Ateş Ormanları Arasından (CD’li) – Hasan İzzettin Dinamo

Vefatının yirmi beşinci yılı yaklaşırken kızı Işık Dinamo’nun büyük bir özenle günümüze dek sakladığı arşivi içerisinden Cemil Acar’ın topladığı çeşitli eserler bu kitapta bir araya getirildi. Bir derleme kitap olarak okuyucularımıza sunduğumuz bu eser; bir kısmı Hasan İzzettin Dinamo’nun kendi sesinden okunmuş, eski kitaplarından ve arşivlerden toplanmış, kimi daha önce yayınlanamamış şiirlerinden ve Dinamo’nun yaşamından kesitler sunan fotoğraflarından oluşmaktadır.

İmha edilen, kaybedilen yüzlerce şiirine yaktığı Yitik Şiirlerime Ağıt’ı okuyunca bu eseri hazırlamayı, el konulan ve TBMM tutanaklarında bulunan Türkiye Sovyet Cumhuriyeti şiirine ilk kez bu kitapta yer vermeyi Dinamo’nun aziz hatırasına ve okuyucularına karşı bir borç bildik. Ayrıca Yirmi Birinci Yüzyılın İnsanlarına Şiirler’de 1940’lardan bugüne seslenen büyük şair Dinamo’nun gelecek öngörüsü ve duygusal derinliğinin izlerini sürdüğümüz seslenişlerinde, kaybettiğimiz gençlerin öykülerine rastladık. Geleceğe geçmişin izleriyle ışık tutan bu seslenişleri, yaşamı hapislerde ve sürgünlerde geçmiş, bir sükût süikastine kurban edilmeye çalışılmış olan Dinamo’nun görmezden gelinmeye çalışılan, yasaklanan, toplatılan, yakılan ama hala yaşayan şiirlerini yayınlamaktan ve bu eseri Yayın Kurulumuzun önerisi ve Işık Dinamo’nun izniyle “Gezi Eylemlilikleri”nde yaşamını yitiren genç insanlara adamaktan onur duyuyoruz.
(Tanıtım Bülteninden)

Yirmi birinci yüzyılın insanlarına – Sennur Sezer
(07.10.2013, http://kitap.radikal.com.tr/)
Hasan İzzettin Dinamo şiirleriyle hep geleceğe seslenmiştir. Ölümünün yirmi beşinci yılında seçme şiirleri yayımlandı. Kitapta Dinamo?nun kendi sesiyle şiirlerin yer aldığı bir CD de var.
Hasan İzzettin Dinamo?yu tanıyan biri olarak onun portresini kısacık bir cümleyle en iyi çizenin Yaşar Kemal olduğuna inanırım: ?O bir ermiş, bir kahraman, bir çocuk saflığında, dudaklarında hüzünlü bir gülümseme, yaşadı ve öldü.?

Hasan İzzettin Dinamo şiirleriyle hep geleceğe seslenmiştir. Yaşadığı günlerden daha iyi olacağına inandığı, ?Yirmi Birinci Yüzyılın İnsanlarına? sevecenlikle fısıldamıştır:

Torunlarımın torunu.
Say ki dedelerin bir masal yaşadı,
Say ki acılar masaldı,
Öttür ölümsüzlüğe doğru borunu!

O savaş günlerini yaşamıştı çünkü: ?Babam Ahmet Çavuş, ben doğmadan bir yıl önce Yemen?den dönmüş. Anam, sonrasını, ?Bizi toparlayıp yerleşmek üzere İstanbul?a götürdüğünde, sen daha kundak çocuğuydun Hasan….? diye anlatırdı. Sarıyer?de sütçülük yapacaktı, bir iki Kırım ineği edinmişti, köyümüzde nemiz varsa satıp savmıştı, geriye dönmeyecektik.?

