Che Guevara ile Devrim Yapmak – Alberto Granado Jimenez ‘Che yaşıyor olsaydı, savaşıyor olurdu. Olmayacağına garanti verebileceğim tek şey, pasif kalmasıdır.’

1952 yılında, 29 yaşındaki biyokimyacı Alberto Granado ve Buenos Airesli köklü bir aileden gelen, 23 yaşındaki tıp öğrencisi Ernesto Guevara, yaşadıkları kıtayı keşfetmeye karar verdi. Norton marka 500 cc?lik bir motosikletle, Arjantin?in Cordoba şehrinden yola çıkarak Şili, Peru, Kolombiya ve Venezuella?ya gittiler. İkilinin yaşadıkları maceralar, kimi zaman oldukça eğlenceli kimi zaman da üzücüydü. Yolculukları boyunca, teknik direktörlük, tıp asistanlığı ve hamallık gibi birçok farklı işte çalıştılar. Bu yolculuk, eğlence düşkünü öğrenci Ernesto?nun, tarihte oldukça etkili olan bir şahsiyete, Che?ye dönüşümünün bir başlangıcıydı.

Hem Alberto, hem de Che yol boyunca, bir günlük tuttu. Che?nin Motosiklet Günlükleri isimli kitabı, 1992 yılında yayınlandı. Granado?nun kitabı, ilk olarak 1978?de Küba?da İspanyolca olarak yayınlandı. Sonraki dönemlerde her iki kitap da İspanyolca, İtalyanca ve Fransızca?ya çevrildi. Walter Selles?in yönetmenliğini yaptığı ünlü film, Motosiklet Günlükleri bu iki günlük temek alınarak hazırlanmıştır.

Alberto Granado, doktor ve biyokimyacı. Santiago Üniversitesi Tıp Fakültesi?nin kurucularındandır. 1994 yılında emekli olmuştur ve Küba?da yaşamaktadır. Granado, Motosiklet Günlükleri filmi çekilirken, danışman olarak yönetmen Walter Salles?in yanında yer almış ve ellili yılların Güney Amerikası?nın filme yansıtılmasında büyük bir rol oynamıştır.
(Arka Kapak)

Kitabın Künyesi
Che Guevara ile Devrim Yapmak
Alberto Granado Jimenez
Yayınevi : 1001 Kitap
Editör : Onur Şen
Çeviri : Onur Şen
Kasım 2006, 224 sayfa

Alberto Granado (doğumu: 8 Ağustos 1922 Hernando, Córdoba, Arjantin) Latin Amerika seyahati sırasında Che Guevara’nın yolculuk arkadaşı ve Küba’daki Santiago Tıp Okulu’nun kurucusu. Alberto Granado Ernesto Che Guevaraya fişek lakabını takmıştır.
Travelling with Che Guevara: The Making of a Revolutionary adlı ve Che Guevara ile olan yolculuğunu anlattığı kitabı 2004 yılında yapılanThe Motorcycle Diaries adlı filme temel teşkil etmiştir. Bu filmde Granado’yu Che Guevara’nın akrabası olan Rodrigo de la Serna ve Guevara’yı da Gael Garcia Bernal canlandırmıştır.

Ernesto Che Guevara?nın 80. doğum gününde, ?Motosiklet Günlükleri?ne konu olan yolculuğu birlikte yaptıkları arkadaşı ve hayal yoldaşı doktor Alberto Granado ile söyleşi / Gabriela Garcia Alifano

Alberto Granado, ?61 yılından beri Küba?da yaşıyor, ancak hiç bir şey ona kökenlerini unutturmamış. ?En büyük gururum Arjantinli olmaktır. Onca yıl dışarıda yaşamama rağmen, ulusal kimliğimi koruyorum, çünkü Arjantin, ahlaki ve bilimsel açıdan eğitildiğim yerdir.?

Nostaljiye kaçmadan, ama bütün ikna gücüyle bize şöyle diyor: ?Ülkemde mülksüzler lehine mücadeleye güç ve itilim katmış olmayı isterdim, ama şartlar Küba?da var oldu ve buradayım. Ancak, burada da, bu fikre aynı desteği sunuyorum, bu yüzden Arjantin halkına daha iyisi için mücadeleye devam etmesini söylemek istiyorum. Son zamanlarda, gençliğin -daha önce ilgilenmediklerini gözlemlediğim- konulara katılımında niteliksel bir sıçrama gördüm. Bunun nedeninin, başka çıkış yollarının var olduğunu görmeleri olduğunu düşünüyorum: Venezuela, Ekvator ve Bolivya?daki zafer, tüm sol insanlara cesaret verdi. Şimdi önemli olan mücadele etmek, direnmek ve gençlere, geleceğin insanları olduklarını hatırlatmaktır; ve geri kalanlara, bizlere, anılarımızı anlatmak düşer. Şimdi mücadeleyi gençler geliştirmeli ve kurtuluşa giden yolun sosyalizmden geçtiğini hatırlamalıdırlar. Sosyalizm için mücadele etmezsek, kaybederiz.?

