Kategori: Arkeoloji

Çatalhöyük’ün Ev İçi Mezarları: Neolitik Dönemde Ölüm ve Öte Dünya Anlayışlarının İzleri

Yaşamla Ölümün Kesişim Noktası: Ev İçi Mezarlar Çatalhöyük, Neolitik dönemin en dikkat çekici yerleşimlerinden biri olarak, yaklaşık MÖ 7500-5700 yılları arasında Konya Ovası’nda varlık göstermiştir. Bu yerleşim, ev içi mezar uygulamalarıyla, ölüm ve yaşam arasındaki sınırların bulanıklaştığı bir dünya sunar. Ölülerin evlerin tabanları altına gömülmesi, sadece fiziksel bir pratik değil,

OKUMAK İÇİN TIKLA

Peru’nun Kaybolmuş Vadisi: Vichama’nın Topraktan Uyanışı

Coğrafi Konum ve Yerleşim Özellikleri Vichama, Peru’nun Huaura eyaleti Végueta ilçesinde, Lima’nın 110 kilometre kuzeyinde, Pasifik Okyanusu’na yalnızca 1,5 kilometre mesafede yer alan bir arkeolojik alan olarak tanımlanır. Bu konum, yerleşimin hem tarımsal hem de balıkçılık temelli bir ekonomi üzerine kurulu olduğunu gösterir; Huaura Nehri’nin sağ kıyısındaki verimli ovalar, sulama

OKUMAK İÇİN TIKLA

Homo Habilis ve Alet Yapımının Bilişsel Temelleri

Alet Kullanımının Kökenleri Homo habilis’in yaklaşık 2,6 milyon yıl önce taş aletler üretmeye başlaması, insan evriminde bir dönüm noktası teşkil eder. Bu tür, basit çakıl taşlarını yontarak keskin kenarlar oluşturmuş ve bu aletleri avlanma, et kesme ve bitki işleme gibi görevlerde kullanmıştır. Alet yapımı, yalnızca fiziksel bir beceri değil, aynı

OKUMAK İÇİN TIKLA

Sardes’te Keşfedilen 2800 Yıllık Lidya Sarayı: Erken Dönem Anıtsal Mimari Devrimi

Keşif Süreci ve Alan Özellikleri Arkeolojik kazı çalışmaları, Manisa ili Salihli ilçesindeki Sardes Antik Kenti’nde, gimnazyum yapısının yaklaşık bir kilometre doğusunda yoğunlaşmıştır. Bu bölgede yürütülen sistematik kazılar, sekiz metre derinlikte Lidya dönemine ait kalıntılara ulaşmayı sağlamıştır. Kazı ekibi, üst üste biriken Pers, Roma ve Bizans katmanlarını aşarak, M.Ö. 8. yüzyıla

OKUMAK İÇİN TIKLA

Mısır Piramitlerinin Dini ve Siyasi İdeolojilere Yansıması

İnanç Sistemlerinin Mimari Temsili Piramitler, Eski Mısır’ın dini dünya görüşünün fiziksel bir yansımasıdır. Firavunlar, tanrı-kral olarak kabul ediliyor ve ölümden sonraki yaşamda ilahi bir varlık olarak devam edeceklerine inanılıyordu. Piramitler, bu inancın somut bir ifadesi olarak, firavunun ruhunun (ka) gökyüzüne yükselmesini sağlayacak bir araç olarak tasarlandı. Giza’daki Büyük Piramit gibi

OKUMAK İÇİN TIKLA

Jericho’nun Duvarları: Erken Toplumların Savunma Çağında Yansıyan Tehditler

Erken Toplumların Güvenlik Arayışı Jericho, Neolitik dönemde, yani tarımın ve yerleşik yaşamın ilk filizlendiği bir çağda, Ortadoğu’nun bereketli topraklarında yer alan bir vaha kentiydi. Duvarların inşa edilmesi, bu erken toplumların karşılaştığı fiziksel tehditlere işaret eder. Arkeolojik veriler, Jericho’nun çevresindeki 3-4 metre yüksekliğindeki taş duvarların ve bir gözetleme kulesinin, dışsal tehlikelere