?İneklerin verdiği süt geçimimizi sağlamaya yetmedi. Babam Ahmet Çavuş?un İstanbul üstüne kurduğu düşler, umutlar yıkılmaya başlamıştı. (…)Bir gün inekler satılıp savuldu, yine Trabzon?a dönmek üzere, Gülcemal vapuruyla yola çıkıldı. Vapur Samsun?a uğradığında, bir tanışı, babamın aklına tütüncülüğü koydu. İndik vapurdan. Böylece ?Ahmet Çavuş ailesi? için daha güç bir yaşam kavgası başladı. (…) Bu arada Balkan Savaşı patladı. Kent Rumeli göçmenleriyle doldu. Derken 1. Dünya Savaşı, Seferberlik!.. Babamla 15 yaşındaki ağabeyim askere alındılar. Evde anamla biz beş küçük kardeş aç kaldık.?

Bir şiire dört yıl!
Birinci Dünya Savaşı?nda babası Ahmet Çavuş ve ağabeyi Ali Bey Sarıkamış?ta şehit olduktan yaklaşık bir buçuk yıl sonra annesi Şakire Hanım sağ kalan çocuklarını yetim okuluna verip hastaneye yatar. Ve ölür.

Üç çocuk önce Samsun sonra İstanbul?un çeşitli yetim okullarında yaşam savaşı verdiler. Dinamo Amasya Darüleytamı?nı, Sivas Öğretmen Okulu?nu bitirdi. Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümünü kazandı. Okulu bitireceği sıra Mayıs 1935?te işçi haklarıyla ilgili bildirisi ve ?Tren? şiiri için dört yıl hüküm giydi. Bu yüzden yükseköğrenimini tamamlayamadı. Kamu görevlerinde çalışması da yasaklandı.

?Doğa, ilkyazın en güzel günlerini yaşarken, bizim de başımızın üstünde düşüncelerimizin gençlik türküleri esiyordu. Vakitsiz gençlik türküleri söyledik diye mayısın bu çimen, müzik, çiçek desenli halısı üzerinden kaldırılıp dört arkadaş, dört yıl içeri atıldık.? (Musa?nın Mapushanesi)

1941?de evlendi, bir kızı oldu. Yayımlanan bir şiiri yüzünden bir yıl ceza aldı. Sürüldü ve askere alındı. Ancak bir tutuklama furyasında yayımlanmamış ?Sosyalist Türkiye Cumhuriyeti? şiiri nedeniyle bir yıl ağır ceza alınca askerliği yandı. Buradan sonrası bir kaçma kovalama biçiminde geçecektir. Öldürüleceğinden kuşkulanınca askerden kaçıp bir süre Karacaahmet Mezarlığı?nda saklanır. 1943?lerde yazılan bu günlerin şiirleri Karacaahmet Senfonisi?nde toplanmış, 1960?ta kitaplaşmıştır.

Girdim Karacaahmet?e kendi
bahçem gibi
(…)
Baktım , hiçbir acı bu yerde
Hırsından demirleri, taşları yemiyor
(…)
Girdim serviliğe yanımda şiir kızı
Hem güzel, hem bakirelerin en yalnızı:
Zavallının duyulmuyor ayak sesi bile
Meltem, oynuyor saçının altın telleriyle

Dinamo ancak 1949?da terhis olabildi. Geçimini başka isimlerle çeviriler yaparak sağladı. 6-7 Eylül olaylarında toplumcu yazarlarla bir kez daha tutuklandı, beraat etti. Eserlerini kendi adıyla 1960?tan sonra yayınlatma olanağı bulabildi.

Sekiz ciltlik Kutsal İsyan adlı kitabıyla adını yeniden duyurdu.Yetmişli yıllarda en çok okunan yazarlar arasında yer aldı. 12 Mart 1971 darbesinde de kısa bir süre gözaltında tutulup serbest bırakıldı. Tutuklanmaları sırasında çok sayıda basılmamış romanı ve şiiri yok oldu:

Bir çağrı var yine yitip gitmiş şiirlerimden
Yaygaranın ötesinde, sesin ötesinde?
Bir kanlı acıdır vurmuş beni en ince yerimden
Binlerce gözyaşı pırıl pırıl hiçlik gecesinde?
(Yitik Şiirlerime Ağıt)

