Ecinniler?in Gölgesinde / Dostoyevski, Leyla Erbil, Kaan Arslanoğlu ve Orhan Pamuk Üzerine İncelemeler – Yeşim Dinçer

Dostoyevski’nin dört büyük romanından biri olan Ecinniler, gelmiş geçmiş en güçlü politik roman olma özelliğini de taşıyor. Yazılışından bu yana geçen 140 yılda, Camus ve Coetzee gibi edebiyatçıların, Wajda ve Godard gibi sinemacıların da aralarında bulunduğu birçok yaratıcıyı etkiledi, yapıtlarına esin kaynağı oldu. Yeşim Dinçer, Ecinniler’in dev gölgesinde yazılan ve ondan esintiler taşıyan çağdaş Türk romanlarını ele alıyor bu kitapta. Dostoyevski’nin karakterlerini, kurgusunu, yaşamını; en çok da polemiklerini hatırda tutarak.
Orhan Pamuk’un Kar, Leyla Erbil’in Mektup Aşkları ve Kaan Arslanoğlu’nun İntihar yapıtlarının ışığında şu sorunun da yanıtı aranıyor bir yandan: Ecinniler’de ele alınan felsefi ve politik meseleler, insanın açmazı üzerine yapılan o uzun tartışmalar bugün hâlâ güncelliğini ve yakıcılığını nasıl koruyabiliyor? Belki de asıl cevaplamamız gereken o zor, çetrefilli soru, içinde yaşadığımız dünyanın Dostoyevski romanlarını neden giderek daha çok andırdığı.

Önsöz
Tesir etmeyen, iz bırakmayan okumak neye yarar?
İnsan kendisine ilave etmek için okur, unutayım diye değil.

A.H.Tanpınar
Dostoyevski (1821-1881), yaşadığı dönemde, Tolstoy ve Turgenyev gibi çağdaşı sayılan öteki büyük romancılardan farklı olarak, Batılı okurlarca henüz keşfedilmemiş ?aslında çevrilmeye değecek kadar önemsenmemiş? bir yazardı. O yıllarda Rus romanı üzerine yazan bir Fransız eleştirmen Suç ve Ceza?yı övmekle birlikte, Dostoyevski?yi daha sonra bu çapta bir yapıt veremeyen büyük ve özgün bir yetenek olarak tanıtıyordu okurlarına. Buna göre Ecinniler, ?karışık, kötü kurulmuş, çoğu zaman gülünç ve anlaşılmaz kuramlarla dolu bir kitap?, Bir Yazarın Günlüğü, ?gerek çözümlemeye, gerekse tartışmaya gelmeyen karanlık ilahiler?, Karamazov Kardeşler ise, pek az Rus?un sonuna dek okuyabilme yürekliliğini gösterdiği bitmek bilmez bir öyküydü.1
Kendi ülkesi Rusya?da kayda değer bir ünü, belli bir itibarı vardı elbette. Gelgelelim yapıtlarının önemli kusurlar taşıdığı noktasında hemen herkes hemfikirdi. Yayıncısı, ?[d]üşünülerin zenginliği ve çeşnisi bakımından, hiç kuşku yok, siz, Rusya?nın ilk yazarısınız. Sizin yanınızda Tolstoy bile tekdüze kalır?, diye yazıyordu.
Ne var ki, yapıtlarınızı, aşırılıklarla karmaşık bir duruma sokuyorsunuz.
Eğer, romanlarınızın dokunuşu daha sade olsaydı, etkileri, iki kat olacaktı. Örneğin, Kumarbaz ile Ebedi Koca en kesin etkiler yarattılar. Oysa, Budala?da ortaya koyduklarınız adamakıllı anlaşılamadı… Sizin değerinizin onda biriyle, becerikli bir Fransız ya da bir Alman her iki yarım kürede de kendine bir ün sağlayabilir ve birinci sınıftan büyük bir yıldız gibi, evrensel edebiyat tarihine girebilirdi…2
Dostoyevski?ye yönelen eleştiriler, yapıtlarının alışıldık biçimden yoksun olduğu, aynı romanda birkaç baş kişinin birden yer aldığı, olayların çapraşıklığı ve bir türlü sonuçlanamayışı üzerineydi. Oysa sayılan kusurlarının tümü birer meziyet olarak kabul görüyor bugün. Nietzsche, Kafka, Wittgenstein, Bahtin, Faulkner, Hemingway, Sartre, Camus, Marquez gibi pek çok yazar ve düşünürü derinden etkilemiş olduğu, bizzat onların kendi ifadeleriyle de teslim edilmekte. Modern edebiyatın tamamının Dostoyevski?nin ayak izlerini takip ettiği yolunda, oldukça eski ve erken bir saptama yapan Rus eleştirmenin öngörüsü fazlasıyla doğrulanmış görünüyor:
Dostoyevski çağdaş bir yazar olarak kalır. Zamanımız hiçbir biçimde, onun yapıtlarında ele aldığı meseleleri eskitemedi.
Bizim için Dostoyevski üzerine konuşmak, hâlâ çağdaş yaşamımızın en acı veren ve en köklü problemleri üzerine konuşmayı ifade etmekte.3

