Yazar: cemalumit

Doğal Ve Katkısız Lezzetlerin Adresi Yöresel Bahçem

Günümüzde insanlar sofralarına gelen ürünlerin içeriğini her zamankinden daha fazla önemsiyor. Katkı maddeleri, yapay aromalar ve hızlı üretim yöntemleri birçok kişinin doğal ürün arayışına yönelmesine neden oluyor. İşte tam bu noktada Yöresel Bahçem doğallığı merkezine alan anlayışıyla dikkat çeken markalardan biri olarak öne çıkıyor. Türkiye’nin farklı bölgelerinden elde edilen katkısız ve geleneksel ürünleri bir araya

okumak için tıklayınız

Paragraf Sorularını Hızlı ve Doğru Çözmenin Yolu: MSÜ Sınavı Sonrası Uzmanlardan Kritik Tavsiyeler

Son yıllarda yapılan merkezi sınavlarda adayların en çok zorlandığı alanların başında paragraf soruları geliyor. Özellikle son gerçekleştirilen MSÜ (Milli Savunma Üniversitesi) sınavı sonrasında adayların büyük bir kısmı, süreyi yetiştirememekten ve paragraf sorularında zaman kaybı yaşamaktan şikayet etti. Sınav sonrası yapılan değerlendirmelerde, bilgi eksikliğinden ziyade okuma hızı ve okuduğunu anlama becerisinin belirleyici olduğu bir kez daha

okumak için tıklayınız

İzmir Boşanma Avukatı

İzmir’de boşanma süreci, hem hukuki hem de duygusal açıdan titizlikle yönetilmesi gereken bir dönemdir. Özellikle mal paylaşımı, velayet ve nafaka gibi kritik konuların karara bağlandığı bu süreçte, hak kaybına uğramamak için uzman bir İzmir boşanma avukatı ile çalışmak büyük önem taşır. İşte 2026 yılı güncel mevzuatına göre İzmir’de boşanma davaları hakkında bilmeniz gerekenler: İzmir’de Boşanma Davası Türleri

okumak için tıklayınız

Gap Turları ile Güneydoğu Anadolu’nun Gizemini Keşfedin – Malitur

Seyahat etmek, yeni kültürler keşfetmek ve hayatınıza renk katacak anılar biriktirmek istediğinizde, güvenebileceğiniz bir rehber her şeyden değerlidir. İşte tam da bu noktada, A Grubu seyahat acentesi olarak tur operatörlüğü alanında faaliyet gösteren Malitur, sizin için en doğru adrestir. Kurulduğu ilk günden bu yana gösterdiği hızlı büyüme, sektöre olan hakimiyetinin ve müşterilerine duyduğu saygının bir göstergesidir. Vizyoner bakış

okumak için tıklayınız
Wow Turkey

2025 Yılında Türkiye’nin İnternet Kullanım Oranı Yüzde 90 Eşiğini Aşarak Rekor Kırdı

2025 yılı Türkiye’nin dijital dönüşümünde kritik bir dönüm noktası olarak kaydedilmektedir. İnternet kullanım oranlarındaki tarihi artış, toplumun bilgiye erişim ve paylaşım alışkanlıklarını köklü bir biçimde değiştirmektedir. Geleneksel mecraların yerini alan niş topluluklar, güvenilir ve doğrulanmış bilgi arayışındaki kullanıcıların ana merkezi haline gelmektedir. Dijital dünyada aidiyet ve gerçeklik arayışı, yerel değerlerin korunması noktasında platformlara yeni sorumluluklar

okumak için tıklayınız

Evinizin Tesisatını Uzman Ellere Emanet Edin: Ada Tesisat Ankara’nın Hizmetinde

Bir evin görünmeyen damarları olan tesisat sistemi, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen en kritik unsurdur. Musluktan akan suyun temizliğinden, atık suların sorunsuz tahliyesine; kış aylarında içimizi ısıtan peteklerden, banyodaki konforu sağlayan duş sistemlerine kadar her detay tesisatın sıhhatine bağlıdır. Ancak çoğu zaman bu sistemler arıza yapana kadar ihmal edilir. Ankara gibi iklim geçişlerinin sert olduğu, suyun

okumak için tıklayınız

Balık Yağı Neden Önemlidir? Günlük Sağlık İçin Doğru Seçim

Sağlıklı bir yaşam sürmek isteyen birçok kişi beslenmesine dikkat etmeye çalışır. Ancak modern yaşam koşullarında her besini yeterli miktarda almak her zaman mümkün olmayabilir. Bu noktada bazı doğal destekler devreye girer. Bunlardan biri de balık yağıdır. Özellikle omega‑3 yağ asitleri bakımından zengin olan bu değerli besin desteği, hem çocuklar hem de yetişkinler için önemli faydalar

