Kendi kendisinin noteri bir kambur: Ece Ayhan

Ece Ayhan benzeri göçebe şairlerin geride bıraktıkları nice belge vardır henüz haberdar olmadığımız. Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemi şair ve yazarları belki daha dikkatli idiler bu konuda. Üstelik onların özenleri, hayat akışları kadar kültür ve sosyal çevrenin ilgileri ile de bütünleşirdi. Gerçi harf devriminden sonra yaşananlar, geçmişin tu kaka edilmesi, eski yazının gündemden düşmesi orada da trajik hikâyeler oluşmasına neden oldu. Şair ve yazarların sosyolojik bağlamda taşradan gelmesiyle birlikte hepten sahipsizlik ve dağınıklık kader oldu. Ne yazar kendi eşyasını koruyabildi ne de birileri dönüp onlarla ilgilendi. Canlı tanıkları Cemal Süreya?nın kütüphanesinin son anda nasıl kurtarıldığını anlatır. Ya kâğıtlar, defterler, karalamalar, hayatın izleri ile dolu belgeler… Kimin umuru? Şair ve yazar kimin derdi? Her şey biraz da tesadüflerin elinde.

Tunç Tayanç?ın yazdığına göre, Ece Ayhan Çağlar?ın defteri de böylesi bir sürecin sonucunda ele geçiyor. Yoksa kader onu bir çöp tenekesine çoktan fırlatabilir, bir yangında ebediyen küle çevirebilirdi. İlginç olan Ece Ayhan?ın çok erken yaşlarda belli bir düzen içinde hareket etmesidir burada. Bildiğimiz şair, böylesi özenlerden yoksundu. Ancak görüyoruz ki, Ece ilk kitabı üzerine hayli çalışmış. Taslak yapmış. Edebiyat tarihi açısından da önemli bir bilgi getiriyor bu belgeler. Kınar Hanımın Denizleri?nin başta, ?Çocukların Ölüm Şarkıları? ismiyle hazırlandığını öğreniyoruz. Hiç şüphesiz ikinci tercih daha yerinde olmuş. Gülümsetici taraf ise eldeki dosyanın bir tutanağının da olması. Bunu ister erken yaşlardaki Mülkiyeli yatkınlık isterse muziplik diye yorumlayalım. Devletçi bir ton ağır basıyor ki bu da ilginç. ?Kendi kendisinin noteri bir kambur.?

Tunç Tayanç malzemeyi kendisine has kurguyla yeniden harmanlamış, ileri geri yolculuklar yapmış, şairin konuşmalarına başvurarak ilk kitabı ve şiir serüvenini irdelemeye çalışmış. Yer yer yaşadığı tereddütlerin de altını çizmiş. Ne de olsa ilk dönem ve lise yıllarına kadar inen şiirler var elde. ?Aslında, Ece Ayhan?ın ?lise yılları?ndan kalan şiirlerini – kendisi yayımlamadığına göre – yayına hazırlamak konusunda epey ikirciklendim. Ancak şairin gelişme çizgisini göstermesi açısından yayımlanmasının daha doğru olacağına karar verdim,? cümleleriyle özetlemiş yaklaşımını.

Kınar Hanımın Denizleri, İkinci Yeni daha çok da Ece Ayhan şiiri bakımından tipik, atak ve sağlam bir kitaptır. Şairi çok içerden izleyenler bakımından ise, hemen öncesindeki şiirler daha romantik bir şairi gösterir. Ece?nin imajı emeksizlik ve pervasız gibi gözükse de hayli gayret ettiği, şiirler yazıp dergilere gönderdiği, savaştığı bilinir. Ses, duygu, anlatımsal bütünlük, mesaj gibi unsurları kaçınılmaz olarak taşıyan bu ilk şiirlerde hayli formel bir dil de hissedilir. Şair henüz çevrenin baskın etkisindedir ve her şeye rağmen kendisini açığa çıkarmanın peşindedir. Hatta Beyoğlu Erkek Lisesi?nde çıkardıkları Yeni adlı okul dergisinde çıkan ilk şiiri ?Lambalı Kadın?, uzun vadede onun ilgilerini de imler gibidir.

Ece Ayhan şiiri kadar, şiir serüveni hakkında da hayli konuşmuş bir şair. Ne var ki, yer yer, isim ve konuları karıştırdığı, oradan oraya sıçradığı da malum. O bakımdan bu ve benzeri belgeler, defterler, şairi ve sözlerini tek referans alma eksikliğinden hem ilgili okuru hem de asıl araştırmacı ve tarihçileri yanlış yorumlara gitmekten kurtaracaktır. Tunç Tayanç?ın çalışması, sivil, iddiasız fakat bir o kadar önemli. Ece?yi bir kez daha gözden geçirmek için de fırsat.

ÖMER ERDEM
(08.08.2014, http://kitap.radikal.com.tr/)

ADIM ECE AYHAN ÇAĞLAR
Hazırlayan: Tunç Tayanç
Yapı Kredi Yayınları
2014, 264 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla İnceleme, Makaleler
Kahire sokakları

Mısır?ın sokakları edebiyatın içinden geçiyor sanki. Necip Mahfuz?u okurken, dünya sokaklardan ibaret diye düşünüyorsunuz zira. Öyle ki Mahfuz civar sokaklardan...

Kapat