Yazar: cemalumit

Ekonomik Pragmatizmden Patolojik Hırsa: Puşkin’in Maça Kızı Öyküsünde Hermann’ın Ahlaki Çöküşü

Aleksandr Puşkin’in Maça Kızı (Pikovaya dama, 1834) öyküsü, Rus edebiyatında modern bireyin arzu ekonomisini en erken teşhis eden metinlerden biridir. Hermann karakteri, Puşkin’in döneminde yükselen yeni toplumsal-tipolojik figürün—hesapçı, rasyonel, bireyci ve yükselme arzusuyla dolu proto-burjuvanın—örneklerinden biridir. Bu özellikleriyle Hermann, Auerbach’ın modern gerçekçilikte tanımladığı “içsel çatışmayı belirleyen birey” formuna yaklaşır (Auerbach, 1946/2003, s. 458).Ancak Puşkin bu

okumak için tıklayınız

Gogol’ün Ölü Canlar (1842) adlı eserinde yer alan Çiçikov’un Babasıyla İlişkisi (VİDEO)

Bu video, Nikolay Gogol’ün Ölü Canlar romanındaki başkarakter Çiçikov’un babasıyla olan sorunlu ilişkisini çeşitli psikanalitik teoriler üzerinden inceler. Çalışma; Freud, Adler, Lacan ve Winnicott gibi düşünürlerin yaklaşımlarını kullanarak karakterin çocukluk döneminde yaşadığı duygusal ihmalin yetişkinlikteki davranışlarını nasıl şekillendirdiğini ortaya koyar. Yazara göre babanın ahlaki değerler yerine sadece maddi kazancı öğütlemesi, Çiçikov’da çarpık bir süperego ve toplumsal maskelerden oluşan sahte bir benlik yaratmıştır. Video, karakterin ölü köylüleri satın alma saplantısını,

okumak için tıklayınız

Nikolay Gogol’ün Ölü Canlar romanındaki Pavel İvanoviç Çiçikov’un çevresindekiler mi saftır, yoksa çıkar ortaklığı mı içindedirler?

Gogol’ün Ölü Canlar romanında Çiçikov’un etkileşime girdiği toprak sahiplerini tek bir kalıba sokmak zordur; ancak genel tabloya bakıldığında karşımızda “saf” insanlardan ziyade, ahlaki bir çürüme ve derin bir bencillik içerisinde yaşayan figürler bulunur. Çiçikov’un başarısı, bu karakterlerin saflığından değil, her birinin kendi özel kusuruna (açgözlülük, hayalperestlik, cimrilik veya kaba bir pragmatizm) uygun bir maske takabilmesinden gelir. İşte karakterler üzerinden

okumak için tıklayınız

2026 Güncel Hurda Fiyatı Listesi

2026 yılına girerken hurda fiyatları her zamankinden daha fazla merak ediliyor. İnşaat sektöründen sanayi üretimine, küçük esnaftan büyük fabrikalara kadar herkesin gözü hurda piyasasında. Çünkü hurda dediğimiz şey, aslında ekonominin nabzını tutan önemli bir göstergedir. Döviz kuru, emtia borsaları, arz-talep dengesi… Hepsi hurda piyasasını doğrudan etkiler. Biz bu yazıda 2026 güncel hurda fiyatları hakkında kapsamlı

okumak için tıklayınız

Antonio Gramsci’nin Hapishane Defterleri’ndeki en güçlü kavramlardan biri olan INTERREGNUM çağında mıyız?

Antonio Gramsci’nin Hapishane Defterleri (Quaderni del carcere) içinde formüle ettiği en çarpıcı gözlemlerden biri olan Interregnum (Fetret Devri), tarihsel bir tıkanıklığı ve bu tıkanıklığın yarattığı “canavarlıklar” dönemini betimler. Gramsci bu durumu şu ünlü pasajla tarif eder: “Eski dünya ölüyor, yenisi ise bir türlü doğamıyor; bu alacakaranlıkta (interregnum) çok çeşitli hastalık belirtileri [canavarlıklar] ortaya çıkar” (Gramsci, Selections from the Prison Notebooks, 1971). Günümüz

okumak için tıklayınız

Bütün Şiirleri (Dol Karabakır Dol) – Bedri Rahmi Eyüboğlu

Bedri Rahmi Eyüboğlu (1913-1975); İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’nde (şimdiki Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Nazmi Ziya ve İbrahim Çallı’nın öğrencisi, Paris dönüşündeyse, aynı kurumda öğretim üyesi oldu. Dol Karabakır Dol’daysa, Eyüboğlu’nun Yaradana Mektuplar’dan Karadut şiir ve resimlerine, Tuz’dan Yayımlanmamış Şiirlerine, Halk Edebiyatından özgün biçimde beslendiği sanatının bütün şiir verimi yer alıyor. Bedri Rahmi Eyüboğlu: Şiirimizin

okumak için tıklayınız

Çıkar ile vicdan çatıştığında insan hangisini seçmeye daha yatkındır?