okumak için tıklayınız

İnfo Haber : Yeni Nesil Dijital Haber Platformu

Dijital habercilik alanına hızlı bir giriş yapan infohaber.com, Türkiye ve dünya gündemini anlık olarak sunan yeni bir haber platformu olarak dikkat çekiyor. Ekonomi, siyaset, teknoloji, sağlık, spor ve kültür-sanat gibi farklı kategorilerde kapsamlı içerikler üreten site, hem bireysel okuyucular hem de sektör profesyonelleri için güvenilir bir kaynak olmayı hedefliyor. Yeni Bir Bakış Açısı ile Habercilik

okumak için tıklayınız

Sahada Güvenilir İletişim: Motorola Telsiz ile Kesintisiz Koordinasyon

Saha operasyonlarının başarısı, ekipler arasındaki iletişimin kalitesine bağlıdır. Özellikle hareketli ve gürültülü ortamlarda çalışan personel için hızlı ve net haberleşme hayati önem taşır. Bu noktada telsiz sistemleri, profesyonel iletişimin en güvenilir araçlarından biri olarak öne çıkar. Dayanıklılığı ve performansıyla tanınan motorola telsiz cihazları, zorlu çalışma koşullarında bile kesintisiz iletişim sağlar. Türkiye’de profesyonel telsiz çözümleri sunan vizyontelsiz.com.tr, farklı sektörlerin ihtiyaçlarına uygun

okumak için tıklayınız

Oblomov karakteri, modern “anti-kahraman” tipinin erken bir örneği sayılabilir mi?

1. Anti-Kahraman Kavramı ve Kuramsal Çerçeve Anti-kahraman, klasik kahramanın (arete, cesaret, teleolojik ilerleme) özelliklerini taşımayan; çoğu zaman edilgen, çelişkili, ahlaki olarak muğlak ya da tarihsel etkinlikten yoksun figürdür. Modern romanda bu tip, epik bütünlüğün çözülmesiyle ortaya çıkar (Lukács, 1920/1971). Georg Lukács’a göre modern romanın kahramanı, “aşkın anlamın kaybı”nı temsil eden problematik bir özne haline gelir.

okumak için tıklayınız

“Öykü mü roman mı? Bu soru her okur ve genç yazar için bence hâlâ anlamlı bir soru…” Necati Tosuner yanıtlıyor

Biliyorsun, eskiden bir edebiyat dergisinin kapısından girip orada tutunmadan yazar olunamazdı. Şairler şiir matineleriyle falan ayrı bir halay çekseler de, temel hedef edebiyatçı olmaktı. Büyük heveslerle yayımlanan ilk kitapları, bazen yazarın kendisi unutmaya çalışırdı. Roman yazmak için acele edilmezdi. Acele edilirse, gazetelerde tefrikaya uygun romanlar yazmak ekmek parası diye bağışlanır gibi olsa da, her tefrika

okumak için tıklayınız

“Diyalogları nasıl kullanıyorsunuz?” Necati Tosuner yanıtlıyor

Gündelik yaşamda çok sık karşılaşılır. “Canım, o öyle söyledi, ben de öyle söyledim!” denir. Demek ki, yazar ona nasıl söyletecek ki, ötekinin şöyle söylemesi kaçınılmaz olsun. Konuşan kişiler, yazarın diliyle değil, kendi ayrı ayrı dilleriyle konuşmalı. Şiveyle konuşulması, konuşulana gerçeklik katmaya yetmez. Susmayı iyi kullanmak, konuşmayı inandırıcı kılar. Moda olmuş deyişlerin bir gün demode olacağını

okumak için tıklayınız

“Okuru sarsmak gibi bir amacınız da oldu mu?” Necati Tosuner yanıtlıyor

Sarsıcı olmak bir içtenliğe dayanmazsa, okur onu fark eder. Oysa yazar, okurun onu fark ettiğini asla bilemeyecektir. Ve kendini kandırmayı sürdürecektir. Elbette yazık olacaktır. Biliyorsun, ben yıllarca “kambur” öyküleri yazdım. Ama bir öykü ötekine hiç benzemezdi. O yüzden de her öykünün sarsıcılığı kendine özgü oluyordu. Belki bu nedenle, “Aman ya, kambursan kambursun!” diye bir tepki

okumak için tıklayınız

“Tam istediğiniz gibi bir dil kurduğunuzu düşünüyor musunuz?” Necati Tosuner yanıtlıyor

Demin bir bilinçten söz ettim, zorunlu hareketler, dil. Bu gerçekte her yazar için geçerli. Kendi yazdıklarını güç beğenirlik, kendini sürekli bir denetleme altında tutmak oluyor. “Ben yazdım, oldu!” anlayışından sakınma, bende yerleşti, alışkanlığı da geçen bir ”kendiliğinden öyle” durumuna dönüştü. Yazarken, kalem nereye gidiyorsa, bırak gitsin! Çağrışımların bizi ulaştırdığı yerden ille de hoşnut kalmamız gerekmez.

