Ekim Devrimi’ni anlamak için 16 kitap

“Bu ilk zafer, nihai zafer değil henüz. Ekim devrimimiz sadece bizim cephemizde ve emsalsiz cefalar ve güçlükler, işitilmemiş acılar içinde ve büyük yanılgılar ve hatalarla gerçekleştirildi. Sanki yanılgılar olmaksızın, hata yapılmaksızın tek başına, geri bir halk, dünyanın en güçlü ve en ileri ülkelerin emperyalist savaşının üstesinden gelebilirmiş gibi! Hatalarımızı söylemekten korkmuyoruz ve onları düzeltebilmesini öğrenmek için bu hatalarımızı değerlendireceğiz. Ama gerçek gerçek olarak kalacaktır. Yüzlerce, binlerce yıldır ilk kez, efendiler arasındaki savaşa, kölelerin bütün efendilerine karşı yapacağı savaş ile ‘cevap vermek’ doğrultusunda verilen söz eksiksiz yerine getirildi…”

Büyük Ekim Devrimi’nin lideri Vladimir İlyiç Ulyanov Lenin, devrimin dördüncü yıldönümü vesilesiyle kaleme aldığı yazıda böyle diyordu.

Birinci Dünya Savaşı sürerken, savaşın taraflarından Rusya’da “ekmek, barış, özgürlük” sloganıyla işçileri ve köylüleri devrime çağıran Lenin liderliğindeki Bolşevikler, iktidarı ele geçirerek dünyadaki ilk sosyalist devleti kurmuştur. 7 Kasım (Rusya’da o dönemde kullanılan Jülyen Takvimi’ne göre 25 Ekim) 1917’de gerçekleşen bu devrim, tarihin akışını değiştirmiş, dünyayı insanlığın kurtuluşu doğrultusunda değiştirmek isteyenlere büyük dersler bırakmıştır.
Sendika.Org
05.11.2017

Dünyayı Sarsan On Gün – John Reed
Lenin’in “İşte milyonlarca basılmasını ve bütün dillere çevrilmesini görmek isteyeceğim kitap” diye andığı Dünyayı Sarsan On Gün, iyi bir başlangıç kitabı. Ekim Devrimi’ni günbegün izleyen Amerikalı gazeteci John Reed’in kaleminden klasik bir anlatı olan bu kitabı eşsiz kılan, başkaldırının açığa çıkardığı yaratıcı enerjiyle kaleme alınmış olmasıdır. Kitap son olarak Yordam Yayınları tarafından Türkçeye çevrilerek yayımlanmıştır.

***

Devrime Doğru (Petrograd Bolşevikleri ve 1917 Temmuz Ayaklanması) – Alexander Rabinowitch
Tarih profesörü Alexander Rabinowitch, tarihin en büyük dönüm noktalarından birini oluşturan 1917 Sovyet Devrimi üzerine yürüttüğü yoğun çalışmanın sonuçlarını üç kitapta toplamıştır. Yordam yayınları tarafından yakın zamanda Türkçeye kazandırılan üçleme, pek çok yorumcu tarafından en kapsamlı ve başarılı 1917 Sovyet Devrimi incelemesi olarak görülmektedir. Devrime Doğru, 1917 Şubat’ında Çarlığın yıkılması ile Ekim’deki muzaffer sosyalist devrim arasındaki olayları, özellikle de Petrograd merkezli Temmuz Ayaklanması’nı inceliyor.

Bolşevikler İktidara Geliyor (Petrograd’da 1917 Devrimi) – A.Rabinowitch
Başarısız Temmuz ayaklanmasının ardından Ekim Devrimi’ne uzanan birkaç aylık süreçte neler yaşandığını anlatan Bolşevikler İktidara Geliyor Rus ve Sovyet tarihi üzerine çalışan uzmanların çoğunun üzerinde birleştiği kanaate göre, “Rus Devrimi üzerine yazılmış en iyi kitap.”

