Dinle küçük faşist

akdogan-ozkanO çok övündüğün şanlı Osmanlı’nın 1877 tarihli 1. Meclis-i Umumî’sinde 16 dil konuşuluyor, 11 inanç temsil ediliyordu.

Bugün merkezinde Türkiye’nin ikinci büyük etnik grubunun yer aldığı bir siyasi hareket Meclis’te kendisine 80 vekille temsil imkânı buldu diye kıyameti kopardın. Sokaklara dökülüp linç girişimlerinde bulundun, gittin bina kundakladın, kitapçı yaktın, sırf sokakta kendi lisanını konuştu diye gencecik bir çocuğu öldürdün!

Aslında sen istiyorsun ki, Türkiye’de herkes tek bir dil konuşsun. Tek bir ümmetin kulu olsun. Tek bir kişiye biat etsin. Ve de sünnetsizler cezasını bulsun!

Bunun için her şeyi yapmaya kararlısın!

Adam senin ana dilini biliyor, sen onunkini bilmiyorsun. Ama bu durum onu hastanelik etmene ve bir heykeli zorla öptürtmene engel olamıyor. Cesaretini cehaletinden aldığının farkında değilsin.

15’i çok ciddi şekilde yok olma riskiyle karşı karşıya olan 35 dilin konuşulduğu bu ülkede her bir dili Türkiye’yi zengin kılan bir hazine bellememiz gerekirken… Yok olmalarının önüne geçmemiz lazım gelirken… Sen dillerimizin teker teker koparılmasını ve bizi belleksiz bırakmasını tercih edebiliyorsun.

Bak mesela, 15-20 sene önce en az bin kişinin konuştuğu Hertevin dili yok olmak üzere. Bugün sadece Siirt’in Pervari ilçesi Ekindüzü köyünde bir elin parmakları kadar insan konuşabiliyor Hertevinceyi. Beş, bilemedin 6 kişi!

Çünkü Keldani kökenli bazı vatandaşlarımız bu köyden ve civarındaki köylerden gitmek zorunda kaldılar. Onları –diğer bir çokları gibi- kovduk, gönderdik bu topraklardan, vatanlarından uzaklara!

O farklı kültürlerin bu topraklardan gidişinin bizden ve zenginliğimizden neler götürdüğünün farkında değil misin? Kaybettiklerimizin değerini ölçebilecek bir cetvelin de mi yok?

“Yüzde 98 küsurluk” (!) homojen tablo bile kesmiyor seni ki, her yerde “tehdit” algılıyor, yüzde 100’lük bir ârılığı yakalayacağın günleri iple çekiyorsun!

Kültürler arası etkileşimin coğrafyaların gelişim motoru olduğundan haberdar değil misin?

Oysa o pek gurur duyduğun ecdadın bundan haberdardı. Farklı diyarlardan göçerek Anadolu’yu mesken tutan ataların, buralardaki yerleşik topluluklarla etkileşim içinde olmayı reddetmediler. Tersini yapsalardı, bugüne gündelik hayatımızı kuşatan zenginliklerin hangisini aktarma olanağı bulabilirlerdi dersin?

Bak, 8 milyon kişinin yaşadığı Papua Yeni Gine ve etrafındaki Pasifik adalarında yaklaşık 839 farklı dil konuşuluyor. Birinin de aklına arabasına, teknesine bayrak kuşanıp, koşup kendisinden farklı dil konuşan ötekinin evini kundaklamak, dövüp bir heykel öptürmek gelmiyor! Ülkedeki lisan çeşitliliğinin etnik ihtilafların azalmasına katkıda bulunduğuna bile inanılıyor. Orada, geri kalmış bir ülke olarak düşündüğün Papua Yeni Gine’de!

Burada, dünyanın ilk 10 ekonomisi içinde olmaya aday Türkiye’de… Senin çocukların içinde doğruluk, adalet ve barış geçen bir lisana vakıf olsalar, fena mı olur? Kaybettiklerimizin değerini ölçebilecek bir cetvelleri olsa?

“Edi bese,” deseler mesela: “Vatandaş, barışça konuş!”

Akdoğan Özkan
14 Eylül 2015 http://t24.com.tr/

Yorum yapın

Daha fazla farkettiren yazılar, Makaleler
“İnsanlık gri ve ıssız bir bilinç bulanıklığının pençesinde” Steinbeck

İşte, Steinbeck'in ödül aldığı 1962 yılında söyledikleri: "Burada bir fare gibi tiz sesler çıkaramam" Çalışmamı bu yüksek onura layık gördüğü...

Kapat