Bir devrimcinin el kitabı

İyi bir devrimcinin nasıl olduğunu ya da nasıl olunacağını belirlemek kolay iş değil. Yine de, Granado bize, iyi devrimcilerin ortak özelliğinin, onlarca yıl önce sahip oldukları düşünceyi bugün de aynen korumak olduğunu söylüyor. Açıktır ki, Che gibi bir yol arkadaşına sahip olmanın, hayatında özel bir anlamı oldu ve bu nedenle bize şunu söylüyor: ?Bu dostluk olmadan, denebilir ki, şimdiki Alberto Granado olmazdım. Ernesto?yla dostluğum, yolculuk ve Küba Devrimi, hayatımda gerçekten önemli olan şeyin fiilen oluştuğu üç temel direktir. Bu dostluk olmadan o yolculuğu yapmazdım; yolculuk olmadan, yaşam anlayışıma sahip olmazdım; ve Küba Devrimi olmadan, sahip olduğum düşleri gerçek kılamazdım.?

Alberto Granado, arkadaşını hatırladığında gözleri gururla doluyor. Komutan Guevara şahsiyetini her türlü mistizm elbisesinden soyundurmak için, o döneme dair anlatımlarıyla onu bizim gerçekliğimize yaklaştırıyor. Bunu en fazla hatırlatan anekdotlardan biri şu: ?Bir gece soğuktan donan bir Şilili madenci çiftle birlikteydik ve üstlerini örtecek hiç bir şeyleri yoktu. O zaman Ernesto ve ben, birbirimizle konuşmaksızın ve anlaşmaksızın, üstümüzü örttüğümüz battaniyelerden birazını aldık ve onlara hediye ettik. Büyük bir memnuniyetle söyleyebilirim ki çok üşüdük, ama ‘ben’i ‘biz’e feda edebilmiştik.?

İstediğimiz sosyalizm

Alberto Granada, Che?nin bize bıraktığı en büyük vasiyetin devrimin kendisi olduğunu söylemekten yorulmuyor. ?Elbette Fidel gibi çok iyi bir lidere ve böyle çok iyi bir halka sahip olabiliriz; ama bir devrim fikri olmaksızın her şey bulanık bir suda kalabilirdi.? Ve bizi, söylemekten daha iyi olan şeyin yapmak olduğu fikrine alıştıran, Che ve onun kuşağıdır. Mücadele ve emek örneğiyle bize sosyalizmin yolunu açtı ve Granado?lar bugün bize öğretiyor ki, bunu şöyle gördü: ?Sadece maddi varlıkların değil, etik ve ahlaki varlıkların da iyileştiği bir sosyalizm.?

?Şundan çok memnunuz ki, o zaman Latin Amerika?da imkansız olduğunu düşündüğümüz şeylerin çoğu bugün somutlaşıyor. Biz o zaman hayal meyal hissediyorduk; ama bu kadar erken göreceğimizi sanmıyorduk ?en azından ben. Mesela, diğer şeylerin arasında, bir Kızılderilinin devlet başkanı olacağı, Chavez?in bir tarım reformu yapabileceği ve petrolü devletleştirebileceği; bunlar bize Latin Amerika?da büyük ilerlemelerin olduğunu düşündürüyor. Bizi buna götürecek tüm projeleri desteklememiz gerektiğini düşünüyorum, ama düşmanın kim olduğunu da gözden kaybetmemeliyiz. Düşman kapitalizmdir, emperyalizmdir ve bu yüzden de gerçek düşmana karşı mücadelede sahip olduğumuz her şeyi birleştirmek zorundayız.?

Ernesto Guevara?yı çok iyi tanıyan Alberto Granado, hiç tereddüt etmeksizin şunu temin ediyor: ?Che yaşıyor olsaydı, savaşıyor olurdu. Afrika?da olurdu ya da Latin Amerika?yı birleştirmeye çalışıyor olurdu. Olmayacağına garanti verebileceğim tek şey, pasif kalmasıdır.? Böylece, yeniden bu söylem ve eylem tarzına uymak için ve mevcut konjonktürde, bizi Che?nin doğumunun 80. yıldönümü kutlamalarına katılmaya davet ediyor.

* Ernesto Che Guevara 14 Haziran çarşamba günü Arjantin’in önemli şehirlerinden Rosario’da doğdu.

Che henüz iki yaşında iken ilk astım krizine yakalandı.Sierra Maestra’da Batista ordularına karşı savaşırken Che’ye zorlu dakikalar yaşatan bu hastalık,Bolivya ormanlarında Barrientos’un askerleri tarafından vuruluncaya kadar yakasını bırakmadı.

Yüksek mühendis olan babası Ernesto Guevara Lynch, İrlanda asıllı bir aileden, annesi Clia dela Sena ise İrlandalı-İspanyol karışımı bir aileden geliyordu.Che üç yaşında iken ailesi Buenos Aires’e yerleşti. Daha sonraları astım krizlerinden dolayı Che’nin durumu dahada kötüleşti. Doktorlar tedavisinin çok güç olduğunu, mutlaka iklim değiştirmesi gerektiğini söylediler. Böylece Guevara ailesi yeniden göç etti.Cordoba’ya yerleştiler.

