Beyaz Gemi – Remziye Serap Ekim

“Cengiz Aytmatov? un 1970 yılında yazdığı ünlü eseri “Beyaz Gemi ” (Kırgızca; Ak Keme), anne babası tarafından terk edilen San-Taş Vadisindeki orman koruma evlerinin birinde dedesi ve üvey ninesiyle birlikte yaşayan altı yaşlarında bir erkek çocuğun hikâyesini anlatmaktadır. Gerçekle efsanenin iç içe girdiği eserde, yazar olayları belli bir sıralamada vermemesine rağmen okuyucu olayları rakip etmekte zorlanmaz. Eserdeki betimlemeler, okuyucuyu San-Taş Vadisine götürüp, o taşlı ve kıvrımlı yollarda yürütecek kadar başarılıdır.
Hikâyenin kahramanı olan küçük çocuk gerçek hayatta mutlu değildir, ancak kurduğu hayallerde onun için umut olan beyaz gemiye bir gün ulaşacağı düşüncesi onu mutlu eder. Çocuk dedesinin anlattığı masalları, efsaneleri de çok sever, özellikle Boynuzlu Maral Ana efsanesinden çok etkilenir. Efsaneye göre soyları Maral Anaya dayanmaktadır. Küsüp vadiyi terk eden Maral Ana inanışa göre bir gün dönecektir. Bu sakin yerde büyüyen ve dedesinden başka seveni ve koruyanı olmayan masum hayalperest çocuğun etrafında ki kötülüğü temsil eden insanlar fiziksel olarak ta çirkin betimlenmiş eserde. Acımasız ve kötü biri olan Orozkula dedesine teyzesine eziyet etmektedir. Çocuğun teyzesi Bekey kısırdır ve kocası Orozkul hiç iyi davranmaz. İyiliğin ve hoşgörünün temsilcisi olan Mümin Dede kızının eksikliğini affettirme düşüncesiyle Orozkula her konuda yardımcı olur; hatta istemediği onaylamadığı durumlarda bile. Küçük ve yalnız çocuğun yaşamını hayalleri dışında renklendiren arada bir uğrayan meşin mağaza ve şoför olan Kulubeg?dir. Kulubeg çocuğun gözünde kahramandır; güçlü, yakışıklı genç bir adamdır. O da Maral Anaya inanır ve geleceği günü bekler. Küçük çocuk, doğayı çok sever, tepelerde dolaşır, bazılarına isim bile bulmuştur. Orman korucusu olan Orozkula çocuğun gözünde tomruk satan bir doğa düşmanıdır. Orozkul’da bazen yaptığından rahatsız olur ama aldığı ücret rahatsızlığını unutturur. Küçük çocuk her akşam dedesinin dürbününü alıp tepeye çıkar ve Işık gölden geçen Beyaz Gemiye bakar. Çocuk gemilerde tayfalık yapan babasının bu gemide olduğunu düşünür. Bir gün balık olacak ve gemiye babasının yanına gidecektir ve Orozkul?un yaptığı kötülükleri babasına anlatacaktır. Beyaz Gemi, çocuğun geleceğidir ve dürbün geleceği ile arasında bir bağ oluşturur. Dakikalarca gemiyi izler.
Küçük çocuk bir gün hastalanır ve gün boyu yatar akşama doğru dışardan gelen kahkaha sesleriyle uyanır. Dışarı çıkıp bakar. Herkes mutludur, yiyip içmektedirler. Ne olduğunu anlamaya çalışır, dedesine sorar ama cevap alamaz. Sonra ilerde duran Bekeyin parçalamaya çalıştığı boynuzları görür inanamaz. Düşündüğü şeyin gerçek olacağına inanmak istemez ve içeri girip yorganın altına sığınır. Gördüklerini unutmak için hayallerine sığınır. Sonra kahramanı olan Kulubeg?e sığınmak ister ama aradığını bulamaz. Dedesi dışarıda ocağın altındaki ateşi karıştırmaktadır ve düşündüğü doğrudur; Maral Ana dönmüştür. Çocuk dedesine bakar ama dedesi çocuğa bakmaz başı yerdedir. Çocuk, Maral Anayı dedesinin Orozkul?dan özür dilemek için avladığını öğrenince çılgına döner. Tek sığınacağı artık Beyaz Gemideki babasıdır. İnandığı dedesi Maral Anayı öldürmüştür, hem de Orozkul için.
Balık olup gemiye varacağını düşünen çocuk kendini nehrin azgın sularına bırakır.Olayın masum bir çocuğun bakış açısından anlatılması, çocuk vicdanında iyinin ve kötünün karşılaştırılması için ders verici niteliktedir. İyilik ve hoşgörünün kötülük karşısında nasıl bir çaresizlik ve ezilmişliğe dönüştüğüne dikkat çeken eser, aynı zamanda küçük çıkarlar uğruna doğanın nasıl zarara uğradığı ve bundan da insanın nasıl etkileneceğine dikkat çekmektedir.”

