ANKSİYETE ŞİDDETİ, POLİTİK ANKSİYETE VE ANKSİYETE OKURYAZARLIĞI
Anksiyete genel olarak bir şey hakkında endişe, sinirlilik veya huzursuzluk hissi olarak, Türkçede “bunaltı”, “can sıkıntısı” veya “hoş olmayan heyecansal bir endişe hali” olarak tanımlanmaktadır. (Öztürk ve Uluşahin, 2014). Olması yakın olan ya da umulan bir tehdit/tehlikeye karşı yaşanan bir huzursuzluk olarak da açıklanmaktadır. Anksiyete bir tehdit veya tehlikeye yanıt olarak yaşanan fiziksel, zihinsel ve davranışsal değişiklikleri içerir. Beyin algılanan bir tehdidi kaydeder ve ‘savaşa’ hazırlanmak için sinir sistemi ve hormonlar aracılığıyla vücuda sinyaller gönderir. Bu, nefes alma ve kalp atış hızında bir artışa ve vücuttaki kan akışında bir değişikliğe neden olarak onu harekete hazırlar. (Algur, 2019).
Anksiyete hisseden bir birey sanki kötü bir şey olacakmış gibi nedeni belirsiz bir sıkıntı ve endişe duygusu algılar. Algılanan bu tehditler ve tehlikeler için kişiyi uyaran bir nitelik taşıyan anksiyete kişinin bu tehdit öğesi ile baş etmeye yönelik önlem almasını sağlar. (Öz, 2014). Belirsiz ve bilinçsiz olarak ortaya çıkan anksiyete kişinin davranışlarını değiştirmekle birlikte iç bütünlüğünü ve düzenini bozar ve yetersizlik duygularını arttırır. Ayrıca kişinin duyguları, düşünceleri ve/veya ilişkileri olumsuz etkilenebilir. (Alkın ve Onur, 1996; Öztürk ve Uluşahin, 2014).
Hafif Anksiyete: Hafif anksiyete, genellikle stresli durumlarda ortaya çıkan ve normal tepkiler olarak kabul edilen bir durumdur. Bir kişi hafif anksiyete yaşadığında genellikle huzursuzluk, endişe, gerginlik ve hafif belirtiler hisseder fakat bu hisler günlük yaşamını ciddi şekilde etkilemez. Hafif anksiyete genellikle kısa süreli bir durumdur ve genellikle stres faktörü ortadan kaldırıldığında veya başa çıkma stratejileri uygulandığında düzelir. Eğer hafif anksiyete sürekli tekrar ediyor ve günlük yaşamı olumsuz etkiliyorsa bu durum daha ciddi bir anksiyete bozukluğunun göstergesi olabilir.
Orta Derecede Anksiyete: Orta derecede anksiyete, kişinin günlük yaşamını etkileyebilecek düzeyde belirtilere sahip olması anlamına gelir. Bu durumda, kişi genellikle endişeli, huzursuz ya da gergin hisseder ve belirli durumlar veya aktivitelerle ilgili aşırı endişe duyabilir. Orta derecede anksiyete genellikle işlevsellik üzerinde belirgin bir etkiye sahip olabilir ve kişinin normal günlük işlevselliğini zorlaştırabilir.
Şiddetli anksiyete: Şiddetli anksiyete, kişinin yaşamını olumsuz yönde etkileyen yoğun endişe ve korku duygularını içeren bir durumdur. Bu durum genellikle sürekli endişe hali, kontrol kaybı, iletişimde azalma, panik ataklar, uyku ve iştah problemleri gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Şiddetli anksiyete durumunda kişi günlük aktivitelerini yerine getiremeyebilir ve yaşam kalitesi ciddi şekilde etkilenebilir.
