Kategori: Yaşar Kemal

Yaşar Kemal´in ilk romanı Hüyükteki Nar Ağacı – Süleyman Deveci

Yaşar Kemal bir yazısında bu ilk romanını Ocak 1951´de yazdığını ifade eder, oysa roman 1982 de ilk baskısını yapar. Yazarın İstanbul´a gelmeden önce yazdığı, bir ara kaybedip sonra annesinin vefatından sonra sandığında bulunan ve son sayfaları yeniden yazılan, kısa bir romanı. Olay traktörün 1950´li yıllarda Çukurova´ya girmesiyle günlük yaşamı altüst olan halkın sorunlarının ve yöresel

okumak için tıklayınız

Sarı Defterdekiler / Folklor Denemeleri – Yaşar Kemal

Sarı Defterdekiler, Yaşar Kemal’in 1992’de Alpay Kabacalı’ya armağan ettiği defterlerde yer alan koşma, semai, destan, türkü, ağıt, mani ve türkülü halk hikâyesi türlerindeki, çoğu ilk kez yayımlanan derlemelerinden oluşuyor. Eser; Karacaoğlan, Dadaoğlu gibi tanınmış âşıklar yanında, adları ilk kez bu kitapta duyulan Serbestî ve Dede Ünal gibi âşıklara ait deyişler, herbiri yerel anlamda tarihsel ve

okumak için tıklayınız

Yaşar Kemal ‘in Kaleminden Turhan Selçuk…

Turhan Selçuk bir edebiyat adamıdır. Bir şair, bir romancı, bir hikayecidir. Bu söylediklerimi şaşırtmak için söylemiyorum. Turhan Selçuk gerçeği budur da onun için söylüyorum. Bunları gene söylerken de karikatür sanatını hiç de küçük görmüyorum, söylediklerim bu düşüncenin tam karşıtıdır. İnsan karikatürde de bir Çehov, bir Sait Faik, bir Mansfield olabilir. Karikatürün olanaklarını destan olanaklarına ulaştırabilir.

okumak için tıklayınız

Çok yaşa Yaşar Kemal… – Kenan Mortan

Ülke Mevsimleri yapmak bir Fransız âdeti. Birbirini anlamada bir kültürel çaba olarak on yıla yakın süredir bunu yapıyorlar. Sonuncusu Brezilya?ydı. Türkiye?deki Fransız Mevsimi sönük geçmişti, iki taraf politikacının birbirini anlamaması bu düşük tonda etkiliydi. Oysa, Fransa?da dokuz ay süreyle başta Paris, ona yakın Fransız kentinde süren 441 etkinliğin durumu çok farklı… 14 ayrı disipline yayılan

okumak için tıklayınız

Hediyemiz Kitap Olsun ? Prof. Dr. M. Şehmus Güzel

Yeni yıla çeyrek kaldı. 2010 hızla yaklaşıyor. Ülkemizde parti kapatma hastalığı da sürüyor. Çaresi bulunacak mutlaka. Kimbilir çaresi belki kitaplardadır. O zaman gelin 2010 için nene ve dedelerimiz, ana ve babalarımız en başta, yakınlarımıza, çocuklarımıza, torunlarımıza, sevgililerimize, eşimize, dostumuza, arkadaşlarımıza, « içeridekilere » evet bilhassa onlara kitap(lar) hediye edelim. Evet kitap hediye edilebilir. Ah, bunu

okumak için tıklayınız

“Beklemenin ve sabrın romanı” Karıncanın Su İçtiği / Bir Ada Hikayesi 2 – Yaşar Kemal

?Ben bir süre kitaplarımı Şile?de yazdım. ?Karıncanın Su İçtiği? de Şile?de bir balıkçı deyimi. Anlamı ise; ?Deniz o kadar durgun, o kadar durgundu ki karıncalar su içerdi. Azıcık sallansa deniz, alır götürürdü karıncayı.? Bu deyim, sonsuz bir durgun deniz anlatımı. Ben de bu kitapta böyle bir denizi anlatıyorum.? Yaşar Kemal Bir Ada Hikayesi dörtlüsü, savaşlardan,

okumak için tıklayınız

Ustadır Arı – Yaşar Kemal

?Boğazı zilli kurt, boğazındaki zil yüzünden hiçbir canlıya yaklaşamaz. Boğazında zil, bozkırlar boyunca, dağlar boyunca koşar durur ve bir gün açlıktan ölür. Bu insan aklına gelen işkencelerin, zulümlerin en korkunçlarından biridir. ? Yaşar Kemal Ustadır Arı, Yaşar Kemal?in gazetelerde, dergilerde yayınlanmış toplumcu ve gerçekçi bir bakış açısıyla kaleme aldığı yazılarından ve konuşmalarından derlenmiştir. Onun düşünce

okumak için tıklayınız

Yatak – Yaşar Kemal

Şimdiki gibi aklımda.Ben, o yıl orta okulun üçüncü sınıfında, bizim Durmuş Ali de ikincideydi. İkimizin de parası yoktu. Köyde, onun bu dul anası, benim bir dul anam vardı. Onlar da kendilerine zar zor geçindirebiliyorlardı.Durmuş Ali’nin umudu, parasız yatılıdaydı. İmtihana girmiş, yüzde yüz kazanacağından emindi. Bana gelince ben, bir umutsuzluk içinde yuvarlanıyordum. Nereye gitsem, ne yapsam?