Remziye Serap Ekim
İletişim adresi: serap.ekim@gmail.com

Remziye Serap Ekim’in Diğer Yazıları

Yazarın şiir kitabı: Önce Gözlerinden Ayrıldım

Cengiz Aytmatov?un Yaşam Öyküsü*

Cengiz Aytmatov (Kırgızca: ?????? ???????? (Çı?ğız Aytmatov), Rusça:?????? ??????????? ????????) (d. 12 Aralık 1928, Kırgızistan). Kırgız edebiyatçı, gazeteci, çevirmen ve siyasetçi.
12 Aralık 1928 tarihinde Kuzeybatı Kırgızistan’daki Talas eyaletinin Şeker köyünde doğdu. Adı, Cengiz Han’dan esinlenerek konulmuştur.
Gençliği sıkıntılı bir döneme denk gelmişti. O dönemde zaten yeni yerleşmeye başlayan siyasal sistem, bir de savaşla mücadele etmek zorundaydı. Çok genç yaşta çalışmaya başladı; çünkü İkinci Dünya Savaşı’nın SSCB üzerindeki etkileri gençleri de etkiliyordu, yetişkinler savaşta olduklarından, gençlere büyük iş düşüyordu. On dört yaşında köyündeki sekreterliğe girdi. Burada tarım makinelerinin sayımı, vergi tahsildarlığı gibi işlerde çalıştı.
Köyünden, Kazakistan’a giderek Cambul Veterinerlik Teknik Okulu’nda okudu. Daha sonra şimdiki Kırgızistan’ın başkenti olan Bişkek’e giderek burada Frunze (şimdiki adıyla Bişkek) Tarım Enstitüsü’nde öğrenimine devam etti. Ardından Maksim Gorki Edebiyat Enstitüsü’ne geçti ve 1956 ile 1958 yılları arasında Moskova’da okudu.
Yazmaya bu yıllarda Pravda gazetesinde başladı. Ardından, yazdığı eserleriyle üne kavuştu ve 1957 yılında Sovyet Yazarlar Birliği’ne üye kabul edildi. 1963’te Lenin Ödülü’nü aldı. Yapıtları yüz ellinin üstünde dile çevrildi. Sovyetler Birliği’nin dağılması ve Kırgızistan’ın bağımsızlığına kavuşmasından sonra ülkesini Lüksemburg’da büyükelçi olarak temsil etti.
Ayrıca eski Kırgızistan Dışişleri Bakanı Askar Aytmatov’un babasıdır.

Yapıtlarından Bazıları

? Zorlu Geçit (1956)
? Yüzyüze (????? ? ????, 1957)
? Cemile (Kırgız Türkçesi ???????, Rusça ???????, 1958)
? İlk Öğretmenim (?????? ???????, 1962)
? Dağlar ve Steplerden Masallar (??????? ??? ? ??????, 1963)
? Elveda, Gülsarı! (??????, ????????, 1966)
? Beyaz Gemi (Kırgız Türkesi, ?? ???? : Ak Keme) (Rusça????? ???????, 1970)
? Selvi Boylum Al Yazmalım (1970)
? Fuji-Yama (??????????? ?? ????????, Fuji Dağının Tepesi 1973)
? Gün Olur Asra Bedel ,(Kırgız Türkçesi ????? ??????? ??? ???),(Rusça ? ?????? ???? ?????? ????, 1980),
? Darağacı – Disi kurdun Rüyalari (?????, 1988)
? Toprak Ana
? Cengiz Han’a Küsen bulut
? Dağlar Devrildiğinde-Ebedi Nişanlı ( Son romanı – 2007 )
? Çocukluğum
*Cengiz Aytmatov’un yaşam öyküsü Vikipedi, özgür ansiklopedi’den alıntı yapılmıştır.

Yorum yapın

Daha fazla Öykü Kitapları
“Bil ki burada karşılaştığın iflah olmayacak kendi benliğindir.”

“Suç ve erdem” söz konusu olduğunda, Marquis de Sade’ın Aşkın Suçları’nı yayımladığı 1800 yılından bu yana insanlık yerinde saymıyor olsa...

Kapat