OKUMAK İÇİN TIKLA

Homo Erectus’un Göç Yolları: Çevresel Adaptasyonların İnsanlığın Şafağındaki Yankıları

Başlangıç: Ateşin ve Hareketin DoğuşuHomo erectus, yaklaşık 1.9 milyon yıl önce Afrika’nın savanlarında ortaya çıktı ve insanlığın evrimsel yolculuğunda bir dönüm noktası oluşturdu. Bu tür, bipedalizmle donanmış, taş aletler üreten ve ateşin kontrolünü öğrenen ilk hominindi. Göç yolları, Afrika’dan Asya’ya, Avrupa’ya ve hatta Endonezya’ya kadar uzanarak, çevresel baskıların türün biyolojik,

OKUMAK İÇİN TIKLA

Göbeklitepe’nin Simgesel İzleri: Neolitik Toplumların İnanç ve Yerleşik Yaşam Anlayışını Yeniden Düşünmek

T Biçimli Sütunların Anlam Ağı Göbeklitepe’nin T biçimli sütunları, insanlık tarihinin en erken anıtsal yapılarından biri olarak dikkat çeker. Bu sütunlar, genellikle insan figürlerini andıran antropomorfik formlarıyla, Neolitik toplumların inanç dünyasına işaret eder. Sütunlar üzerindeki yılan, akrep, tilki, kuş ve insan figürleri gibi kabartmalar, yalnızca estetik bir ifade değil, aynı

OKUMAK İÇİN TIKLA

İskoçya’nın Islay Adası’nda Yitip Giden Krallığın İzleri: Finlaggan’da Yeniden Ortaya Çıkan Kale

Keşfin Temel Bulguları Arkeolojik verilere göre, İskoçya’nın batı kıyılarında yer alan Islay Adası’ndaki Loch Finlaggan gölü çevresinde, 12. ve 13. yüzyıllara tarihlenen bir kale kalıntısı sistematik kazılarla belirlenmiştir. Bu yapı, önceden belgelenmemiş bir krallık merkezinin parçası olarak tanımlanmakta olup, Society of Antiquaries of Scotland tarafından yayımlanan “The Archaeology of Finlaggan,

OKUMAK İÇİN TIKLA

Diyarbakır Topraklarından Koparılan Asur Zafer Anıtları: Şalmaneser III Dikilitaşlarının İzinde

Höyüğün Sessiz Tanıkları Diyarbakır’ın Bismil ilçesine bağlı Üçtepe Höyüğü, Dicle Nehri’nin bereketli ovalarının ortasında, binlerce yıllık katmanların biriktiği bir tepe olarak yükselir. Bu höyük, Mezopotamya’nın karmaşık uygarlık zincirinin bir halkasıdır; Hititlerden Urartulara, oradan Asurlara uzanan bir tarihsel sürekliliği barındırır. 1861 yılında İngiliz seyyah John George Taylor’un kazıları sırasında, höyüğün derinliklerinden

OKUMAK İÇİN TIKLA

Göbeklitepe’nin Duvarlarında Gizlenen İnsan Figürü: Neolitik Dönemin Yeni Keşfi

Göbeklitepe, Şanlıurfa’nın Harran Ovası’na hâkim tepesinde yer alan bu arkeolojik alan, insanlık tarihinin en eski anıtsal yapılarından birini barındırır. Yaklaşık MÖ 9600-8000 yılları arasında, Çanak Çömleksiz Neolitik dönem evrelerine tarihlenen site, avcı-toplayıcı toplulukların karmaşık sosyal organizasyonunu yansıtan dairesel muhafazalar ve T-biçimli dikilitaşlarla tanınır. Bu yapılar, tonlarca ağırlıktaki kireçtaşı bloklardan oyularak

OKUMAK İÇİN TIKLA

Stonehenge’in Taşlarının Sırları: Mevsimsel Döngülerin İzinde

Stonehenge, İngiltere’nin Wiltshire bölgesinde yer alan, Neolitik çağdan kalma bu ikonik taş çember, binlerce yıldır insanlığın hayal gücünü ve bilimsel merakını cezbetmiştir. Yaklaşık MÖ 3100-2000 yılları arasında inşa edildiği düşünülen bu yapı, sadece bir anıt değil, aynı zamanda astronomik, toplumsal ve spiritüel bir düzenin yansımasıdır. Taşlarının dizilimi, özellikle mevsimsel döngülerle