Bolşevikler İktidarda (Petrograd’da Sovyet Devrimi’nin ilk yılı) – A.Rabinowitch
Rabinowitch bu kitapta, Sovyet iktidarının ilk yılına odaklanıyor. Kitapta, muzaffer bir devrimin muktedir bir devlete, “isyancıların yöneticilere” dönüşme sürecine; geri adım ve ileri hamleleri, zafer duyguları ve yenilgi kaygıları, ittifakları ve ayrışmaları, kısacası tüm coşku ve gerilimleriyle tanıklık ediyor.

***

Sovyet Rusya Tarihi / Bolşevik Devrimi I-II- III – Edward Hallet Carr
Ekim Devrimi üzerine en kapsamlı çalışmalardan biri de Metis yayınları tarafından Türkçeye kazandırılan Edward Hallet Carr’ın üç ciltlik Sovyet Rusya Tarihi’dir.

Cilt I
İlk cilt, Bolşevizm’in doğuşunu ve gelişmesini, 1905 ve 1917 devrimlerini ve Sovyet iktidarını içeriyor. Kitabın Türkçe literatüre yaptığı daha önemli katkı ise, parti, Sovyet ve iktidar aygıtları arasındaki ilişkilere iktidarda ve Sovyet yönetimindeki merkezileşmeye, milletlerin kendi kaderini tayin hakkı uygulamalarına ilişkin çok zengin bir kaynak oluşturmasıdır.

Cilt II
“Ekonomik Düzen” başlığını taşıyan bu ciltte devrimin hemen sonrasındaki tarım, sanayi, ticaret, emek ve sendika, dağıtım ve para politikaları inceleniyor. Devrimin ekonomik hayata etkileri, savaş komünizmi, NEP dönemi ve planlamanın ilk adımları 1917-1923 arasının alt kronolojik dönemleri olarak ele alınıyor.

Bir krizin, yoğun mücadelelerin, teori ve programla gerçek hayat arasındaki zıtlıkların tarihidir bu cilt: Bir yandan devrim için siyasi iktidarın alınmasının yetmediği ortaya çıkar, diğer yandan Bolşeviklerin Rusya’da sosyalizme geçiş için desteğini umdukları Avrupa devrimi gelmemektedir… Burada anlatılan tarihin, sosyalizm düşüncesinin nasıl devletçiliğe itildiğinin, devletçiliğin sınırları içine hapsolduğunun tarihi olduğu da söylenebilir; Carr’ın bugünkü okurları için, “duvarın yıkılışını” görmüş yirminci yüzyıl sonundaki okurları için kitabın taşıdığı anlam da budur.

Cilt III
Carr yapıtın sonunu, Sovyet tarihinde belli bir dönemin sonuna yerleştirmiştir: 1922-23 kışında rejim yerleşmiş, ilk kez bir güvenlik hissi doğmuş, ekonomik iyileştirme dalgası zirveye ulaşmıştır. Yeni tarım ve çalışma kanunları ile medeni kanun hukuki istikrar vaat etmektedir. Devrim yatışmıştır – Carr bundan sonrasını artık farklı, yeni bir dönem olarak değerlendirir.

Bu üçüncü cilt, Sovyet Rusya’nın dış dünyayla kurduğu çok renkli, ama bir o kadar da karmaşık, iç içe geçmiş ilişkilerini, keskin ayrımlara gitmeden resmin bütününü canlandırarak anlatmayı başarıyor. Bu cildi okurken, artık uzak bir geçmişte, 20. yüzyılın başında kalmış uluslararası olguların aynı zamanda bugüne, bizlere ne kadar yakın olduğunu düşünmemek mümkün değil.

