Çiztanbul – Studio Rodeo

İstanbul merkezli Studio Rodeo, özgün çizgi roman projelerine devam ediyor. Studio Rodeo?nun 2012 yıllığı olan ÇİZTANBUL, yüksek kaliteli albümler dizisinin yeni kitabı olarak Nisan 2012?de çıktı.
ÇİZTANBUL, kadim, kaotik ve karizmatik şehr-i İstanbul?u merkeze alan bir çizgi roman projesinin ilk kitabı. Ustalıklarıyla nam salmış kıdemli isimlerin de dahil olduğu çeşitli sanatçılar, dünyanın farklı köşelerinden gelip gezdikleri İstanbul?a dair çalışmalarını ÇİZTANBUL?a özel olarak gerçekleştirdi.
ÇİZTANBUL?un açılış öyküsü, Charles Vess imzasını taşıyor. Tamamen görsel biçimde akan bir çeşit çizgi-masal niteliğindeki bu çalışmasında, Vess, genel görünüşü ve fıkralarıyla kendisini çok etkileyen Nasreddin Hoca?yı zamanötesi bir karakter olarak ele aldı. Neil Gaiman?la birlikte ortaya koyduğu eserler başta olmak üzere Amerikan çizgi edebiyatına önemli katkılarda bulunmuş Vess, ÇİZTANBUL?a emek vermiş isimlerden yalnızca biri.
ÇİZTANBUL?da imzası bulunan diğer çizgi romancılar arasında, Belçikalı Dany Henrotin (Bernard Prince, Olivier Rameau) ve İtalyan Roberto Diso (Mister No, Tex) da var. Dany Henrotin, İstanbul?un onlarca farklı semtini, bu kitaba özel olarak yarattığı Ayça adlı İstanbul kızı üzerinden anlatıyor. Makedon Aleksandar Sotirovski?nin uzun öyküsü Mustafa Kemal?in İstanbul?una kadar giderken, Enis Cisic ve Esmir Prlja?nın öykülerinde geleceğin İstanbul?una dair fantastik unsurlarla karşılaşıyoruz. İspanyol Alberto Jiménez Alburquerque ve dünyaca ünlü Sırp çizgi-gazeteci Aleksandar Zograf, ÇİZTANBUL?da tanışacağınız diğer yetenekler.
ÇİZTANBUL?a dair her türlü bilgi, tanıtım ve güncelleme, kitaba özel site Ciztanbul.com üzerinden takip edebiliyor.