Elinizdeki bu çalışmada, Dostoyevski?den açık etkiler taşıdığını düşündüğüm yazarlara ait üç romanı, tam da bu sözlerin ışığında ?yaşamımızın bazı sıkıntılı ve köklü problemlerini hatırda tutarak? okumayı ve incelemeyi denedim. Bunu yaparken de basit bir metinlerarası ilişkilendirmenin ötesine geçmeye, söz konusu yazarların ?Kaan Arslanoğlu, Leyla Erbil ve Orhan Pamuk?un? nereden ve hangi ağrılarla yola çıkarak yazdıklarını anlamaya, Dostoyevski?nin Ecinniler romanının bu süreçte onlara nasıl kılavuzluk ettiğini irdelemeye gayret ettim.
Söylemeye belki de hiç gerek yok ama bütün yanlış anlaşılmaları baştan bertaraf etmek için yine de belirteyim:
Bu kitabı yazmaktaki amacım bir intihal tartışmasına zemin hazırlamak değil asla. Tam tersine her bir yazarın bu etkiyi kendi potasında eriterek, kendi meşrebince içselleştirerek ve başka etkilerle birleştirerek özgün birer yapıt ortaya koyduğunu göstermeye çalışıyorum. Hiçbir sanatsal yaratı boşlukta üretilmiyor elbet. Dostoyevski borçlarını kabul eden bir yazardı. George Sand?ın ölümünden sonra yazdığı yazıda, Rus insanının görevinin ve en belli başlı karakter özelliğinin evrensellik olduğunu, her Avrupalı yazarın, düşünürün kendi ülkesinden başka, dünyada en çok Rusya?da kabul göreceğini ileri sürmüştü.4 Ruslar adına söyledikleri doğru muydu, tam da bilmiyoruz bunu.
Ama ?evrensellik? Dostoyevski?nin kendi ülküsüydü ve kırkına varana dek Rusya dışına çıkamamış yazar, kendini bu ülküye hizmetle yükümlü görüyordu. Tikel ve yerel meseleleri evrensel bir kavrayışla ele alma cesaretini gösteren buralı yazarların, ölümünün üzerinden bir asırdan fazla zaman geçmişken Dostoyevski?yi kılavuz edinmelerine şaşırmamalıyız bu nedenle.
Dostoyevski?nin ve dünya edebiyatının politik başyapıtı Ecinniler Türkçeye ilk kez, yazılışından tam 87 yıl sonra A.M. Dranas ve S.Lunel çevirisiyle kazandırılmış. (Üç cilt olarak basılan kitabın birinci cildinin basım tarihi 1958).5
Bu ilk çeviride ve sonraki basımlarda çevirmenler ve yayıncılar tarafından benimsenen isim Ecinniler olmuş genellikle.
Okurlar tarafından bu adla bilindiğini ve benimsendiğini düşünerek ben de söz konusu romandan Ecinniler olarak bahsetmeyi yeğledim. Ancak alıntılarda kullandığım kaynak Cinler başlığını taşıyor.6 Metni takipte katiyen kafa karışıklığı yaratmayan bu küçük notun sadece dipnotlara bakılırken hatırda tutulması yeterli olacak.
Önsözün son sözlerini gönül borcum olanlara ayırmak istiyorum. Yordam Kitap?ın kurucusu, yayın yönetmeni ve emekçisi Hayri Erdoğan?ın yönlendirmesi ve özendirmesi olmaksızın bu kitap ortaya çıkamazdı. Özellikle ona ve emeği geçen tüm Yordam Kitap çalışanlarına teşekkür ediyorum.