Panik Düzey Anksiyete: Panik düzey anksiyete, bir kişinin aşırı kaygı duyduğu ve büyük bir endişe, korku veya panik atak yaşadığı bir durumu tanımlar. Bu durum genellikle kişinin normal günlük aktivitelerini sürdürmesini engeller ve ciddi rahatsızlık verir. Panik ataklar sırasında genellikle iletişimde bozulma, kalp çarpıntısı, terleme, titreme, nefes darlığı ve kontrolü kaybetme hissi gibi belirtiler ortaya çıkar. Panik düzey anksiyete, kişinin psikolojik ve fizyolojik olarak büyük bir acı ve rahatsızlık yaşadığı ciddi bir kaygı bozukluğu olarak kabul edilir ve bu durumda kişiye profesyonel bir müdahale gerekmektedir. (Batmaz M. , Yazici G. H. , 2021).
Anksiyete bozukluğu, bireyin günlük rutinlerinde karşılaştığı durumları gereğinden fazla tehlikeli ve endişeli olarak görmesidir. (Kafes, 2021, s. 189)
Anksiyete bozukluğu teşhisi alan pek çok kişinin, semptomların başlangıcı ile ruhsal sağlık hizmeti arama davranışı arasında uzun süreler geçtiği ifade edilmektedir (Jafari vd., 2024; s. 2; Paulus vd., 2015, s. 95). Dolayısıyla, anksiyete bozuklukları ile ilgili erken teşhis ve tarama hizmetlerinin geliştirilebilmesinin temel koşulu, bireylerde anksiyete okuryazarlığının geliştirilmesidir.
Anksiyete, bireyleri günlük rutinlerinde pek çok açıdan olumsuz etkilemektedir. (Yılmaz vd., 2017, s. 81). Dolayısıyla anksiyete, bireylerde sağlığa ilişkin öz yönetim becerilerini kısıtlayabilir. Bu durum ise bireylerin sağlıkla ilgili bilgileri anlama ve değerlendirme yetisini azaltabilir
Politik Anksiyete: Siyasi olaylar, kararlar ve söylemler nedeni ile ortaya çıkan stres veya huzursuzluk biçimidir.Bölücü seçimler, tartışmalı politikalar ve sürekli olarak siyasi içerikli haberlere ve sosyal medyaya maruz kalma gibi nedenlerden kaynaklanabilir.
Özünde, siyasi kaygı, dış siyasi güçler tarafından güçsüz veya tehdit altında hissetmeye verilen bir tepkidir. Potansiyel politika değişiklikleri, seçim sonuçları veya uluslararası ilişkiler söz konusu olsun, bu kaygı biçimi, istikrar ve güvenlik ihtiyacımıza derinden bağlıdır. Bu temel ihtiyaçlar tehlikeye girdiğinde, bedenimiz ve zihnimiz tepki verir ve göz ardı edilmesi zor bir stres tepkisi yaratır.
Belirtileri;
*Siyasi olaylar hakkında sürekli endişe,
*Siyasi düşünceler nedeni ile günlük işlere odaklanmakta zorluk,
*Baş ağrısı, yorgunluk ve kas gerginliği,
*Uyku bozuklukları,
*Artan sinirlilik ve umutsuzluk duygusudur.