Dinamo 20 Haziran 1989?da seksen yaşında öldü. Ölümünün yirmi beşinci yılı olan bu yıl, şiirlerinden yapılan bir seçme Tekin Yayınevi?nce Ateş Ormanları Arasından başlığıyla yayımlandı. Kitapta Dinamo?nun kendi sesiyle şiirlerin yer aldığı bir CD de var. Kitabın önsözü Ataol Behramoğlu?nun: ?Dinamo, doğaya olan sevgisi, ilgisi ve bu konudaki incelikli şiirleriyle de şiirimizde ayrı bir yere sahiptir: O, bir örste döver gibi, çeliğe su verir gibi, inançla, inatla, çalışkanlıkla en ümitsiz günlerden aydınlıklara çıkmayı başarmış; şarkılarını gelecek yüzyıla, yüzyıllara da ulaştırabilmiş ender yaratıcı insanları-
mızdandır.?

TÜRKİYE SOVYET CUMHURİYETİ*
Aziz Türk işçisi!
Tütüncüm, tornacım, mensucatçım, ateşçim ve sair
Dünyanın kurtuluş saati çalıyor.
Biliyorum ki en kabadayınız
Soğuk tütün depolarında
Koca bir hafta harcadıktan sonra
Ancak bir kefen parası alıyor,
Karısını veya çocuğunu gömmek için.
Aziz Türk işçisi!
Senin bahtın,
Yaralı parmaklarınla ayıkladığın
Malum tütünün zifiri kadar karadır.
Haydi, sen de aslanlar gibi göster boyunu,
Böyle süklüm püklüm durduğunu
Gören kahpe vurguncular ve onların hükümeti,
Bırakıp senin nasırlı ellerine
Bu güzel memleketi,
Savuşsunlar birer köşeye, çil yavrusu gibi.
Öyle silkin ki aziz işçim,
Benim tornacım, tütüncüm, mensucatçım ve işçim,
Bütün Türkiye?deki ağaçların
En üst dallarından en alt dallarına kadar
Senin nasırlı ellerinle asılanlar
Harikulade bir meyve zenginliği manzarası versin.
Bu işe meşhur Sultanahmet Meydanı vakası
Vaka-i Vakvakiye bile imrensin.
Çekip alalım ayaklarından
Donlarına varıncaya kadar onların,
Gömülelim koltuklarına o ılık salonların?
Dışarıda yağarken buram buram kar,
Aç ve soğuk günlerden kalma hatıralar,
Karışıp halka halka Bafra tütünü dumanına
Bize göz kırpacak uzak yıldızlar.
Hülasa, Türkiye Sovyet Cumhuriyeti,
Çalışmak, yaşamak, gezmek hürriyeti
İçin kurulacaktır.
Ve bunlara karşı çıkan babamız bile olsa
İnsafsızca ve merhametsizce
Tutulup çarmıha vurulacaktır.
1944

* Şiirin özgün adı: Sosyalist Türkiye Cumhuriyeti (TKP, Aydınlar ve Anılar ss: 250-251) 1944?te yeni çıkacak bir dergi için yazılmış fakat şiirin müsveddesi emniyetin eline geçtiğinden yayınlanamamıştır. Bu şiir TBMM?nin o dönemdeki kapalı oturumlarında büyük tartışmalara neden olmuştur. Dinamo?nun ?Türkiye Sovyet Cumhuriyeti? şiiri, TBMM tutanaklarından alınarak buraya eklenmiştir. Şiir, Dinamo?nun hiçbir kitabında yayınlanmamıştır. Dinamo, bu şiiri nedeniyle ağır cezaya çarptırılmıştır.

Kitabın Künyesi
Ateş Ormanları Arasından (CD’li)
Hasan İzzettin Dinamo
Tekin Yayınevi / Şiir Dizisi
Kapak : Ömer Ülkenciler
Derleyen : Cemil Acar
İstanbul, Eylül 2013
98 s.

Yorum yapın

Daha fazla Biyografi Kitapları, Şiir Kitapları
L. Auguste Blanqui’nin Devrimci Teorileri – Alan B. Spitzer

Bu kitap, hayatının neredeyse otuz kırk yılını hapishanelerde ve dışarıda olduğu çok kısa sürede de sokaklarda ve barikat savaşlarında geçiren...

Kapat