Kitabın yazımı sırasında çok değerli iki arkadaşım katkılarını esirgemediler. Suna Kabasakal neredeyse tamamını, Neslihan Cangöz de kimi bölümlerini okuyarak önerilerde bulundular, kritik ettiler ve en önemlisi de gereksindiğim duygusal desteği, motivasyonu sağladılar. İkisine de minnettarım.
Son ve en büyük teşekkürümü hiç eksilmeyen güveni, sevgisi ve emeği için eşim Gökhan?a sunmalıyım. Bu çalışmayı hem ona hem de onun şahsında, ?bir piyano tuşuna ya da bir makine parçasına dönüşmeyi? reddeden ve ?sırça köşk?e dilini çıkartma cüretini gösteren tüm dostlarıma adıyorum.


(1) Aktaran André Gide, Dostoyevski, çev. Bertan Onaran, İst., Payel Yay., 1998, s.13-14.
(2) Yayıncı Strahov?un mektubunu aktaran Henri Troyat, Dostoyevski, çev. Leyla Gürsel, İst., Cem Yay., 2000, s. 410.
(3) Marksist akademisyen ve toplumbilimci Pereverzev?den aktaran Robert-Louis Jackson, ?Dostoevsky in the Twentieth Century?, http://www.utoronto.ca/tsq/DS/01/003.shtml [ziyaret tarihi 17/10/2008].
(4) Dostoyevski, Bir Yazarın Günlüğü I, çev. Kayhan Yükseler, İst., YKY, 2005, s.387-389.
(5) Dostoyevski?den dilimize yapılan ilk çevirilerin kronolojik bir dökümü Hasan Âli Ediz?in Suç ve Ceza?nın Altın Kitaplar baskısına yazdığı 25 Eylül 1968 tarihli önsözde bulunabilir.
(6) Dostoyevski, Cinler, çev. Ergin Altay, İst., İletişim Yay., 2003.

17 Mayıs 2009
Kadıköy/İstanbul

Kitabın Künyesi
Ecinniler?in Gölgesinde / Dostoyevski, Leyla Erbil, Kaan Arslanoğlu ve Orhan Pamuk Üzerine İncelemeler
Yeşim Dinçer
1. Baskı, Temmuz 2009
192 sayfa

İçindekiler
Önsöz
I
Ecinniler?in Esin Kaynakları
II
Ecinniler
III
Zirveden Hiçliğe: Zamanımızın Bir Kahramanı
IV
Mektup Aşkları?nda Felsefî Bir Mesele Olarak İntihar
V
Kar Altında Tekinsiz Siyaset
Sonsöz: Oğuz Atay?dan Jean-Luc Godard?a
Dizin

Yeşim Dinçer Hakkında Kısa Bilgi
Samsun Anadolu Lisesi?nden sonra Orta Doğu Teknik Üniversitesi İktisat Bölümü?nü bitirdi. Finans sektöründe çalıştı. Yordam Kitap?ın çıkardığı bazı yapıtlara editör olarak katkıda bulundu. Roman ve öykü eleştirileriyle kitap tanıtım yazıları çeşitli dergilerde yayımlanmıştır.

Yorum yapın

Daha fazla İnceleme
Pedagoji ve Praksis – Peter McLaren, Nathalia Jaramillo

Eleştirel eğitimciler, günümüzde kamusal alanı devletin neo-liberalizm ve emperyalizm pratikleriyle ve küreselleşmiş kapitalizm canavarıyla bütünleşmesine karşı savunmak için gayretkeş bir...

Kapat