Charles Bukowski pisi pisiciymiş

Alkol, kadınlar, fakirlik temalarını eserlerine konu edinmesiyle bilinen usta yazar Charles Bukowski’nin şimdiye kadar yayınlanmamış çalışmalarından oluşan yeni kitapları yayınlanacak. Bu gelişmenin sürpriz kısmıysa, kuşları çok sevdiği belirtilen yazarın kitap sayesinde tam bir kedisever olduğunun ortaya çıkması. Öyle ki, Bukowski’nin şu ana dek yayınlanmamış üç eserinin ekseninde kediler yer alıyor. Piyasaya ardı ardına çıkacak eserlerinden ilki, yazın yaşamını konu eden mektuplarından oluşan eseri Temmuz’da, On Cats/ Kediler Üzerine adlı çalışması da Ekim’de basılacak. Son eseri, On Love/ Aşk Üzerine ise, Şubat 2016’da kitap raflarındaki yerini alacak.

KEDİLER HER ŞEYİ BİLİR
Bukowski’nin Factotum ve Women adlı romanlarında ve aşk üzerine yazdığı, içlerinde My Cats ve The History of One Tough Motherfucker da olan değişik şiirlerinde yer verdiği kediler, yazarın On Cats adlı kitabında da olacak. Ünlü yazarın “Hepsi benim öğretmenim” diye nitelendirdiği kediler için Bukowski, şöyle diyor “Kendinizi kötü hissederseniz, kedilere bakın, kendinizi daha iyi hissedeceksiniz. Çünkü onlar her şeyi bilir. Ne kadar çok kediniz olursa, ömrünüz o kadar uzar. Bir gün bu gerçek keşfedildiğinde, herkes binlerce kediye sahip olacak ve sonsuza kadar yaşayacak” Bukowski’nin son dönem biyografisi niteliğindeki Charles Bukowski: Locked in the Arms of a Crazy Life adlı kitabın yazarı Howard Sounes bu durumu, Bukowski’nin yaşlandıkça kedilere karşı duygusal bağının arttığı şeklinde yorumluyor. Sounes, Bukowski’nin daha az para kazandığı dönemde, karısı Linda Lee ile varoşlarda, çok sayıda kediyle birlikte yaşadıklarını belirtti. Sounes ayrıca, Bukowski’nin Californiya’daki editörü John Martin’in elinde, daha önce hiç yayınlanmamış Bukowski’ye ait klasörler dolusu şiir, hikâye ve mektup bulunduğunu ifade etti. INDEPENDENT
(http://www.taraf.com.tr/kultur-ve-sanat/bukowski-pisi-pisiciymis/)

Yorum yapın

Daha fazla Edebiyat Haberleri
Puşkin’in ilham perisi Natalya Gonçarova

Natalya Gonçarova, Aleksandr Puşkin’in ihlam perisi mi yoksa kaderindeki femme fatal mı? Edebiyatçılar ile tarihçiler günümüzde bile bu sorunu tartışmaya...

Kapat