Arif Damar ‘ın şiir serüveni (kendi sözleriyle)

Henüz 15 yaşındayken, bir öğretmeninin çıkardığı “Yeni İnsanlık” dergisinde “Edirne’de Akşam” şiiri yayınlanıyor ve “yetenekli çocuk” olarak dikkatleri üzerine çekiyor.

Şiir serüveninin sonrasını Arif Damar şöyle anlatıyor: “Ünlü şair Hasan İzzettin Dinamo beni görmeye geldi okula, yetenekli çocuk olarak. Yenikapı Ortaokulunu bitirdim ve İstanbul Erkek Lisesine başladım. O sırada Nazım Hikmet şiiriyle tanışmıştım. Erzincan Depremi üzerine yazdığı bir şiiri gazetede yayımlanmıştı. Şiirden çok, altındaki not beni çok etkiledi. ‘Kesemden verecek bir şeyim yok, yüreğimden verdim’ diye. Bu nottan çok etkilenmiştim. Şairin hapishanede olduğunu duymuştum. Bu kadar güzel şiir yazan biri neden hapishanede diye sorup düşüncelerini merak ettim ve araştırmaya başladım. O zaman Nazım Hikmet’in Salkım Söğüt şiirini bir de Yahya Kemal’in Mehlika Sultan şiirini ezbere bilirdim. Yurdun penceresinden sokağa doğru bağıra bağıra bunları okurdum. Ağabeyim bana gizlice getirirdi Nazım şiirlerini, hepsini ezberlemeye başladım. Kadırga Öğrenci Yurdu’nda iki taraf vardı, İdealistler ve Marksistler. İki taraf da beni çekiştiriyordu, ben Marksistlerin elinde kaldım (gülüyor). İstanbul Erkek Lisesi’ndeyken artık Marksist olmuştum ama okuldan atıldım. Ben de zaten okulu değil okumayı seviyordum. Çok da üzülmedim. Ben de Gorki gibi bir yazar olurum dedim ve kitap okumaya devam ettim. Ondan sonra da kendi kendimi yetiştirdim. İyi bir okur olduğumu söyleyebilirim.

Kaynak: Semra Çelebi / Arif Damar ile söyleşi
İstanbul – Gazete Kadıköy
23 Ekim 2010

Yorum yapın

Daha fazla Biyografiler, Söyleşi
Gabriel García Marquez’in Fidel Castro için yazdığı yazı

Bizim Fidel - Gabriel García Márquez (11 Eylül 2006) Kelimelere düşkünlüğü? Baştan çıkarıcılığı? Nerede olursa olsun karşılaştığı her sorunun peşine...

Kapat