İnsan davranışları üzerine yapılan psikolojik ve nörobiyolojik araştırmalar, çıkar (self-interest) ile vicdan (moral conscience) arasındaki çatışmanın, basit bir “iyi-kötü” seçiminden ziyade, karmaşık bir bilişsel süreç olduğunu ortaya koymaktadır. Bilimsel literatür, insanın bu çatışmada hangi tarafı seçeceğinin bağlama, nörolojik aktiviteye ve rasyonalizasyon mekanizmalarına bağlı olduğunu gösterir. Bu ikilemin dinamikleri üç ana bilimsel çerçevede incelenebilir: 1. Evrimsel ve Ekonomik

okumak için tıklayınız

“Eğer havaya atılan bir taş düşünebilseydi, kendi isteğiyle yere düştüğünü sanırdı.” Spinoza’nın bu düşüncesi özgür iradeye yöneltilmiş bir eleştiri midir? 

Spinoza’nın Ethica adlı eserinde (ve özellikle mektuplarında) yer verdiği bu taş metaforu, felsefe tarihinde özgür iradeillüzyonuna yönelik yapılmış en radikal ve en etkili eleştirilerden biridir. Bu düşünce, insanın kendi eylemlerinin nedenlerinden habersiz olduğu sürece kendini “özgür” sandığı tezine dayanır. 1. Spinoza ve “Özgürlük” Yanılsaması Spinoza’ya göre evren, katı bir determinizm (belirlenimcilik) ile yönetilir. Her olay, kendinden önceki bir

okumak için tıklayınız

Sanal Sunucu Faydaları – VDS Kiralama Teknolojisi

Dijital dünyanın hızla genişleyen sınırları içinde, bir web sitesine, bir mobil uygulamaya veya internet üzerinden çalışan herhangi bir sisteme sahip olmak artık sadece büyük şirketlerin tekelinde değil. Bugün evinden çalışan bir girişimci de, global çapta satış yapan bir e-ticaret devi de aynı dijital vitrini kullanıyor. Ancak bu vitrinin arkasında yatan güç, başarı ile başarısızlık arasındaki

okumak için tıklayınız

Su Gittiğinde Susanlar: Fontamara’dan Türkiye’ye – Luna Madanoğlu

Değerli bir arkadaşım ile sohbet ederken Fontamara’yı keşfettim.. Fontamara, bana kalırsa bir köy hikâyesi değil.Bir suskunluk hikâyesi.Fontamara’da insanlar konuşmayı bilmiyorlar, çünkü konuşmanın bir karşılığı yok. Ne söylesen boşluğa düşüyor. Su hakları ellerinden alınıyor, toprakları kandırılarak çalınıyor, yasa denilen şey hep başkaları için çalışıyor. Onlar ise hâlâ “belki yanlış anlamışızdır” diye düşünmeye devam ediyor. Asıl trajedi

okumak için tıklayınız

Bodrum Transfer Hizmeti ile Vip Yolculuğa Adım Atın

Bodrum’a geldiğiniz anda sizi sıradan bir ulaşım hizmeti değil, tamamen size özel planlanmış bir yolculuk karşılasın istiyoruz. Bodrum’un yerel firması olarak uzun yıllardır bu bölgede hizmet veriyor, misafirlerimize yalnızca bir araç değil, güvenli ve konforlu bir transfer deneyimi sunuyoruz. Özellikle Bodrum Havalimanı transfer hizmetimiz ile Milas–Bodrum Havalimanı’ndan itibaren tüm süreci sizin adınıza yönetiyor, Bodrum’daki yolculuğunuzu ayrıcalıklı bir

okumak için tıklayınız

“Kanunsuz” Bir Grevin Öyküsü Kavel / 1963 – Zafer Aydın

Zafer Aydın “Kavel 1963’te, Türkiye işçi sınıfı tarihinde önemli grevlerden biri olan ve 36 gün süren Kavel Kablo Fabrikası grevini anlatıyor. Türkiye Maden-İş Sendikası’na üye 220 işçinin başlattığı grevi önemli kılan başlıca husus, 1961 Anayasası’nın işçilere tanıdığı grev hakkının nasıl kullanılacağına dair yasal düzenleme olmadan yapılmış olmasıydı. Ayrıca İş Yasası’nda grev yasağı sürerken hayata geçirilmiş

okumak için tıklayınız

Nazi Almanyası tarafından II. Dünya Savaşı döneminde kurulmuş en büyük katliam kampı Auschwitz’den Alman halkının haberi var mıydı?

Nazi Almanyası’nda sıradan Alman vatandaşlarının Holokost’tan, özellikle de Auschwitz-Birkenau gibi imha kamplarından ne ölçüde haberdar olduğu, tarihçiler arasında “kolektif suçluluk” ve “kamusal bilgi” ekseninde en çok tartışılan konulardan biridir. Bu durumun analizi; propaganda, sosyal psikoloji ve devlet terörünün iç içe geçtiği karmaşık bir yapıyı ortaya koyar. Alman halkının bu süreçteki konumunu üç ana başlıkta inceleyebiliriz:

okumak için tıklayınız

Bir halk kendini “özel”, “seçilmiş”, “haklı” görmeye başlarsa ne olur?