Odak grup toplantılarının bir bölümünde katılımcılardan mevcut siyasi durumu bir hava durumuna benzetmeleri ve bu ortamda kendi durumlarını tasvir etmeleri istenmektedir. Katılımcılardan bazılarının tasvirlerinden örnekler aşağıda verilmiştir. (https://belgelik.isikun.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/iubelgelik/7007/Kararsiz_Secmenler_Kaygili_Tercihler.pdf?sequence=1&isAllowed=y)
“Bence _sisli yani. Hani derler ya, çıkarsanız kaza yaparsınız. Öyle oturup bekliyoruz. Sisin geçmesini bekliyoruz.” {Kadın, 26, Hatay)
“Ben bir günde dört mevsimi yaşıyor gibi hissediyorum. Siyasette her an her şey değişiyor, ona göre de hiç uyum sağlayamıyorum. Şemsiye mi alayım kalın mı giyineyim, ince mi giyineyim? Hiç bilemiyorum.” (Kadın, 41, İzmir)
“Fırtınalı, parçalı bulutlu diyorum ben bu hava durumu için. Bayağı bir sıkıntıda hem ekonomik olarak hem krizler olarak. Bilmiyorum yani sonumuz ne olacak. Ülke olarak mücadele etmek zorundayız. Yani kenetlenmek zorundayız.” (Erkek, 35, Kayseri)
“Hani bir sonun ve bir başlangıcın eşiğindeyiz gibi hissediyorum ben. Hani bir devir kapanacak ve bir yeni dönem başlayacak. Ama hani ben siyasetin insanları birleştirmek yerine ayrıştırdığını düşünüyorum. Açık söylemek gerekirse, hani milli birlik ve dayanışma konusunda çok çok kenetlenmemiz gereken zor günlerden geçtiğimizi düşünüyorum.” (Kadın, 54, Kırklareli)
Dijital detoks, ekran araları vermek, farkındalık, derin nefes alma, meditasyon yapmak politik kaygı için faydalı olabilir. (https://www-medicalnewstoday-com.translate.goog/articles/politicalanxiety?_x_tr_sl=en&_x_tr_tl=tr&_x_tr_hl=tr&_x_tr_pto=tc)
Konu ile ilgili ölçek çalışması
Yaşanan olumsuzlukları önlemek ve anksiyete hastalığına karşı toplumda farkındalık oluşturmak için önlemlerin alınması gereklidir. Bu kapsamda Gulliver vd. (2012, s. 13) tarafından bireylerin anksiyeteye karşı okuryazarlık düzeylerini belirlemek amaçlı anksiyete okuryazarlığı ölçeği geliştirilmiştir. Anksiyete okuryazarlığı, ruh sağlığı okuryazarlığına bağlı ortaya çıkan, anksiyete hastalığını tanıma, yönetme ve oluşumunu engellemeye yönelik bilgi ve inançlardır. (Göktaş vd., 2019, s. 168). Calear vd. (2021, s. 243) (https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/3956992)
Ruh sağlığı okuryazarlığının bir komponenti olan anksiyete okuryazarlığı da anksiyeteyi tanıma, yönetme ve önlemeye yönelik bilgi ve inanç olarak tanımlanmaktadır. (Göktaş vd., 2018). Anksiyete okuryazarlığı, semptomları, nedenleri, risk faktörleri, tedavi seçenekleri ve anksiyeteyi etkili bir şekilde yönetme stratejileri dahil olmak üzere bireylerin anksiyete hakkında sahip oldukları bilgi ve anlayış düzeyini ifade eder. (Altun vd., 2022). Yüksek anksiyete okuryazarlığına sahip olmak, bireylerin ne zaman kaygı yaşadıklarını fark etmelerini, uygun yardım almalarını ve ruh sağlıkları hakkında bilinçli kararlar vermelerini sağlayabilir. Ayrıca kaygıyı çevreleyen damgalamayı azaltmaya ve zihinsel refahı teşvik etmeye yardımcı olur. Eğitim ve farkındalık yoluyla anksiyete okuryazarlığını artırmak, özellikle kaygı bozuklukları ile mücadel eden bireyler için olumlu sonuçlar ortaya çıkartır ve iyileşmeye yardımcı olur )Altun vd., 2022). Anksiyete okuryazarlığındaki yetersizlik kişilerin yaşadıkları belirtileri farketmemelerine, rahatsızlıkların tanınmasında gecikmelere, profesyonel yardım aramayı bilmeme ve yardım aramamaya neden olmaktadır. Bu durum anksiyeteyle ilişkili bozukluk belirtilerinin daha da kötüleşmesine ve tedavinin güçleşmesine yol açar. (Yılmaz vd., 2017).
