Kategori: Ece Ayhan

Ece Ayhan – Nilgün Marmara Üstüne Sekiz Soru İki Görüş

1. Nilgün Marmara “korkunç kokular saçan renk cümbüşü içinde çekiciliği kavranamaz çiçekli yolların sürekli kuşkucu yolcusu” mudur sizce? Nereye nasıl ve kimle gittiği belli olmayan bir yolcu mu? 2. Nilgün Marmara’da yaşamla ölüm arasındaki o yerin o noktanın bakışımı günle gece arasındaki diyalogla monolog arasındaki o yer o nokta mıdır? 3. Nilgün Marmara’nın şiirinde dış

okumak için tıklayınız

Ece Ayhan – 128 Nilgün Marmara

Önce Nilgün Marmara’yı herkesinki gibi değil de kendine özgü ve çok değişik morumsu renkte bir giysiyle bir öğrenci olarak düşündüğümü söyleyeceğim. Ama derslere pek girmeyen ve umutsuzlar merdiveni’nde oturmayı seçen çok tuhaf bir öğrenci; daha doğrusu benzersiz bir öğrenci olarak düşündüğümü söyleyeceğim. Sırası belki önlerdedir ama kendisi en arkalarda bulunmayı sever. Her zaman da sınıfı

okumak için tıklayınız

“Ece Ayhan Çağlar” Hakkında Bilinmeyenler – Zafer Yalçınpınar

‘İkinci Yeni’ şiir akımının ağababası Ece Ayhan Çağlar, 14 yıl önce bugün -12 Temmuz 2002 tarihinde- vefat etti. ‘Sıkı şair’ Ece Ayhan, 1950’li yıllarda kaleme aldığı ilk şiirlerinden başlayarak 1990’ların sonuna kadar uzanan yarım yüzyıllık edebiyat serüveninde Türk dilinin bilişsel sınırlarını zorlayıp ‘imgesel alan derinliği’ni genişleten ve sonuç olarak da Türkçe’nin tahayyül gücünü (imgelemini) özgürleştiren

okumak için tıklayınız

Ece Ayhan: “Bazen yemek yiyecek param olmuyor, bir ekmek satın alıp onu yiyorum”.

Hastalığın yanı sıra yoksulluk. Bir gün Beyoğlu’nun bir ara sokağında rastladım, elinde bir ekmek vardı, yarısını yemişti. Sonra bana ekmeği aldığı fırını gösterdi. Bana da verdi. Dedi ki (kolay kolay böyle konuşmazdı): “Bazen yemek yiyecek param olmuyor; böyle yapıyorum; bir ekmek satın alıp onu yiyorum”. Bir anı daha: Bir gün, çok fazla tanımadığı kız kardeşime rastlamış, konuşuyorlarmış, birden Ece Ayhan

okumak için tıklayınız

Ece Ayhan ile ‘Kara Gerçek’ – Zafer Yalçınpınar

Ece Ayhan’ın Enis Batur’a yazdığı (1975-2002 tarih aralığını kapsayan) mektuplar, “Hoş Çakal Hoş Tilki” adıyla Noktürn Yayınları tarafından Eylül 2015’te kitaplaştırıldı. İşbu mektupları Ece Ayhan’a ait diğer bazı metin ve mektuplarla karşılaştırmalı olarak okumayı (4 Ocak 2015 tarihinde) tamamladım.

okumak için tıklayınız

Kendi kendisinin noteri bir kambur: Ece Ayhan

Ece Ayhan benzeri göçebe şairlerin geride bıraktıkları nice belge vardır henüz haberdar olmadığımız. Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemi şair ve yazarları belki daha dikkatli idiler bu konuda. Üstelik onların özenleri, hayat akışları kadar kültür ve sosyal çevrenin ilgileri ile de bütünleşirdi. Gerçi harf devriminden sonra yaşananlar, geçmişin tu kaka edilmesi, eski yazının gündemden düşmesi orada

okumak için tıklayınız

Ece Ayhan’ın Şiirlerinde Mitolojik ve Masalsı Ögeler*

Özet: Mitoloji, hem Batı edebiyatında hem de Türk edebiyatında şairlerin yer yer yöneldikleri bir alandır. Yalnızca klasik şairlerin değil, kimi modern şairlerin de bu alanın verimlerinden yararlanarak şiirsel anlatımlarına bir tür zenginlik kazandırdıkları görülür. Kuşkusuz, mitolojik ögeler gibi masalsı ögeler de şiirsel imgelem için yeni açılım olanakları sunar. Çağdaş Türk şiirinde bu ögeleri şiirlerine taşıyan

okumak için tıklayınız

Eski Harflerle Kalb Ağrısı Var mı? Var da Onlar Biraz Pahalı – Beliz Güçbilmez

Bankalar bize gelecekten haber veriyor. On yıllık ev kredileri, on yıl boyunca, her gün bir gün öncekinden daha bağımlı ve daha yoksul olacağımızı müjdeliyor. Kredi kartı ekstrelerinin taksit dökümü henüz gelmemiş günlerin utkulu vaatleriyle dolu. Sistem bugünümüzü harcamakla yetinmiyor, geleceğimizi de harcıyor, gelecek daha gelmeden zaten çoktan bitmiş oluyor. Yeni kapitalizm buradan okunduğunda basbayağı gelecekçi

okumak için tıklayınız

Meyan Kökü Hazırlayın Ben de Geliyorum – Süreyya Karacabey

Değerleri dile döktüğümüz yer onların ilksel anlamlarının barındırdıkları özgünlükten ve sahicilikten çok uzakta, pek çok düzlemde düşülen bir tuzak bu, klişelerin ve anlam cesetlerinin tuzağı. Muhafazakarlık karşı çıktığı ya da ufkuyla anlam kazandığı modernliğin negatif tamlayıcılarından biridir, dolayısıyla bir kaybın üzerine yazılmıştır. Kendini rasyonel aklın eşliğindeki hız, değişim vb. gibi yaylı sazlarla ifade etmeye çalışan

okumak için tıklayınız

Sivil Denemeler Kara ? Ece Ayhan

Sivil Denemeler Kara: Ece Ayhan, bu kez İkinci Yeni’den “Sıkı Şiir”e, Nilgün Marmara’dan Tezer Özlü’ye, Edip Cansever’den Cemal Süreya’ya, Sevim Burak’tan Turgut Uyar’a, Bohemlikten Marjinalliğe hem sivil hem kara… En Sıkı Şair: Cemalettin Süreyya Seber Evet Cemal Süreya gerçekten de en sıkı şairlerdendi. Sivil, cins, özgün vs. Nâzım Hikmet’le yan yana ve eşit düşünülürdü. (1984’te,

okumak için tıklayınız

Bir Şiirin Bakır Çağı – Ece Ayhan

Edebiyatımızın değerli şairlerinden Ece Ayhan?ın, ‘Bir Şiirin Bakır Çağı’, kendi deyişiyle ?dipyazılar?ını topladığı bu son kitabı; İkinci Yeni, Pazar Postası, Yahya Kemal, Nâzım Hikmet, Sait Faik, Tarih, Toplum ve Kültür üzerine uzun uzun düşünüp o bildik diliyle yazarken, kötülük toplumunun karşısında ayağa kalkıyor. Efendi efendi ayakta durmaya çabalarken, bak bu bir budak da ne oluyor?

okumak için tıklayınız