Guevara ailesi tipik bir burjuva ailesi idi. Politik eğilimleri itibarıyla da sola açık liberal olarak tanınırlardı. İspanya iç savaşında açıkça cumhuriyetçileri desteklemişlerdi. Zamanla maddi durumları bozuldu. Che, eğitim bakanlığına bağlı Dean Funes lisesine başladı. Okulda İngilizce eğitim yapılırken, annesinden de fransızca öğreniyordu. Daha ondört yaşındayken Freud’un kitaplarını okumaya başlayan Che, fransızca şiirlere bayılırdı. Baudelaire’e karşı büyük bir tutkusu vardı. Onaltı yaşında ise Neruda’ya hayran olmuştu.

Guevara ailesi,1944 yılında Buenos Aieres’e göçtü. Durumları iyiden iyiye bozulmuştu. Che, biryandan öğrenimine devam ederken bir yandan da çalışıyordu.Tıp fakültesine yazıldı. Fakültedeki ilkyıllarında Arjantin’in kuzey ve batı bölgelerini baştan başa dolaşmış, buralardaki orman köylerinde cüzzam ve tropikal hastalıklar üzerinde çalışmalar yapmıştı.

Son sınıfta iken Che, arkadaşı Alberto Granadas ile bütün Latin Amerika’yı içine alan bir motosiklet turuna çıktı. Bu tur ona, Latin Amerika’nın sömürülen köylülerini yakından tanıma fırsatı verdi. Che, 1953 yılının Mart ayında üniversiteyi bitirmiş doktor olmuştu. Venezuella’daki cüzzam kolonisinde çalışmak üzere anlaşmıştı. Buraya gitmek için çıktığı yolculuğu sırasında Peru’ya da uğradı. Orada yerliler hakkında daha önce yayınlanmış bir incelemesi yüzünden tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Hapisten çıktıktan sonra Ekvator’da bir kaç gün kaldı. Burada Ricardo Rojo adında bir avukatla tanışması hayatının dönüm noktası oldu. Che, Venezulla’ya gitmekten vazgeçip, Ricardo Rojo ile birlikte Guetamala’ya gitti. Devrimci Arbenz Hükümeti sağcı bir darbe ile devrilince Arjantin büyük elçiliğine sığındı. İlk fırsatta ihtilalcilerin safına katıldı. Faaliyetlerinden dolayı elçilik binasından çıkartıldı. Guetamala’da kalması tehlikeli bir durum alınca Meksika’ya gitti. Ernesto, Guatemala’da bir çok Kübalı sürgün ve Fidel Castro’nun kardeşi Raul ile karşılaşmıştı. Meksika’ya geçtiğinde ise Fidel Castro ve arkadaşları ile tanışarak Küba devrimcileri safında yer aldı. Daha sonra Granma gemisiyle Küba’ya hareket etti ve savaşın sonuna kadar en ön safhada yer aldı.

Devrim sonrasında Binbaşı Ernesto Che Guevara Havana’nın la Cabana Kalesi’nin komutanlığına getirildi.1959 yılında Küba vatandaşı ilan edildi . Bir süre sonra silah arkadaşı Aleida March ile evlendi. 7 Ekim 1959’da Milli Tarım Reformu Enstitüsü başkanlığına atandı. 26 Kasım’da da Küba Milli Bankası başkanlığına getirildi. Böylece Che ülkenin mali işlerini yüklenmiş oluyordu.

23 Şubat 1961’de Küba Devrim Hükümeti bir sanayi bakanlığı kurarak Che’yi bunun başına getirdi. Ancak Playa Giran çatışması sırasında, tekrar kale komutanlığı görevine getirildi. Daha sonra az gelişmiş ülkelere çeşitli seyahatlar yapan Che, sömürülen halkları ve emperyalistleri daha yakından tanıma fırsatı buldu. Bu durum Che’nin savaşcı yanının tekrar canlanmasına yol açtı.

Artık başka Latin Amerika ülkelerine gidip halkları örgütlemesi gerektiği kararını vermişti.1965 Eylül’ünde bilinmeyen ülkelere doğru yola çıktı. 3 Ekim 1965’de Fidel Castro, Che’nin ünlü veda mektubunu Küba Halkı’na okudu.

…Ve ölüm Che’yi Bolivya’da Higueras yakınlarında yakaladı. Barrientos’un askerleri O’nu 7 Ekim 1967 gecesi Hieguras yakınlarında kıstırdılar. Bacağından ağır bir yara aldı ve Hieguras’da bir okula hapsedildi. Kimsenin karşısında eğilmedi. Ve 9 Ekim günü Barrientos’un kiralık katillerinden Mario Turan’ın dokuz kurşunuyla can verdi.

*KAYNAK: Guevara,Ernesto Che.”Savaş Anıları”.Ant Yayınları : 1970

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Uçurum İnsanları – Jack London

Uçurum İnsanları yazıldığında takvimler 1902'yi gösteriyordu. Jack London, son eserini yazmak için araştırma yapıyordu. Eski kıyafetler giyip kendine tam anlamıyla...

Kapat