Cemal Süreya’nın annesi Gülbeyaz

Annem çok küçükken öldü
Beni öp, sonra doğur beni

Cemal Süreya’nın annesi Gülbeyaz, Erzincan’ın Karatuş köyünden, kara kaşlı, kara gözlü bir Zaza kızı. Öylesine beyaz tenli ki, nüfusta Güllü olarak kayıtlı olduğu halde yakın çevresindeki adı, Beyaz. Annesini çok küçükken kaybetmiş, babası Çanakkale’de şehit düşmüş; onu ve erkek kardeşini amcası büyütmüş.

Cemal Süreya kendi deyişiyle bir aşk çocuğu. Erzincan’da nakliyecilik yapan babası Hüseyin Seber (Süslü Hüseyin), Karatuş’tan gelip geçerken karşılaşıp aşık olduğu Gülbeyaz’ı, ağabeyi Memo’nun yardımıyla kaçırmış; öylece evlenmişler. İlk çocuk, 1931’de doğan Cemalettin. Ondan sonra Perihan, Ayten ve Kemal doğmuşlar. Kemal bir yaşındayken ölmüş. Gülbeyaz da henüz yirmi üç yaşındayken Bilecik’e sürgün edilişlerinin altıncı ayında düşük yapmış ve kanamadan kaybetmiş hayatını.

Küçük kalbimdeki kuş ölmüştü.

Cemal Süreya, sanat duyarlığını annesinden ve içinde yetiştiği Alevi kültüründen aldığını sıkça yinelemiş, yazmıştır. Annesiyle ilgili anıları çok az, ama etkileri çok derin. “Hayatımı sarsan, şiirimi kuran on andan biri” dediği şu sahneyi, kendisinde şiir duygusunun ilk uyanışı olarak anımsar: O eşikte oturuyor, annesi elinde bir çay bardağı süt, önünde çömelmiş içirmeye çalışıyor. Zayıf, hastalıklı, sık sık havale geçiren bir çocuk. Üstelik inatçı, içmiyor sütü. Gülbeyaz, son çare olarak Kerem ile Aslı’yı ezberden okumaya başlıyor, manzum mensur bütün öykü … “Ateş Kerem, tutuş Kerem, yan Kerem … ” Cemalettin sonuna kadar dinliyor; yine içmeyince dayak yiyor annesinden.

Bir çocuktun sen
Bir çocuktun sen, bir bardak duruyordu eşikte;
Dolu bir bardak duruyordu eşikte.

O zamanlar daha sen neydin ki, annen Alucra’nın gizli su kürelerinden geçirdi seni; at arabalarıyla ve büyük bir kalabalıkla gidilen baş döndürücü mavi su kürelerinden. Neden sonra aldın o bardağı; o yüzyıl beklemiş sütü; Çırpınarak tülbentten süzülmeye çalışan o koyu, o beyaz, o rahatsız sübyeyi içtin elinden; onun süreğen elinden.

Annesinin ölümünden altı yıl sonra iki de üvey annesi olur. İlki, Esma adında temizlik hastası, son derece huysuz bir kadın. Cemal Süreya ondan kaçmak için gizlice parasız yatılı sınavına girer. İlk gece öbür çocuklar ağlarken o sevinçten uyuyamaz. Esma’dan, onda da kardeşlerinde de acı izler kalır.

Saçından tutup kızkardeşimi
Kuyuya sarkıtan kadın

İkinci üvey anne Refika Hanım ise Esma’nın açtığı yaraları sarmaya çalışan, şefkat dolu bir insan.

Kaynak: A’dan Z’ye Cemal Süreya, Hazırlayan: Nursel Duruel, YKY

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Cemal Süreya’nın babası Hüseyin Seber

Sen ki gözlerinle görmüştün 57'de Babanın parçalanmış beynini Kağıt bir paketle koydular mezara

Kapat