Başka Çiztanbul Yok! – Murat Mıhçıoğlu
Balık, içinde yüzdüğü denizin kıymetini bilmez derler. Aynı şiddette bir anlamazlık durumu, İstanbullular için de geçerli.
Bunu söylemek, İstanbul?a ta üniversite yıllarında adım atmış birinin haddine değil diye düşünenleriniz çıkabilir. Oysa ki, tam tersine: Uzak göllerden akıp gelen balıklar, denizin nimetlerini ve lânetlerini daha net görür. Kendimizi bir şehre, bir şehri de kendimize ait kabul etmenin kriteri, oraya ne zaman geldiğimiz değil, gelip de orada ne yaptığımızdır.
Sazanlar, hamsiler, köpekbalıkları, ahtapotlar… Bugün içinde yaşayan herkes, bir rol buluyor kendine bu denizde. Kimi saftirik ve sömürülmeye müsait, kimi aidiyet duygusunu başka yerde arıyor, kimi yırtıcı, hatta kanunsuz, kimi ise güç belâ geçinip gitmek için sekiz kolla sarılmış buranın yosunlarına.
Balığın gözünden bakınca başka, kedinin gözünden bakınca başka, martının gözünden bakınca ise bambaşka görünür bu şehir. Nereden biliyorsun, diyeceksiniz… Doğru ya. İçinde çizgi roman insanı olarak devindiğimiz hayat bir reenkarnasyon deplasmanından ibaret değilse, ne balık olarak, ne kedi olarak, ne de martı olarak görmüşlüğümüz var İstanbul?u.
Amma ve lâkin, hiç olmadığımız ve olamayacağımız mahlukâtın, hatta çeşit çeşit insanların gözünden bakabilme şansımız da var hayata ve şehirlere. Beşharfli bir sözcüğü anahtar edinmek yetiyor: Sanat!
Dijitalin dibine vurmuş dünyamızda bini bir paraya satılan kamera objektiflerine benzemez sanatçıların gözleri. Aynı noktada durup aynı yöne doğru baksalar da, bambaşka detaylar yakalarlar. Kimi çok uzağa odaklanır, kimi yarına bakar gibi durur da aslında geleceği görür.
İstanbul ne kadar önemli bir şehirse, çizgi roman da o kadar önemli bir sanat. Her ikisine birdenburun kıvıranların tarafında değiliz elbet: İkisinin de henüz yeterince işlenmemiş cevher olduğu düşüncesiyle çıktık bu zorlu yola.
Bugünün ve yarının çizgi roman devlerini şehrimizde buluşturduk. Sponsorumuzun sağladığı maddi ve lojistik imkânlar sayesinde, İstanbul?u köşe bucak gezdiler. İlham kaynaklarıyla yüz yüze geldiler… Resmedecekleri güzelliklerin içinde yaşadılar… Dikkatlerini cezbeden ayrıntılara dair bilgileri, doğrudan biz ev sahiplerinden dinlediler… Hezarfen olup yukardan, kâhin olup yarından, âşık olup içinden baktılar İstanbul?a.
Farklı gruplar halinde tamamlanan bu ilk etaptan sonra, evlerine dönen yaratıclarla kâh telefonda, kâhbilgisayar başında uzun mesailer harcadık. Ortaya çıkabilecek milyonlarca farklı Çiztanbul içinden en güzelini yakalamak istedik.
Sanatçıların neredeyse tamamı ilk kez görüyordu şehrimizi. Fakat, kaideyi bozan bir istisnaydı İtalyan Roberto Diso: Yıllar sonra dönenlerin öyküsünü, doyulmaz üsubuyla anlattı.
Açılış sayfalarımız için, Amerikalı Charles Vess bir şiir çizdi adeta.
Belçikalı Dany Henrotin ise sevişti İstanbul?la.
Makedon Aleksandar Sotirovski, bulduğu öyküde metropolümüzü kendi memleketine bağladı.
İspanyol Alberto Jiménez Alburquerque, ismi kadar uzun ve fiyakalı bir kuleden esinlenerek yazıp çizdi.
Aleksandar Zograf, gazetecilikten gelme bir sanatçı olduğunu ince tespitlerle dolu metinleriyle ve kendine has deseniyle hissettirdi.
Farklı kültürlerin kaynama kazanıdır ya, Balkanlar?ın New York?u da sayılır İstanbul. Saraybosnalı arkadaşlarımız, kalabalığından ve temposundan etkilendikleri şehrimizi geleceğe dönük anlatılar için ideal buldu: Enis Cisic bilişim tehlikesinin farkında olup olmadığımızı sorguladı. Esmir Prlja – Amra Hejub çifti ise, devir değişse de sabit kalacak şeylere vurgu yaptı.
Geldiler, gezdiler, yazıp çizdiler!
Kiminin ustalığından, kiminin gençlik ateşinden feyz aldığımız bu birbirinden değerli yaratıcılarla çalışmak yorucuydu elbet. Fakat aynı zamanda, son derece keyifliydi.
Studio Rodeo ekibi boş durmuyor ve durmayacak. Çizgi edebiyat alanında özgün eserler verilen bir merkez olarak görmek istiyoruz İstanbul?u. Geride bıraktığımız yolculuğun son durağı olan Çiztanbul, yeni yolculuklarımız için bir ilk durak işlevi görecek. Bu kitaptaki içeriğin farklı dillerdeki yayınları dahil, her türlü bağlantılı konuyu Ciztanbul.com adresinde sıcak güncellemelerle ele alıyor olacağız.
Başka Çiztanbul yok diyoruz, evet… Çünkü kendi kulvarımızda, İstanbul?a yönelik usta ve özgün bakışların derlendiği tek kitaba imza attık.
Başka Çiztanbul yok dedikten sonra, ekliyoruz ama: Biz yenisini yapana dek yok!
Yeni yıllıklarda buluşmak dileğiyle,

Kitabın Künyesi
Çiztanbul
Kitabın özgün dili: Türkçe
Editör: Murat Mıhçıoğlu
Yazar: Studio Rodeo (Charles Vess, Roberto Diso, Dany Henrotin, Aleksandar Zograf, Alberto Jiménez Alburquerque, Enis Cisic, Esmir Prlja, Amra Hejub, Aleksandar Sotirovski)
Sayfa sayısı: 112
Ebat: 22 x 30 cm.

Yorum yapın

Daha fazla Çizgi roman
Cam Kent – Paul Auster

"Quinn hayatta en çok yürümeyi severdi. New York sonsuz adımlar labirentiydi... ...ve ne kadar yürürse yürüsün, o labirent ona hep...

Kapat