Yazar: cemalumit

Çocuklarda ve Yetişkinlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu / Tanı ve Baş Etme Yolları – Astrid Neuy-Bartmann

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ya da kısaca DEHB, günümüzde çocuk ve ergen psikiyatrisinde en sık konulan tanılardan biri. Pek çok kişi bu sebeple, onun yaramaz veya tembel çocuklar için kullanılan moda bir kavram olduğunu düşünüyor. Peki DEHB tam olarak ne anlama geliyor? Gerçekten ebeveynlerin yetiştirme hatalarını ya da çocuğun karakter zaaflarını örtbas etmeye hizmet

okumak için tıklayınız

Dijital Dünyada Çocuklara Destek ve Rehberlik – Leonie Lutz, Anika Osthoff

“Çocuğum tableti elinden bırakmıyor.” “İmdat, oğlum oyun bağımlısı oldu!” “Ergen kızım kendi YouTube kanalını açmak istiyor, ne yapmalıyım?” Bu ve benzer endişeler, bugün anne babaların başlıca dert ve sıkıntı kaynakları arasında. Öte yandan dijital dünya artık geri dönüşsüz bir şekilde yerleşik ve vazgeçilmez bir olgu olarak hayatımızda. O halde endişelerimizi nasıl yönetmeli ve çocuklarımızın dijital

okumak için tıklayınız

Düşün / Düşünceli Bir Hayatın Savunusu – Svend Brinkmann

Dikkat dağıtıcı unsurlarla dolu yoğun hayatımızda düşünmeye gitgide daha az fırsat buluyoruz. Düşünceli bir hayatın düşüncesi bile toplumsal hızlanmanın damga vurduğu çağımızla uyumsuz duruyor. Koşuşturmalı modern varoluşumuz, düşüncelerimizle vakit geçirmeye, yaşadığımız olayların ayrıntılarını değerlendirmeye veya hayatın gizemlerine kafa yormaya alan bırakmıyor. Bildiğimiz kadarıyla insan, dünyada kelimenin tam anlamıyla düşünme kabiliyetine sahip tek varlık. Peki düşünmek

okumak için tıklayınız

Osmanlı Anadolusu’nda Kızılbaş Aleviler / Sufilik, Siyaset ve Toplumsal Kimlik – Ayfer Karakaya-Stump

Osmanlı Anadolusu’nda iz bırakmış topluluklardan biri olan Kızılbaş Aleviler bilhassa resmî tarihyazımında yok sayılmış, akademik çalışmalarda ise yeterince araştırılmamıştır. Osmanlı Anadolusu’nda Kızılbaş Aleviler daha çok mistik ya da folklorik bir gözle değerlendirilen bu inanç topluluğunun kökenlerine iniyor, Anadolu’daki Sufilerin ve seyit ailelerinin izini sürüyor, Kızılbaş Alevi topluluklarının Bektaşilikle olan bağlarını inceliyor. Kızılbaş hareketinin oluşumuna dair

okumak için tıklayınız

Roman Aleviler – Ozan Doğan

“Alevi Romanların tahakküm ilişkileriyle yüzleşme biçimleri (farklı etnik kökenlere mensup Aleviler tarafından dışlandıkları düşünüldüğünde) çifte tahakkümü de aşar. Örneğin Türk Aleviler tarafından dışlanan Kürt ya da Arap Aleviler, Roman bir Aleviyle karşılaştığında onu dışlayabilmektedir. Bu nedenle Aleviler içerisinde Roman olmak ile Türkiye’de Roman olmak arasında anlamlı bir fark bulunmadığı söylenebilir. Zira benzer kodların her iki

okumak için tıklayınız

Yabancılaşma / Toplumsal-Felsefi Bir Sorunun Güncelliği Üzerine – Rahel Jaeggi

Rahel Jaeggi bu kitapta, “modası geçmiş” muamelesi gören yabancılaşma kavramını yenileyerek canlandırmaya çalışıyor. Bunun için Heidegger’in ve Marx’ın düşünce çizgisinde yabancılaşma teorisinin izini sürüyor. Devamında, çağdaş sosyal teorinin, yabancılaşma teorisini mayalamaya elveren bulgularını kolaçan ediyor. İnsanın yapıp ettiklerini sahiplenmesi, kendini sahiplenmesi, dünyayı sahiplenmesi, anlamlı bir yaşamın anahtarı değil midir? Yabancılaşma, o kayıp anahtarı bulma yolunda