***

Lenin döneminde Leninizm I – II – Marcel Liebman
‘Leninizm içinden çıktığı ve geliştiği tarihsel ortamdan ayrılamaz. Leninizmin çözümlenmesi canlı evrimi içinde Leninizmin bir tarihi olmak zorundadır ve Leninizmin tarihi Rus devriminin tarihinden ayrılamaz. Devrim mücadelesinde olayların Lenin’in düşüncesine yaptığı sürekli etkileşim gözönünde tutulmadıkça, Leninizmin doğası ve geçirdiği değişiklikler kavranamaz. Özelde Lenin’in politikası ve kuramları, kitlelerin eylemleriyle Sovyet toplumunun gerçekliğinin etkilerinden ayrılamaz. Bu nedenle Leninizmi konu alan elinizdeki kitap aynı zamanda Rus halkının devrimci zaferleri ve Lenin’in Rusya’sında politik, ekonomik, toplumsal ve kültürel yaşamın ilk gelişmeleriyle ilgili bir kitaptır.’

***

Lenin I-II-III-IV – Tony Cliff
Lenin’i her şeyi bilen bir peygamber gibi göstermek onun entelektüel gelişimine ve işçi sınıfı mücadelesinin koşullarındaki değişikliklerden öğrenme yeteneğine hakaret etmektir. Lenin her şeyden önce, gençliğinde Rusya’da tamamen egemen olan nardonizm geleneğinden kendini kurtarmak için çok uğraşmış, çok düşünmüştür. Marksizmde karar kıldıktan sonra bile, her an mücadeleyi yönlendirebilmek ve bunun taleplerine teorik-siyasal ifadeler kazandırabilecek anlayışları geliştirebilmek üzere sınıf mücadelesinin her an değişen koşullarını çok iyi gözlemlemek ve bunlardan öğrenmek zorunda kalmıştır.

İlk cilt, Rusya’da 1880’lerde ilk Marksist çevrelerin ortaya çıkışından 1914’te Bolşevik Partisi’nin sınıf içinde etkin bir partiye dönüşmesine kadar geçen dönemi ve Lenin’in bu süreç içindeki rolünü ele alıyor. Diğer üç cilt ise sırasıyla 1914’te ilk emperyalist paylaşım savaşının patlak vermesinden 1917’de Rusya’da “Tüm iktidar Sovyetlere!” sloganının gerçekleşmesine kadar geçen dönemi; 1917-1920 arasında devrimin zorlu günlerini; ve son olarak, Lenin’in ölümüne kadar geçen dönemde Bolşevikler’in dünya devrimi perspektiflerini ve Komintern’i inceliyor.

***

Bolşevik Partisi Tarihi – J. Stalin
J. Stalin başkanlığında bir heyet tarafından hazırlanan ve Stalin’in Eserleri’nde yer alan “Bolşevik Partisi Tarihi” Bilim ve Sosyalizm Yayınları tarafından yayımlanmıştır.

***

1905’ten 1917’ye Rus Devrimleri – Murray Bookchin
Devrimci Halk Hareketleri Tarihi dizisinin 3. Kitabı. Dipnot yayınlarından. Eleştirel bir bakış…

“Proleter devrimler çağını başlatan bu iki olaya heterodoks, ama aynı zamanda gerçekçi bir bakış açısıyla yaklaşan Bookchin, eski düzeni yıkıp yepyeni bir düzen kurmak amacıyla üretilen devrimci doktrinlerdeki doğru ve yanlış yönleri zamanın sınamasından geçirerek derinlemesine irdelemektedir. 1917 Bolşevik Devrimi’ni Avrupa sosyalizminin bir ifadesi olarak gören Bookchin, zamanın en işe yarar devrimci fikirlerinin Rusya’daki Sol Sosyalist Devrimciler tarafından dile getirildiğini, onların devrimci halkçılığının Şubat Devrimi sonrasında Rusya’nın sürüklendiği krize en iyi çözümü sunduğunu belirtmektedir.”

***

Rusya’da Sovyetler (1905-1921) – Oscar Anweiler Ayrıntı yayınları
Oskar Anweiler’in Rusya’da Sovyetler (1905-1921), sovyetlerin doğuşunu, gelişmesini ve yok oluşunu bütün ayrıntılarıyla anlatıyor.

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Kitap Eleştirisi: Yazıcı Bartleby – Gülçin Sağır

Kapat