Anksiyete Okuryazarlığı Ölçeği (AOY-Ö)
Güliver ve arkadaşları tarafından geliştirilen ölçeğin Göktaş ve arkadaşları tarafından (Goktaş vd. 2019) Türkçe uyarlaması ve geçerlik güvenirliği yapılmıştır. anksiyete okuryazarlığı düzeyini belirlemek için kullanılan AOY-Ö’de, cevapları “Doğru, Yanlış, Bilmiyorum” şeklinde olan 22 önerme yer almaktadır ve bunlardan 14 tanesi ters önerme şeklindedir. Ölçekte doğru cevap verilen soru “1 puan” olarak değerlendirilmekte ve ölçekten alınabilecek puan 0 – 22 arasında değişmektedir. 1, 3, 17 5, 6, 9, 10, 12, 14, 17, 18, 19, 20, 21, 22 numaralı maddeler ters kodlanmaktadır. Yani bu maddelere “Yanlış” cevabı verildiyse 1 puan, diğer cevaplar 0 puan olarak değerlendirilir. Ters kodlanmayan maddelerde ise “Doğru” cevabı 1 puan diğer cevaplar 0 puan olarak değerlendirilir. Ölçekten alınan puan arttıkça anksiyete okuryazarlığı düzeyi artmaktadır .Ölçeğin Cronbach alfa değeri orjinal çalışmada 0,88; mevcut çalışmada ise 0,77 bulunmuştur.
Doğru … Yanlış… Bilmiyorum… şeklinde yanıtlanacaktır
1. Anksiyete bozukluğu olan insanlar genelde dağınık ve anlaşılmayacak şekilde konuşurlar.
2. Çabuk yorulmak anksiyete bozukluğunun belirtisi olabilir.
3. Umursamaz ve çılgınca davranışlar sergilemek, anksiyete bozukluğunun, sık görülen işaretidir
4. Sinirlilik anksiyete bozukluğunun belirtisi olabilir.
5. Kin tutmak ve başkalarını affedememek, anksiyete bozukluğunun belirtisi olabilir.
6. Anksiyete bozukluğu olan insanlar sıklıkla ortada olmayan sesleri duyar.
7. Anksiyete bozukluğunun en temel belirtisi fazlasıyla endişeli olmaktır.
8. Kasların gergin olması anksiyete bozukluğunun belirtisi olabilir
9. Anksiyete bozukluğu, konsantrasyonunuzu etkilemez.
10. Çeşitli kişiliklere sahip olmak anksiyete bozukluğunun belirtisi olabilir.
11. Ağız kuruluğu, anksiyete bozukluğunun belirtisi olabilir.
12. Anksiyete bozukluğuyla baş edebilmenin en iyi yolu, bunu kendi kendinize halletmenizdir.
13. Yaygın anksiyete bozukluğu işyeri engelliliğinin sık görülen bir nedenidir.
14. Yaygın anksiyete bozukluğu aile içinde görülmez.
15. Zorbalığa maruz kalma veya mağdur olmanız, sizde anksiyete bozukluğunun gelişme riskini artırır.
16. Antidepresanlar anksiyete bozukluğu için etkili bir tedavi yöntemidir.
17. Anksiyete bozukluğu için kullanılan birçok tedavi, antidepresanlardan daha etkilidir.
18. Akupunktur tedavisi anksiyete bozukluğunda bilişsel davranışçı terapi kadar etkilidir.
19. Bilişsel davranışçı terapi ile ilgili kişisel gelişim kitaplarını okumak anksiyete bozukluğu için faydalı değildi
20. Antidepresan ilaçları kullanmayı birden bırakmak sorun yaratmaz.
21.Antidepresanlar bağımlılık yapar.