okumak için tıklayınız

Yas Psikolojisi / Sevilen Bir Yakının Ölümüyle Baş Etmek -Alain Sauteraud

Yas, insan hayatındaki en sarsıcı deneyimlerden biri. Sevdiği ve bağlılık duyduğu bir yakınını kaybeden kişinin hayatı geri dönüşsüz biçimde değişir. Yine de yası ölümden ziyade hayatla bir arada düşünmek mümkün mü? Yas nedir? Ürkütücü olmadan yastan bahsedilebilir mi? Sevilen bir yakının ölümünden sonra ne kadar acı çekmek normal kabul edilir? Yas acısını yatıştırmanın yolları bulunabilir

okumak için tıklayınız

Grev Kırıcılar – Aykut Günel

“Grev kırıcılar; işçiler ve sendikalar tarafından istisnasız her ülkede ‘hain’, ‘dönek’ gibi sıfatlarla aşağılanırken, 20. yüzyılın ilk çeyreğine kadar çoğunlukla göçmen karşıtı ırkçı ifadelerle tanımlanmışlardır. İşçiler ve sendikalar açısından dayanışmayı bozan ve örgütlü emeğin kolektif hareket etme kabiliyetini sekteye uğratan grev kırıcılar, işverenler ve devlet için ise ‘çalışma haklarını’ kullanan kahramanlar olmuşlardır.” Grev, isçilerin sınıf

okumak için tıklayınız

Bir Dönüm Noktası Olarak Tutunamayanlar ve Oğuz Atay – Murat Belge

Tutunamayanlar ve Oğuz Atay “Tutunamayanlar üzerine yeni ne söylenebilir?” sorusuna kuvvetli bir cevap verirken, bir yandan da romanın “taze” okurlarına yol gösteriyor, bu büyük romanın edebiyatımızdaki yerini ikna edici bir biçimde ortaya koyuyor. Murat Belge, “Türkiye’de yazılagelmiş en büyük roman” olarak nitelendirdiği Tutunamayanlar’ı çetrefilli yayımlanma macerasından, yıllar sonra kavuştuğu büyük üne; anlatı tekniklerinden, metinlerarası ilişkilere;

okumak için tıklayınız

Tolstoy’un Savaş ve Barış romanında tesadüf ve kader kavramlarının rolü nedir?

Lev Tolstoy’un Savaş ve Barış adlı eseri, yalnızca bir tarihsel roman değil, aynı zamanda insan eylemleri, tarihsel süreçler ve determinizm üzerine kapsamlı bir felsefi sorgulamadır. Roman, özellikle Napolyon Savaşları bağlamında bireysel irade ile tarihsel zorunluluk arasındaki ilişkiyi tartışır. Bu bağlamda “tesadüf” ve “kader” kavramları, Tolstoy’un tarih anlayışının merkezinde yer alır. Tesadüfün Görünürlüğü ve Anlamsal İşlevi

okumak için tıklayınız

Tolstoy’un Savaş ve Barış romanı, modern roman anlayışına nasıl katkı sağlamıştır?

Lev Tolstoy’un Savaş ve Barış (1869) adlı eseri, yalnızca 19. yüzyıl Rus edebiyatının değil, dünya edebiyatının da en etkili metinlerinden biri olarak kabul edilir. Roman; tarih, birey, toplum ve psikoloji arasındaki ilişkileri çok katmanlı bir yapı içinde ele alarak modern romanın biçimsel ve içeriksel dönüşümüne önemli katkılarda bulunmuştur. 1. Epik Anlatı ile Roman Türünün Genişletilmesi

okumak için tıklayınız

Tolstoy’un Savaş ve Barış romanında Napolyon Bonapart karakteri nasıl betimlenmiştir?

Lev Tolstoy’un Savaş ve Barış romanı, yalnızca Napolyon Savaşları’nın epik bir anlatımı değil, aynı zamanda tarih felsefesine yönelik radikal bir eleştiridir. Bu bağlamda Napolyon Bonapart karakteri, klasik tarih yazımındaki “büyük adam” mitinin tersine çevrildiği merkezi bir figür olarak kurgulanmıştır. Tolstoy’un Napolyon tasviri, hem edebî hem de felsefi düzlemde, bireysel irade ile tarihsel determinizm arasındaki gerilimi

okumak için tıklayınız

Tolstoy’un Savaş ve Barış romanında savaşın insan psikolojisi üzerindeki etkileri nasıl ele alınır?

