Ece Ayhan – Nilgün Marmara Üstüne Sekiz Soru İki Görüş

1. Nilgün Marmara “korkunç kokular saçan renk cümbüşü içinde çekiciliği kavranamaz çiçekli yolların sürekli kuşkucu yolcusu” mudur sizce? Nereye nasıl ve kimle gittiği belli olmayan bir yolcu mu?

2. Nilgün Marmara’da yaşamla ölüm arasındaki o yerin o noktanın bakışımı günle gece arasındaki diyalogla monolog arasındaki o yer o nokta mıdır?

3. Nilgün Marmara’nın şiirinde dış dünyayla bir ilk karşılaşma tanışma heyecanı ve bir o kadar da yorgunluğu olduğunu söyleyebilir miyiz?

4. Tekrarın getirdiği sonluluk ile oluşumunu tamamlamayan an’lardan oluşan (oluşamayan) sonsuzluk arasındaki çekişmenin Nilgün Marmara’nın şiirinde bir karşılığı var mı?

5. Nilgün Marmara’nın şiirinin dinamiğini oluşturan ruh durumu (ya da ruh durumları) ile yazı arasındaki ilişki sizce nedir?

6. Nilgün Marmara’nın özel hayatına şiirle olan ilişkisine dair anılar ya da birtakım diyaloglar hatırlıyor musunuz?

7. Nilgün Marmara’nın şiirinde Türk ve Dünya şiiriyle-şairleriyle birtakım etkileşimler sezdiniz mi?

8. Şair-şiir ve “intihar duygusu” üçgeni içinde sizin için ilk elde beliren çağrışımlar neler olabilir?

Bütün soruları birleştiriyorum. Karşılıkları da öyle olacaktır:

(Her anlamıyla evet) Güzelim Nilgün Marmara’nın geçici bir heves de olsa tele oğlanların yakınına düşmesi herhalde hiç hoş bir şey değildir. Ama çok şükür 128 Nilgün Marmara bizim gönlümüz gerçekliğinde orada o mezarlıkta yatmıyor!

Ve Ege denizlerinin derin yerlerle sığ yerler arasındaki tuhaf bir mavilikte olan gözleriyle Nilgün Marmara yıllar öncesinin Miss Lou’su gibi: “Bana lütfen çiçek göndermeyin” diyor “Benim kendi çiçeklerim var!”

Haklılığın inadıyla apaçık yazıyorum ki Nilgün Marmara uçsuz bucaksız sivil şairlerden biridir. Belki de en önde geleni. Sözgelimi kendi kuşağı rahatça onun adıyla anılabilir.

Nilgün Marmara’nın şiirleri yabancı etki aranıyorsa en çok Dylan Thomas çizgisi vardır denebilir. Anglo-Sakson şiiri! (‘Milkwood’un Dylan Thomas’ta ne anlama geldiğini bulursanız bir ipucu yakalamış olursunuz.)

Nilgün Marmara’nın Kızıltoprak’ta denize ters yönde bir çığlık bile atmadan kendini 6. kattan aşağı bırakması üzerine ben ne söyleyebilirim ki. Kağan Önal Perihan Marmara ve arkadaşları Gülseli inal Mustafa Irgat Emel Şahinkaya Seyhan Erozçelik Cezmi Ersöz Ahmet Soysal. konuşabilirler bakın.

Cihat Burak pahasının sonucu için kaç kez sormuştur bana “Ama niye?”Cemal Süreya hiçbir şey sormamıştı.Nejat Bayramoğlu ise “Bizim hiçbirimizin yapamadığı şeyi yaptı kız” demişti.işte ancak bunları bunları diyorum. Bu kadar

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here