Çevremizdeki Yaratıklar – Adil Okay

kobaneNe çok yaratık var çevremizde. Önce “hayvanlar var” diye yazdım. Sonra hayvanlara haksızlık olacağını, çocukluktan dilime yerleşmiş, “hayvan”ı küfürle özdeşleştirme alışkanlığından arınmam gerektiğini düşündüm.
Yaratık! Daha uygun. Kim bu yaratıklar.
30’dan fazla silahsız- savunmasız genci katleden(ler) değil sadece.
Onları besleyenler de yaratıktır.
Onları alkışlayanlar da.

Din- iman mı? Mezhep gerilimi mi… Emperyalistlerin oyunu mu?
Boş verin şimdi çok derin analizleri. Ayanın beyanlarını ya da Komplo teorilerini.
Üzülüyor musunuz?
Empati yapıyor musunuz?
Yas tutuyor musunuz?
Sokaklara çıkıp katliamı lanetliyor musunuz?
Şimdi asıl soru bu.
O takdirde analiz yapma hakkınız olur. Ve biz de sizi dinleriz.
Bu yazıyı okuyanların büyük çoğunluğu büyük olasılıkla en az benim kadar sarsılmışlardır.
En az benim kadar yaslıdırlar.
Ama benim hedef kitlem yaratıklar.
Sadece bombayı patlatan(lar) değil.
Çevremizde, sosyal paylaşım ağlarında sevinç çığlıkları atan yaratıklar.
Hedef kitlem onlar.
Bu nasıl bir gözü dönmüşlük, sapıklık, sapkınlık, hainlik.
Yaratığın biri (Kadın) yazmış: 27 Kişi öldü diye üzüldüm niye 270 kişi gebermemiş diye…”
Diğer yaratık (Adam) sol argümanla yazmış “PKK, İŞID terörüyle uğraşacağınıza dikkatinizi kapitalizme çevirin… Boşverin ölenleri.”
Yaratığın biri yazmış: “Ülkemizi bölmek için oyunlar bunlar. MLKP ya da PKK kendi yapmıştır.”
Bir başka yaratık “Ne güzel patlamışlar” demiş.
Devlet, cumhurbaşkanına hakaret edenleri sosyal paylaşım ağlarında avlıyor. Mahkemeye veriyor. Sahte adlarla yazanların bile asıl kimliğini bulabiliyor.
Peki, bu nefret suçları işleyen yaratıkları, insanlığa hakaret eden alçakları neden bulup yargılamıyor.
Zira devleti yönetenlerin çoğu bu yaratıklar gibi düşünüyor.
Ama daha sinsiler, yüksek sesle söylemiyorlar.
Sahi, Suudi Arabistanlı bir harem ağası, bir diktatör öldüğünde ülkemizde 3 günlük yas ilan edilmişti.
Şu an itibariyle, katliamın ertesi günün sabahı, ben bu yazıyı kaleme alırken ajans haberlerinde hâlâ “yas” ilanı yoktu.
İhtiyacımız yok elbette bu ceberut devletin, bu ucube hükümetin “yas” ilanına.
Ama sormadan da edemiyoruz.
Yaratıklar için yas ilan eden devlet kimi devleti.
Kimin vergileriyle saltanat sürüyor devlet “büyükleri”.
Havva ana’nın dediği gibi bu devlet bizim değil.
Olmaz olsun.
Yaratıkları besleyen, yaratıkları alkışlayan, yaratıklar için ulusal yas ilan eden devlet sizin olsun.

Yaratıklara sesleniyorum:
Biz o katlettiğiniz çocukların – gençlerin izinden gideceğiz.
Biz o çocukları – gençleri seviyoruz.
Onlar bizim için, doğa için, özgürlük ve eşitlik için katledildiler.

O pırıl pırıl, sevgi taşıyan gençleri saygıyla- minnetle anıyorum.

21.07.2015. saat: 08.00
okayadil@hotmail.com

not: Bu yazı repertuarımdaki tüm adreslere yollanmıştır. yayınlanmamış yazı isteyen yayın organlarına duyurulur.

Yorum yapın

Daha fazla Makaleler, Yazarlarımızın son çalışmaları
Oluş – Özgür Akbulut

Kimi kuramsal anatomistlerin,'bireyi' toplumsal değer metaforunda, birey-toplum ilintisi ile kopuş karmaşasından uzak olasılıklar olmasını reddeder.Şüphesiz bu kopma hâli Ortadoğu özelinde,Asya...

Kapat