Lev Tolstoy’un Savaş ve Barış adlı eseri, yalnızca tarihsel bir roman değil, aynı zamanda insan psikolojisinin savaş koşullarında nasıl dönüştüğünü inceleyen derinlikli bir anlatıdır. Roman, özellikle Napolyon Savaşları bağlamında bireylerin ruhsal durumlarını, travmalarını, varoluşsal sorgulamalarını ve kimlik krizlerini çok katmanlı biçimde ele alır. 1. Savaş ve Travmatik Deneyim Tolstoy, savaşın birey üzerinde yarattığı travmatik etkiyi

okumak için tıklayınız

Plastik Kasalarda Üretim Yöntemi ve Et Kalınlığı Dağılımı

Plastik kasaların teknik özellikleri değerlendirilirken malzeme türü ve boyutsal veriler ön plana çıkmakta; ancak kasanın hangi üretim yöntemiyle imal edildiği ve duvar kalınlığının gövde boyunca nasıl dağıldığı çoğunlukla teknik belgelerde yer almamaktadır. Bu iki parametre, nominal olarak aynı malzeme ve boyutlara sahip iki kasa arasında gözle görülür performans farklılıklarının temel açıklayıcısı olmaktadır. Üretim yöntemi yalnızca

okumak için tıklayınız

İngilizce Biliyorum Ama Neden Konuşamıyorum

Yıllarca İngilizce dersi alan, sınavlardan geçen, belki bir dönem yurt dışında bile kalan pek çok kişi aynı soruyu soruyor: “Biliyorum ama neden konuşamıyorum?” Bu çelişki aslında çok daha yaygın ve çok daha çözülebilir bir sorun. Konuşamamanın nedeni yetersiz gramer bilgisi ya da küçük kelime hazinesi değil; yeterince konuşmamış olmak. Beyin, dil üretimini tıpkı bir kas

okumak için tıklayınız

Geleceği Planlarken Zamanın Gücünü Keşfedin

İnsan doğası gereği her zaman geleceğe dair bir beklenti içerisindedir. Bu beklentiler bazen bir doğum günü, bazen bir sınav sonucu, bazen de emeklilik hayali olabilir. Beklenen gün yaklaştıkça sabırsızlık artarken, o güne kadar yapılacak işlerin planlanması da büyük bir stres kaynağına dönüşebilir. Bu stresi yönetmenin en etkili yolu ise zamanı şeffaf bir şekilde takip etmektir.

okumak için tıklayınız

TikTok video indirici ile internetsiz video keyfi nasıl mümkün?

Yolculukta, uçakta ya da mobil verinin kifayetsiz kaldığı anlarda favori TikTok videolarına erişememek sinir bozucu olabiliyor. Bir TikTok video indirici bu sorunu kökeninden çözüyor: izlemek istediğin içerikleri önceden cihazına kaydedip internet bağlantısı olmadan da keyfini çıkarabiliyorsun. Offline izleme neden bu kadar önemli? Türkiye’de metro hatları, şehirlerarası otobüs seferleri ve uçak yolculukları gibi pek çok günlük

okumak için tıklayınız

İlk Kez Kurban Bağışı Yapacaklar İçin Adım Adım Rehber

Kurban bayramı geldiğinde “Bu yıl ben de kurban bağışı yapsam” diye düşünüp sonra nereden başlayacağını bilmediği için vazgeçen çok insan var. Belki siz de o grubun bir parçasısınızdır. Büyük şehirde yetişmiş, kurban kesimine tanıklık etmemiş, ama bu ibadeti yerine getirmek isteyen biri olarak nereye başvuracağınızı bilmemek oldukça normal. Bu rehber tam da bunun için. İlk

okumak için tıklayınız

Macaristan Yurt Dışı Eğitimde Neden Öne Çıkıyor?

Son yıllarda Türk öğrencilerin yurt dışı eğitim tercihlerinde Orta Avrupa’ya olan ilgi belirgin biçimde artmaktadır. Bu ilginin odak noktalarından biri olan Macaristan, hem akademik kalitesi hem de ekonomik avantajlarıyla dikkat çekmektedir.  Macaristan yurt dışı eğitim seçeneğini cazip kılan temel etkenler arasında Avrupa Birliği üyeliğinin sağladığı diploma güvencesi, İngilizce program zenginliği ve Türkiye’ye olan coğrafi yakınlık

okumak için tıklayınız

Sektörel Standartları Yeniden Belirleyen İnovasyon: Soğuk Baklava ve Yaşar Börü’nün Vizyonu

Türk gastronomi ve tatlı sektörünün en saygın kurumlarından biri olarak konumlanan Baklavacı Yaşar Usta, kökleri 1986 yılına dayanan eşsiz bir lezzet ve başarı serüvenini temsil etmektedir. Kurucusu ve baş ustası Yaşar Börü liderliğinde küçük bir işletme olarak faaliyetlerine başlayan marka, ilk yıllarında özellikle burma kadayıf üretimiyle kazandığı haklı ünü, zamanla ustalıkla genişlettiği baklava çeşitleriyle taçlandırmıştır. Operasyon ve yönetim

okumak için tıklayınız