Böyle olur Necib Mahfuz polisiyesi

Mahfuz?un 1952 devriminin ardından kaleme aldığı Hırsız ve Köpekler kısa ama yazarın siyasi görüşleri ve edebi kariyerindeki değişimi yansıtması açısından önemli bir roman.

Hırsız ve Köpekler, Necib Mahfuz romanlarının kapsayıcı, panaromik yapısına alışkın okurları şaşırtacak bir roman. Hapiste geçirdiği birkaç yıldan sonra özgürlüğüne kavuşan bir adamın dışarıda geçirdiği iki haftalık süreyi ?kara roman? tarzında bir hikâyeyle anlatıyor Necib Mahfuz. Ancak, isminden başlayarak her ayrıntısına kadar yayılan sembolleri ve metaforlarıyla en az diğer romanları kadar felsefi ve siyasi bir derinliğe sahip.

Roman kahramanı Said Mahran otuz yaşında, heybetli, yakışıklı bir adam. Hayatının son bir kaç yılını geçirdiği hapishane kapısından -1952 devrimi sonrası ilan edilen af sayesinde- sokağa adımını atarken kafasında tek bir düşünce vardır, intikam; ?Hepsiyle yüzleşeceği, hiddetinin patlayıp yakacağı, ona ihanet edenlerin umutsuzluk içinde ölümü boylayacağı, ihanetin bedelinin ödeneceği an yakındı artık.?

Hepsinden kastı kendisine ihanet ettiğini düşündüğü eski yardımcısı İliş Sidra ve Said?den boşanıp İliş?le evlenen Nebevviye?dir. İlk iş olarak İliş?in kapısını çalacak ve kızını görmek isteyecektir. Ne var ki Sena kaçar babasından. Bu durum Said?in öfkesini artıracaktır. Kalacak bir yer ararken sığındığı Şeyh Ali el-Cüneydi?nin felsefi öğütleri de sakinleşmesine yetmez. Eski akıl hocası, bir zamanların devrimci yazar Rauf İlvan?la karşılaşması ise tam bir hayal kırıklığıdır. Rauf İlvan yeni devrin yükselen yıldızlarından olmuştur. Artık Said?in hedefinde İlvan da vardır. Ne var ki tabancasını her ateşlediğinde günahsız birinin ölümüne neden olacaktır.

Hikâyenin bu bölündeki iç monologlarla Said?in basit bir hırsız olmadığını anlarız. Bir zamanlar İlvan?la birlikte çarpışmış bir devrimcidir Said; ?Uçsuz bucaksız çöl tanık olmuştu Said?in yeteneğine. İnsan Kılığında Ölüm olduğunu, attığını vurduğunu söylemezler miydi onun için?? Said yarı pişmanlık, yarı eskiye özlemle karışık duygularla boğuşmaktadır; ?Gençtim bir zamanlar, enerjim vardı, inancım vardı. Silaha cinayet için değil, ulusal dava için sarılırdım o günlerde. Bu tepenin öte yanında, pejmürde fakat kalpleri temiz gençler savaşmak için eğitilirlerdi bir zamanlar. Ve liderleri şimdi 18 numaralı villada yaşıyor. Kendini eğitmişti, başkalarını eğitmişti, bilgece sözler sarf etmişti. ?Said Mahran,? derdi bana, ?bir tabanca bir somun ekmekten daha önemlidir. Baban gibi koşarak gittiğin Sufi ayinlerinden daha önemlidir.? Bir akşam bana, ?Bir adam neye gerek duyar bu ülkede Said?? diye sormuş ve cevap vermemi beklemeden, ?silaha ve kitaba? demişti.?

Şimdi elinde yalnızca silahı kalan Said, işlediği cinayetlerle hesaplaşmak zorunda. Ancak Roskolnikov?a benzemiyor onun suç ve ceza muhasebesi. Daha çok Camus?nün Yabancısı?nı hatırlatan bir kayıtsızlık ya da kendisini haklı çıkarma hali söz konusu; ?Ben Rauf İlvan?ın uşağını öldürmedim. Tanımadığım ve beni tanımayan birini nasıl öldürebilirim? Rauf İlvan?ın uşağı öldürüldü, çünkü o Rauf İlvan?ın uşağıydı, bu kadar basit. (…) Evet, bu sözler parıldayacak; beraat kararıyla taçlandırılacak. Söylediklerinden eminsin. Ayrıca, yüreklerinde mesleğinin yasal olduğuna, her yerde ve her zaman beyefendilerin mesleği olarak kabul gördüğüne, asıl sahte değerlerin evet! hayatına üç kuruş, ölümüneyse binlerce lira paha biçen değerler olduğuna inanacaklar. Sol taraftaki yargıç sana göz kırpıyor; neşelen biraz!?