22. Antidepresan ilaçlar genellikle hemen etki eder.
Sorular
S.1. Siyasete ne kadar ilgi duyuyorsunuz?
a) Çok yakından ilgiliyim b) Biraz ilgiliyim c) Pek ilgi duymuyorum d) Hiç ilgi duymuyorum e) Cevap yok
S.2.Siyaset kelimesi sizde neyi çağrıştırıyor ya da duyunca aklınıza ne geliyor? (En fazla üç seçenek işaretleyiniz)
a) Uzlaşma b) Çatışma c) Kutuplaşma d )Aldatma/Manipülasyon e) Ayak oyunları f) Güç, iktidar g) Kayırmacılık h) Topluma hizmet ı) Zenginleşme (rant, para kazanma) aracı j ) Lidere bağlılık k) Diğer
S. 3. Günlük yaşamınızda siyasi konuları konuşmaktan‐tartışmaktan hoşlanır mısınız?
a ) Evet b) Hayır c ) Cevap yok
S.4. Siyaset yoluyla sorunların çözümünün mümkün olduğuna inanıyor musunuz?
a) Çok inanıyorum b) İnanıyorum c) Kısmen inanıyorum d )İnanmıyorum e) Hiç inanmıyorum f) Cevap yok
Kaynakça
Algur, V., “Üniversite öğrencilerinin anksiyete ve depresyon düzeyleri ile fiziksel saldırganlık, öfke, düşmanlık ve sözel saldırganlık arasındaki ilişkinin incelenmesi” (Master’s thesis, İstanbul Gelişim Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü) (2019).
Altun, Ç., Tunç K. S., Basat O., “Aile hekimliği polikliniğine başvuran hastaların ruh sağlığı okuryazarlığı durumunun değerlendirilmesi”. Namık Kemal Tıp Dergisi, (2022).
Batmaz M. , Yazici G. H., ” Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği”. Baskı1, Nobel Tıp Kitabevleri , İstanbul , 2021.
Göktaş, S., Işıklı, B., Yenilmez, Ç. ve Metintaş, S. (2019). Anksiyete Okuryazarlığı Ölçeği’nin Türkçe geçerlilik ve güvenilirliğinin değerlendirilmesi. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi, 33(2), 167-174. https://doi.org/10.5505/deutfd.2019.40412
Göktaş S., Işıklı B., Metintaş S., “Ruh Sağlığı Okuryazarlığı”. Türk Dünyası Uygulama ve Araştırma Merkezi Halk Sağlığı Dergisi, 3: 68 – 75, (2018).
Gulliver, A., Griffiths, K. M., Christensen, H., Mackinnon, A., Calear, A. L., Parsons, A., … ve Stanimirovic, R. (2012). Internet-based interventions to promote mental health help-seeking in elite athletes: An exploratory randomized controlled trial. Journal of Medical Internet Research, 14(3), e69. https://doi.org/10.2196/jmir.1864
Jafari, A., Moshki, M., Mokhtari, A. M., Naddafi, F. ve Nejatian, M. (2024). Validity and reliability of anxiety literacy (A-Lit) and its relationship with demographic variables in the Iranian general population. Frontiers in Public Health, 12, 1359146. https://doi.org/10.3389/fpubh.2024.1359146
Kafes, A. Y. (2021). Depresyon ve anksiyete bozuklukları üzerine bir bakış. Humanistic Perspective, 3(1), 186- 194. https://doi.org/10.47793/hp.867111
Karem A. Hemşırelık Öğrencılerının Anksıyete ve Anksıyete Okuryazarlık Düzeylerının İncelenmesı .Karabük Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Hemşirelik Bilimi Anabilim Dalında Yüksek lisans tezi
Öztürk, O. M., & Uluşahin, A. “Ruh Sağlığı ve Bozuklukları”.12.Basım. Ankara: BAYT Ltd. Şti, Nobel Tıp Kitabevleri, 448-512 (2014).
Yılmaz, Ö., Boz, H. ve Arslan, A. (2017). Depresyon Anksiyete Stres Ölçeğinin (Dass 21) Türkçe kısa formunun geçerlilik-güvenilirlik çalışması. Finans Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Dergisi, 2(2), 78-91.
Yılmaz Ö., Boz H., Arslan A., “Depresyon Anksiyete Stres Ölçeğinin (DASS 21) Türkçe Kısa Formunun Geçerlilik – Güvenilirlik Çalışması”. Finans Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Dergisi; 2: 78 – 91, (2017).