okumak için tıklayınız

Ortadirek / Dağın Öte Yüzü 1 – Yaşar Kemal

Başı dara düşenler, yarattıkları düş dünyasında bulurlar yollarını. Ayakta kalabilmek için sığındıkları bu dünya bir yandan onları yaşatırken, bir yandan da hikayelerini örer. Dağın Öte Yüzü üçlüsü darda kalanların yarattıkları düş dünyasının büyük ve görkemli hikayesidir. Üçlünün ilk kitabı Ortadirek?te uzun ve zorlu yolda yürüyenler anlatılır. Bir çile yürüyüşüdür bu; varacakları yerde sadece ayakta kalmak

okumak için tıklayınız

İnce Memed 4 – Yaşar Kemal

*”Otuz iki yıl gibi büyük bir zaman dilimi içinde yayımlanan dört cilt İnce Memed’de Yaşar Kemal hep aynı üslubu, hep aynı roman tekniğini kullanır. Bu yıllarda yazdığı öbür romanlarda anlatı biçimi değişir, İnce Memed’lerde hep aynı kalır: Hep o çocuksu, hep o masalsı anlatım; anlatıcı ile anlatılanlar hep aynı dünyanın insanlarıdır sanki; sanki özdeşleşmişlerdir, dilleri

okumak için tıklayınız

Sarı Sıcak, Yaşar Kemal ‘Sadelik ve dürüstlükle anlatılan bu öyküler insanın belleğine kazınıyor.’

Sarı Sıcak, Yaşar Kemal’in öykülerini derlediği eserinin adıdır. Eser ilk olarak 1952 yılında yayınlanmıştır yazarın öykü dalında verdiği ilk eseridir. Eser yazarın daha sonra verdiği baş yapıtlarından İnce Memed’den önce yazarın Türkiye ve dünyaca tanınmasını sağlamıştır. Yaşar Kemal’in bu eserinde anlattığı öykülerin büyük kısmı Çukurova’da geçmektedir. Yazar bu öykülerde Anadolu insanının açlık, pislik, hastalık, sefalet

okumak için tıklayınız

Binboğalar Efsanesi, Yaşar Kemal

Yaşar Kemal’in 1971 yılında yayımladığı Binboğalar Efsanesi?nde, Toros eteklerindeki Türkmen göçebelerin yerleşik düzene geçmeleriyle ortaya çıkan güçlükleri, düş kırıklıklarını ve geçmiş yaşamlarına duydukları özlemi anlatır. Binboğalar Efsanesi, 1979 Fransa ?Büyük Jüri? En İyi Kitap Ödülü’nü almıştır. Roman Melih Cevdet Anday’ın “Ağlar bu mezarlıkta yörükler her gece Bakıp iri yıldızları davar sanmaktan Düşünür eski günleri… iskandan

okumak için tıklayınız

Çakırcalı Efe, Yaşar Kemal

Yaşar Kemal, Çakırcalı Efe?yi 1972 yılında kaleme alır. Çakırcalı Efe, Osmanlının son dönemlerinde haksızlıklara karşı dağa çıkmış bir eşkıyanın yaşamını konu alır. Çakırcalı Memed Efe, on beş yıldan fazla bir zaman boyunca eşkıya olarak Osmanlıya baş kaldırmış, halka zulmedenleri öldürmüş, öte yandan fakir fukaranın koruyucusu olmuştur. Yaşar Kemal, yapıtında Çakırcalı’yı öldüren müfrezenin kumandanı Albay Rüştü

okumak için tıklayınız

Al Gözüm Seyreyle Salih, Yaşar Kemal

Yaşar Kemal, Al Gözüm Seyreyle Salih adlı yapıtını ilk olarak 1976’da yayımladı. Yazar ilk kez Çukurova dışına çıkarak kenti ve deniz insanını konu edinir. Bir deniz kasabasındaki insanların sorunlarını, uğraşılarını, birbirleriyle ilişkilerini Al Gözüm Seyreyle Salih?te dile getirir. Yapıt, Karadeniz’in küçük bir kasabasında on bir yaşındaki Salih’in, kanadı kırık bir martıya duyduğu sevgi ve mavi

okumak için tıklayınız

Yaşar Kemal ‘in Hayatı

Yaşar Kemal’in asıl adı Kemal Sadık Gökçeli’dir. Nigâr Hanım ile çiftçi Sadık Efendi?nin oğludur. Aslen Van-Erciş yolu üzerinde ve Van Gölü?ne yakın Muradiye ilçesine bağlı Ernis (bugün Günseli) köyünden olan ailesi Birinci Dünya Savaşı?ndaki işgal yüzünden uzun bir göç süreci sonunda Adana?nın Osmaniye ilçesine bağlı Hemite (bugün Gökçedam) köyüne yerleşmişti. Küçük yaşta bir kaza nedeniyle

okumak için tıklayınız

Yer Demir Gök Bakır / Dağın Öte Yüzü – 2 , Yaşar Kemal

Yer Demir Gök Bakır (1963), Yaşar Kemal’in üçlemesinin ikinci romanıdır . Romanın ilki Ortadirek (1960) ve sonuncusu Ölmez Otu (1968). Eserin tamamı, “Dağın Öte Yüzü” üçlemesidir. Yaşar Kemal, ?Dağın Öte Yüzü? adlı çalışmasının ikinci kitabı olan Yer Demir Gök Bakır?da sadece köylülerin içinde bulunduğu dönemde yaşadıkları çaresizliği anlatmakla kalmamış, onların bu zorluklar sonucunda bir ermiş

okumak için tıklayınız