Yayınları, 2002)
* Freud ve Öğretisi (Papirüs Yayınları, 2003)
* Yakıcı Sır (Evrensel Basın Yayın, 2004)
* Ruh Yoluyla Tedavi (İmge Kitabevi Yayınları, 2005)
* Mektuplaşmalar (Yordam Kitap, 2007)
* Buluşmalar (Yordam Kitap, 2008)

Yorum yapın

Daha fazla Romanlar
Bir Livaneli Adası – Zafer Köse

Yeryüzü cenneti bir adada, ormanlar arasındaki kırk konutta yaşayan insanların hikayesi, Son Ada’da anlatılan. Adanın asıl sahibi olan martılarla dengeli...

Kapat