Dostoyevski’nin Kumarbaz romanına dair – Süleyman Deveci

Kumarbaz büyük üstadın kırkbeş yaşındayken 1867´de kendi yayınevinin dayatması sonucu 25 günde yazdığı önemli roman klasiklerinden biridir. Bu zaman dilimi içerisinde eğer bu eserini bitirmez ise diğer yapıtları üzerindeki yayın hakkını yitirecektir. Bu yazma esnasında kendisine yardımcı olması, yazıları aktarması dahası konuştuklarını yazıya aktarması amacıyla tuttuğu Anna Grigoryevna ile daha sonra evlendiğini edebiyat tarihçileri yazarlar. Roman kumar alışkanlığının dahada ötesi hastalığının, tutukusunun ve dramatik bir aşkın layıkiyle aktarılmasından başka bir şey değildir. Kendisinin de kitabın kahramanı Aleksey İvaneviç gibi bir kumarbaz olduğu yazılan Dostoyevski yaşayıp hissettiklerini kâğıda dökmekte haddinden fazla yeteneklidir.

Yüksek tabakadan Aleksey İvaneviç kumarbazdır. Çarlık döneminde orduda generallik yapan bir paşanın ki aslında abarttığına bakmayın ancak albay olabilmiştir, iyi bir öğrenim görmüş akrabasıdır. Aleksey generalin üvey kızı Polina´ya aşıktır. Romanın diğer önemli bir kahramanı generalin halası Antonida Vasilyevna Tarasyeviçeva´dır. General emekli olduğunda aldığı parayı rulet oynayıp yitirmiştir. Ev halkının diğer üyeleri gibi halasının ölmesini ve mirasından pay almayı Fransız soylularından Matmazel Blanche ile evlenmeyi beklemektedir. Hâlbuki kadın soylu moylu değildir o da zengin haladan kalacak mirasın peşindedir. Herkesin büyükanne dediği hala iyileşir ve olayların geçtiği Almanya´nın bir kasabasına Ruletenburg´a diğer ev halkının yanına gelir.
Aleksey İvaneviç kumar alışkanlığını aslında terk etmek istemektedir. Ama sevdiği siyah gözlü, uzun saçlı, akıllı ve ağırbaşlı Polina´nın borçlarını ödemek maksadıyla oyuna devam eder. Büyükanneyi hep kumar oynarken ve kaybederken görürüz, bit bit bitmez parası vardır, bu arada generalin herhangi bir miras alamayacağını anlayan Matmazel Blanche Marki Degrieux ile adı geçen kasabayı terk eder. Nihayet parası biten, düpedüz züğürt kalan büyükanne bir İngiliz genci Astley´den borç ister. Astley Polina´yı sevmektedir. Ama sonunda Polina kahramanımız Aleksey´i sevdiğini itiraf edecektir. Ama bu aşk öyküsünün sonuda her zaman ki gibi acı doludur.
Kumar oynamanın yararları ve zararları demeyelim de bu dünyada ruhunu kaybetmiş bir insanın genel durumunu roman bize anlatır. Hep yitirdiklerini hele bir kazanmak için oynanır. Bazen anlatılarda damak tadı verilerek kazanılır, kazandırılır. Yitirilip yutulduğunda yansıtılan izler buram buram yenilgi, yıkım, neredeyse ölüm öncesi kokar. O günden bu yana değişen oyunların biçimi, adları, yeni teknolojilere bulaşması olabilir. O tutku, hisler, beklentiler, kurulan hayeller, yıkılan umutlar hangi ulus ve tabakadan olursa olunsun hepsi aynı ve evrenseldir. Dostoyevski o dünyanın ruh halini delicesine, abartmasız binbir detay ve boyutuyla okuyucusuna sunarken kendi kumar alışkanlığının da hastalıklı renklerini bize sunar.
Kitabın anlattıkları kadar yazılması, basılması, sorunlu yayınevi ile yaşananlar da başlı başına ayrı yazıların konusu, edebiyat araştırmacıları için bulunmaz bir madendir. Dostoyevski´nin insanın ruhunun derinliklerine yaptığı tek boyutlu bir yolculuğun tatlı bir aktarımıdır Kumarbaz, onu, kumarbazların ruh hallerini, dünyalarını tanımak isteyenler için ölümsüz bir psikolojik kaynaktırda aynı zamanda. Edebi ağırlığının yanısıra psikolojik yönden bilimsel analizlere de rastgelmek mümkün.
Yazan: Süleyman Deveci
Yazarın web adresi: http://www.criticus.eu/

Yorum yapın

Daha fazla Makaleler
Ergani Yürüyor – Prof. Dr. M. Şehmus Güzel

Ergani?den ve Tarihten Bir Yaprak « Kuzeyinde Makam Dağı vardır. Dağın beyazımtırak ve saydamsı çiçekleri yükseklerden ovayı seyrederler. Ovada göz...

Kapat