İnsan Ve Tragedya, André Bonnard

?Tragedya, bizim yaşamlarımıza el koymuş o belirsiz efendilerimizle teke tek, bir anlamda kanlı bıçaklı hesaplaşmamızdır. Bu efendilerimizi tanımak, kimliklerini bilmek, onların yüzlerindeki örtüleri kaldırmak bizim için çok önemlidir. Haliyle bütün bunlardan sonra, o bilinmeyen güçlerle, hem onların hem bizim olan doğa anamızın, yani o bölük pörçük kozmosun bağrında buluşacağız. Ve en sonunda da bu tanrısal güçlerle barışmış olarak gerçeklerin fethine doğru, kendi varlıklarımızın karşılıklı olarak uzlaşacakları o büyük barışa doğru birlikte yürüyeceğiz.?

André Bonnard, Evrensel Basım Yayın tarafından, Yaşar Atan?ın titiz çevirisiyle Türkçeye kazandırılan ?İnsan ve Tragedya? (La tragedie et l’homme), adlı yapıtında tragedyayı anlatırken böyle diyor. Tragedyanın ?gizemcilik? karşıtı olduğunu belirten yazar, ?Tragedya ?trajik? olandan hoşlanmaz: Onu kendinden uzaklaştırmaya çalışır, onu yok etmek için bütün gizemli yönlerini

Devamını oku

Antik Yunan Uygarlığı (3 Kitap Takım) – Andre Bonnard

Antik Yunanistan, insanlık tarihinde, bilimin ve sanatın bütün dallarında büyük atılımlarla dikkat çeken parlak bir sayfa oluşturur. Antik Yunan Uygarlığı eseri, bu parlak dönemi ve uygarlık kavramını oluşturan bütün sanatsal, bilimsel, felsefi ve dinsel yaratımları çağdaş hümanizmanın gözüyle inceliyor. Şiirin aşılmaz doruğu kabul edilen İlyada’yı, derin bir insancıllığı yansıtan tragedyaları, insanların tanrılar aracılığıyla dile getirdiği hayalleri yansıtan mitolojiyi, felsefeyi, bilimi, mimariyi yeni bir gözle görmemizi sağlıyor. Araştırmacılar için bilimsel bir kaynak niteliği taşıyan bu kapsamlı eser, şiirsel ve duru anlatımıyla geniş bir meraklı okur kitlesinin de ilgisini çekecek özellikte.

Devamını oku

Yeni Bir Hümanizmaya Doğru Sovyet Edebiyatı Üzerine – Andre Bonnard

Bir Antik Yunan uzmanının (Helenist) Sovyet edebiyatından hangi sıfatla söz edebileceği, elbet biraz da hayretle sorulacaktır. Bu sıfat yine kesinkes bir Antik Yunan uzmanı olma niteliğindedir; yani insanın toplumsal durumunun ve yapabilme gücünün, biricik konusunu oluşturduğu bir edebiyatla içli dışlı olan bir insan, eğer Sovyet edebiyatını ciddiye alıyorsa ve bu edebiyatta, Yunan hümanizminde olduğu gibi yön verici bir ilke buluyorsa; çağdaş dünyada günümüz insanına, gücümüzü artıracak ve düşüncelerimizi ve eylemlerimizi besleyecek yetkin bir bakış sunma düzeyine ulaşan bir edebiyatın bulunup bulunmadığını sormaktan başka türlü hareket edemez; gerçekte, açıkça helenist olmanın gereği de budur.

Devamını oku

Cezaevi kontör yükleme