Kategori: Tiyatro

Volpone’da Açgözlülük ve Ahlaki Çöküşün Satirik Portresi

Ben Jonson’ın Volpone adlı eseri, açgözlülük ve ahlaki çöküş temalarını keskin bir satirik anlatıyla işleyen erken modern dönem tiyatrosunun önemli örneklerinden biridir. 17. yüzyıl Venedik toplumunu arka plan olarak kullanan eser, bireysel ve toplumsal yozlaşmayı, maddi hırsın insan ilişkilerini nasıl zehirlediğini ve ahlaki değerlerin çöküşünü eleştirel bir bakış açısıyla ele

OKUMAK İÇİN TIKLA

Karl Moor’un The Robbers’ta İsyanı ve Almanya’nın Orman Atmosferinin Rolü

Karl Moor’un İsyanının Kökenleri Karl Moor, Schiller’in The Robbers adlı eserinde, bireysel ve toplumsal düzene karşı derin bir hoşnutsuzluk sergileyen bir karakter olarak ortaya çıkar. Onun isyanı, yalnızca kişisel bir başkaldırı değil, aynı zamanda dönemin sosyal ve ahlaki yapısına yönelik daha geniş bir eleştirinin yansımasıdır. Moor, soylu bir aileden gelen,

OKUMAK İÇİN TIKLA

Sisyphus’un Taşı ve Godot’nun Bekleyişi: Anlamsızlığın Sonsuz Döngüsü

Ergün DOĞAN Sisyphus Efsanesinin Kökeni ve Anlamı Yunan mitolojisinde Sisyphus, kurnazlığı ve tanrılara meydan okumasıyla tanınır. Homeros’un anlatılarından başlayarak, Sisyphus’un hikayesi, insan iradesinin sınırlarını ve tanrısal otoriteye karşı gelmenin sonuçlarını sorgular. Sisyphus, ölümü kandırmaya çalışır ve bu nedenle sonsuza dek bir kayayı tepeye yuvarlamakla cezalandırılır; ancak kaya her defasında aşağı

OKUMAK İÇİN TIKLA

Shakespeare’in Oyunlarında Dilin Poetik Yapısı ve Karakterlerin İçsel Çatışmaları

Dilin Yapısal Dinamikleri ve Anlam Katmanları Shakespeare’in oyunlarında dil, yalnızca bir iletişim aracı olmaktan öte, çok katmanlı bir anlam üretim sistemidir. Kelime seçimi, ritim, kafiye ve imge kullanımı, karakterlerin içsel çatışmalarını dışa vururken aynı zamanda seyirciyi düşünsel bir yolculuğa çıkarır. Örneğin, Hamlet’te kullanılan soliloquiler, karakterin zihinsel karmaşasını yansıtırken, dilin ritmik

OKUMAK İÇİN TIKLA

Brecht’in Yabancılaştırma Efekti: Seyirci Bilincini Dönüştürme Sanatı

Brecht’in yabancılaştırma efekti (Verfremdungseffekt), tiyatroda seyirciyi pasif bir tüketici olmaktan çıkararak eleştirel bir gözlemciye dönüştürmeyi hedefleyen bir yöntemdir. Bu yaklaşım, seyircinin sahnedeki olaylara duygusal olarak kapılmasını engelleyerek, onların analitik düşünme kapasitesini harekete geçirmeyi amaçlar. Seyircinin Pasifliğinden Eleştirel Bilince Geçiş Yabancılaştırma efekti, seyircinin tiyatroyu yalnızca bir eğlence aracı olarak görmesini engellemek

OKUMAK İÇİN TIKLA