OKUMAK İÇİN TIKLA

Kum Denizi Altından Yükselen 409 Gümüş İz

Keşfin Teknik Detayları Birleşik Arap Emirlikleri’nin Abu Dabi yakınlarındaki bir arkeolojik alanda, kum tabakalarının altında gömülü halde 409 adet gümüş sikke gün ışığına çıkarıldı. Her bir sikkenin ağırlığı tam 17 gram olarak ölçüldü, bu da toplam kitlenin yaklaşık 6.953 kilogramı bulduğunu gösteriyor. Sikkeler, standart bir kalıp kullanılarak basılmış olup, yüzeylerindeki

OKUMAK İÇİN TIKLA

Nevşehir’in Derinliklerinden Yükselen Bin Yıllık Sessiz Tanıklar

Nekropolün Beklenmedik Ortaya Çıkışı Nevşehir’in Göreme-Özlüce arasındaki eski yol hattında, 2022 yılında başlatılan kurtarma kazıları sırasında, bir altyapı projesinin gölgesinde kalan devasa bir nekropol alanı gün ışığına kavuştu. Bu alan, 5. yüzyıla tarihlenen ve yaklaşık 1500 yıllık bir geçmişe sahip olan, kayalara oyulmuş 50’ye yakın mezardan oluşan bir yapı kompleksi

OKUMAK İÇİN TIKLA

12 Bin Yıllık Mumyalar: İnsanlığın En Eski Defin Ritüellerinin İzleri

Arkeolojik Keşfin Kökenleri Güneydoğu Asya ve Güney Çin’de yürütülen kazılar, yaklaşık 12 bin yıl öncesine tarihlenen insan kalıntılarını gün yüzüne çıkardı. Bu bulgular, bilinçli mumyalama uygulamalarının bilinen en eski örneklerini temsil ediyor ve daha önce Şili’deki Chinchorro kültürüne (7 bin yıl) ve Eski Mısır’a (5.600 yıl) atfedilen mumyalama geleneklerini binlerce

OKUMAK İÇİN TIKLA

Etrüks Sanatının Evrensel Değeri ve Çok Yönlü Etkileri

İnsanın Kendini İfade Aracı Olarak Etrüks Sanatı Etrüks sanatı, insanlığın erken dönemlerinden itibaren bireylerin ve toplulukların kendilerini ifade etme biçimlerinden biri olarak ortaya çıkmıştır. Etrüksler, bugünkü İtalya’nın Toskana bölgesinde MÖ 8. yüzyıldan MÖ 3. yüzyıla kadar varlığını sürdüren bir medeniyet olarak, sanatlarını günlük yaşam, ölüm, inanç sistemleri ve toplumsal düzenle

OKUMAK İÇİN TIKLA

Rosetta Taşı’nın Antik Dillerin Çözülmesindeki Kritik Rolü

Keşif ve Tarihsel Bağlam Rosetta Taşı, 1799 yılında Mısır’ın Rashid (Rosetta) kasabası yakınlarında bulunan, granodiyorit bir stel olup, MÖ 196 yılında yayımlanan bir fermanı içerir. Bu ferman, V. Ptolemaios’u anmak için üç farklı yazı sistemiyle yazılmıştır: Mısır hiyeroglifleri, Demotik yazı ve Yunanca. Taşın önemi, paralel metinler sunarak daha önce çözülemeyen

OKUMAK İÇİN TIKLA

Gökhöyük’te Bulunan 5000 Yıllık İnsan Yüzlü Çömlek Ne anlama Geliyor?

Buluntunun Bağlamsal Önemi Gökhöyük’te, Orta Anadolu’daki bir arkeolojik alanda bulunan 5.000 yıllık insan yüzü tasvirli çömlek parçası, Neolitik toplulukların kültürel ve sosyal dinamiklerine nadir bir bakış sunuyor. Sistematik kazılar sırasında ortaya çıkarılan bu eser, muhtemelen daha büyük bir kabın parçası olan küçük ama karmaşık bir seramik parçasıdır ve üzerinde göz,

OKUMAK İÇİN TIKLA