okumak için tıklayınız

“Yazar yazdıklarının etkisini, okurda bulduğu karşılıkla mı tam olarak fark ediyor?” Necati Tosuner yanıtlıyor

Bu olmaz, yazar okurunu görmez. Şimdi, paylaşmak diye bir şey var ya, Sait Faik okurlarıyla bir şey paylaşmazdı. Öyle bir derdi yoktu, oturur hikâyesini yazardı. Yazar bilmez, sadece etkilemeyi arzu eder. Ben 20 yaşımda İstanbul’a yazar olmaya geldim. Ufacık bir bekâr odası, uyduruk kontraplak bir masam, çekmecesinde öykülerim var. Köşede de de bir soba… Jack

okumak için tıklayınız

“Çocukluğunda kaptan olmak istemenin o günlerde okuduğun kitaplarla ilgisi var mı?” Necati Tosuner yanıtlıyor

Yok yok hiç ilgisi yok. Biraz matrak olması da beklenir bir kitaptan. Sulhi Dölek’in “Korugan” kitabı matrak bir kitaptır. Sulhi zaten yakayı kurtaramamıştır mizahçı olmaktan… Edebiyatçılar arasında anlaşılmaz bir şey var; bir kitabı okuyup hüngür hüngür ağlarsan yazınsal değeri yüksek, gülersen edebiyat dışıdır. Mizah gibi. Hâlbuki işte orada çocuğun serüvenlerinde, yetişkinler kendi çocukluklarından izler de bulabilirler. Bilmiyorum, çocuk kitabı

okumak için tıklayınız

“Siz çocukluk ve ilkgençlik dönemlerinde okuduğunuz kitaplarda neye dikkat ederdiniz? Sizi etkileyen ne olurdu?” Necati Tosuner yanıtlıyor

Bir kere, çocuk kitabı diye özel olarak kitap okumadım. Kitap okurdum. Çünkü sakatlık nedeniyle uzun süreli yatmak zorunda kaldım. Hani kitap arkadaştır denir ya, geçekten de o yaşındaki Necati için en iyi arkadaş kitaptı. Evde kitap vardı. Babam da İstanbul’dan bir sürü kitap getirdi. O zamanlar çocuk kitabı diye bir ayrım yoktu. Kazım Taşkent’in Doğan Kardeş dergisi vardı. Kemalettin Tuğcu,

okumak için tıklayınız

Adalet Yolunda Yanınızda Güçlü Bir Destek

Hukuki uyuşmazlıklar, hayatın akışını değiştirebilecek kadar güçlü etkiye sahiptir. Bu nedenle uzmanlık, deneyim ve etik değerlere bağlılık gösteren bir avukatla çalışmak büyük avantaj sağlar. İzmir gibi canlı bir şehirde izmir avukatarayışı, yerel mevzuatı ve mahkeme uygulamalarını iyi bilen profesyonellerle sonuçlanır. Avukat izmir denildiğinde güven ve başarı hikayeleriyle anılan isimler, müvekkillerine kapsamlı hizmet sunar. İzmir boşanma avukatı olarak bilinen uzmanlar ise aile içi

okumak için tıklayınız

Ürkütücü bir tesadüf; Poe romanı, 1838. Gerçek olay: 1884. Öldürülen genç tayfa; Richard Parker

📖 1) Poe’nun Romanındaki Olay The Narrative of Arthur Gordon Pym of Nantucket – Edgar Allan Poe (1838) Romanda, gemi kazasından kurtulan dört kişi açlıkla karşı karşıya kalır.Kura çekilir ve Richard Parker adlı genç tayfa kaybeder.Diğerleri onu öldürüp yer. Bu karakter tamamen kurgusaldır. 🚢 2) Gerçek Olay (1884) Mignonette vakası 1884 yılında İngiliz yatı Mignonette,

okumak için tıklayınız

Nietzsche, yoksullara duyulan merhametin siyasal bir erdem olarak kurumsallaşmasına neden şüpheyle yaklaşır?

1. Güç İstenci ve Yaşamın Artırımı Sorunu Nietzsche’nin düşüncesinde yaşam, kendini artırma eğilimi olarak güç istenci (Wille zur Macht) kavramıyla betimlenir (Nietzsche, 1883–85/2006). Bu çerçevede bir değer, yaşamı genişletiyor mu yoksa daraltıyor mu sorusuyla ölçülür. Merhametin siyasal erdem olarak kurumsallaşması (ör. refah devleti normlarının ahlâkî üstünlük iddiası), Nietzsche’ye göre şu riski taşır: Also sprach Zarathustra’da

okumak için tıklayınız