Toplulukların kendilerini “özel”, “seçilmiş” veya “mutlak haklı” olarak tanımlamaları, bireysel kimliğin ötesinde kolektif bir bilinç inşa eder. Bu bilinç, dayanışmayı güçlendirebildiği gibi, dışlayıcılık, ahlaki üstünlük yanılsaması ve sistematik şiddet üretme potansiyeli de taşır. 1. Kavramsal Çerçeve Bir halkın kendini “özel” veya “seçilmiş” görmesi, sosyolojide kolektif üstünlük inancı olarak ele alınır. Bu, grubun diğerlerinden ahlaki, tarihsel ya da

okumak için tıklayınız

Jean Valjean: Kahraman mı, Yoksa Sürekli Kendini İnşa Eden Sıradan Bir Özne mi?

Victor Hugo’nun Les Misérables (Sefiller) adlı romanının merkezinde yer alan Jean Valjean, Batı edebiyatında en güçlü ahlaki dönüşüm figürlerinden biridir. Valjean çoğu zaman “erdemli kahraman” olarak okunur. Ancak bu okuma, karakterin esas yapısını eksik bırakır. Valjean’ı klasik epik kahraman kalıplarına yerleştirmek yerine, onu modern anlamda kendini inşa eden etik bir özne olarak değerlendirmek daha tutarlıdır. Kahraman Kavramının Dönüşümü Klasik

okumak için tıklayınız

Tamamlayıcı Sağlık Sigortası Fiyatları – quicksigorta.com

Tamamlayıcı Sağlık Sigortası Nedir? Tamamlayıcı Sağlık sigortası, mevcut Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) sigortanızı tamamlamak amacıyla oluşturulmuş özel bir sağlık sigortası türüdür. Bu sigorta türü, SGK’nın karşıladığı hizmetlerin dışında kalan veya SGK kapsamında olan hizmetlerin fark ücretlerini karşılayan bir yapıya sahiptir. Özellikle özel hastanelerde muayene, test ve tedavi gibi sağlık hizmetlerinden daha uygun fiyatlarla yararlanabilmenizi sağlar.

okumak için tıklayınız

Vladimir Mayakovski “Sokaklar fırça, alanlar paletimizdir”

“Çağdaşlarından yüz bulmuş budala tarihçiler şunu yazsınlar varsın: Bu ilginç ozanın hiç de ilginç olmayan bir yaşam öyküsü var.”  Vladimir Mayakovski (1) (*) Geleneksel Rus şiirine savaş açmış, yeni öz ve biçim anlayışı ile alışılagelmişi altüst eden, değişebilen ve değiştiren bir ozandır Mayakovski. Öfkeli politik dilinin yanı sıra en duygulu aşk dizelerini yazmış, gelecekçiler arasından

okumak için tıklayınız

Savaş ve Barış’ta Tarih ve İrade Problemi: Prens Andrey Bolkonski ile Piyer Bezuhov’un Diyalogları Üzerinden Bir İnceleme

Lev Tolstoy’un Savaş ve Barış adlı romanı yalnızca bir tarihsel anlatı değil, aynı zamanda tarihin nasıl oluştuğu ve insan iradesinin bu süreçteki rolü üzerine felsefi bir sorgulamadır. Romanın merkez karakterlerinden Prens Andrey Bolkonski ile Piyer Bezuhov arasındaki diyaloglar, bu sorgulamanın kuramsal taşıyıcısıdır. Bu makale, Andrey ve Piyer’in tarih, bireysel irade, zorunluluk ve ahlaki sorumluluk üzerine geliştirdikleri karşıt

okumak için tıklayınız

Tolstoy’a Göre Tarihin Akışını Kim Belirler: Büyük Liderler mi, Halkın Kolektif Hareketi mi?

Bu çalışma, Lev Tolstoy’un tarih anlayışını merkeze alarak tarihin akışını belirleyen gücün bireysel liderler mi yoksa halkın kolektif eylemleri mi olduğu sorusunu tartışmaktadır. Özellikle Savaş ve Barış romanı üzerinden geliştirilen analizde Tolstoy’un “büyük adam” teorisine karşı çıkışı, nedensellik anlayışı ve tarihsel zorunluluk kavrayışı ele alınmaktadır. Tolstoy’a göre tarih, birkaç seçkin figürün iradesiyle değil, sayısız bireyin bilinçli ve

okumak için tıklayınız

Suç kavramının Çernişevski ve Dostoyevski üzerinden yorumu (Video)

Bu video, 19. yüzyıl Rus edebiyatında suç kavramının iki dev isim olan Çernişevski ve Dostoyevski üzerinden nasıl farklılaştığını incelemektedir. Çernişevski’ye göre suç, rasyonel bir hata veya bilgi eksikliğinden kaynaklanan teknik bir aksaklık olarak görülürken; Dostoyevski bu durumu insanın ruhsal bütünlüğünü sarsan varoluşsal bir yıkım olarak tanımlar. Video, Çernişevski’nin akılcı ve mekanik insan modeline karşılık, Dostoyevski’nin vicdan, özgürlük ve acı temelindeki derinlikli insan tasvirini ön plana çıkarır. İki

okumak için tıklayınız