Said geçmişi ve şimdiki zamandaki eylemleriyle hesaplaşırken şehir -Rauf İlvan?ın kışkırtıcı yazılarının yarattığı heyecanla- bir katilin ortalıkta dolaştığı haberleriyle çalkanmaktadır. Sığınabileceği yegâne yer, hayat kadını Nur?un evidir. Said?i karşılıksız bir aşkla seven Nur?un ısrarlarına rağmen Said kararından vazgeçmeyecek ve bir gece vakti mezarlıkta saklanırken polis köpekleri tarafından fark edilecektir. Yer, saman ve amaç duygusundan yoksun bir haldeki Said?in artık hiç bir şey umurunda değildir…

Düş kırıklığı
Mahfuz?un 1952 devriminin ardından kaleme aldığı Hırsız ve Köpekler kısa ama yazarın siyasi görüşleri ve edebi kariyerindeki değişimi yansıtması açısından önemli bir roman. Öylesine zengin semboller ve göndermelerle dolu ki, hepsine yer vermeye kalkışan bir inceleme yazısının hacmi romanın sayfa sayısını aşar. Bu nedenle karakteristik yanlarına yer vermekle yetinmek zorundayız.

Hırsız ve Köpekler?i yazarken gerçek bir olaydan esinlendiğini söylemişti Mahfuz. Esinlendiği olay 1960 yılında gazetelere yansıyan bir dizi hırsızlık ve cinayet vakası. O günlerde gazete manşetlerine ?İskenderiye Katili? yakıştırmasıyla yerleşen Mahmud Emîn Süleyman, polis tarafından kıstırılır ve öldürülür. Elbette o hırsızla roman karakteri Said arasında ne hayat hikâyeleri ne de inançları ve amaçları bakımından bir benzerlik olup olmadığını biliyoruz. Ancak Mahfuz?a düşüncelerini ifade etmek konusunda bir kanal açtığı çok açık.

Necib Mahfuz?a ?Arapların Balzac?ı? denmesi boşuna değil. Çünkü bütün romanlarında tarihi, toplumu ve bireyi ile Mısır?ı anlatır. Anlattıkları aynı zamanda kendisinin hikâyesidir. Bu romanındaki düş kırıklığı da aslında Necib Mahfuz?un düş kırıklığı. Mısır bağımsızlığına kavuştuğunda yedi yaşındaydı Mahfuz. O günlerin coşkusuyla Arap milliyetçiliğini benimsemişti. 1950?li yıllarda milliyetçi partinin sol kanadına yakın duruyordu. 1952?de gerçekleşen Temmuz Devrimi?nden yanaydı. Ancak sosyalist iddialı Nasır döneminin antidemokratik ve totaliter yapısı kısa zamanda onu rejimden soğuttu ve bu soğukluk romanlarına da yansıdı. Hırsız ve Köpekler, Mahfuz?un rejim eleştirisinin ilk örneklerinden birisidir. Rauf İlvan?ın şahsında sergilenen yeni bir sınıf, nefes almayı güçleştiren bir atmosfer, mutsuz insanlar doğrudan o dönemin Mısır?ına yapılan eleştiriler. Mahfuz, Said özelinden yola çıkarak böyle bir rejim altında bireyin umudunu kaybedeceğini, yabancılaşacağını, hiç bir şeyi umursamayacağını işaret ediyor. Öyle ki belki de onu kurtuluşa götürecek -elinin altındaki- inanç ve sevgiyi de göremeyecektir. Bireyin içi boşalıvermiştir sanki. Mahfuz?un edebiyat anlayışındaki bir değişime de karşılık geldiğinden söz etmiştim. Değişimden ziyade yenilik demek daha doğru olabilir. Hırsız ve Köpekler?de önceki romanlarındaki gerçeğin bütününü vermeyi önüne koyan klasik gerçekçi yazım tarzı yerine, Mahfuz?un bireyin iç dünyasına yöneldiğini görüyoruz. Daha az ayrıntı, daha az tasvir, daha çok olay ve iç konuşma ve bilinç akışıyla aktarmış hikâyesini. Bakış açısı sürekli değişirken rüyaları da kullanıyor. Hırsız ve Köpekler modern romanın izinden giden, iç ve dış dünyayı birlikte yansıtmayı önüne koyan bir anlayışın ürünü. Ve bütün bunları bir yana bıraktığımızda, ?kara roman? tadında, baştan sona nefes kesen polisiye bir roman.

A. ÖMER TÜRKEŞ
24.05.2014, http://kitap.radikal.com.tr/

HIRSIZ VE KÖPEKLER
Necib Mahfuz
Çeviren: Avi Pardo
Kırmızı Kedi Yayınevi
2014, 120 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla Politika, Romanlar
Faşizmler – Henri Michel

İtalyan ve Alman faşizmleri Avrupa tarihini derinden etkiledi. Sadece siyasi sistemleri değil toplumsal yapıyı da dönüştüren faşizm, insanlık tarihinin en...

Kapat