Fazıl Say?a, otistik inceleme isteğine ret

Fazıl Say hakkında ?otistik? olup olmadığının incelenmesini isteyen davacı avukatlar, ayrıca Say?ın kamu barışı ve huzurunu bozduğunu iddia etti.
Sosyal medyada Ömer Hayyam?ın dizelerini paylaştığı için hakkında 1.5 yıl kadar hapis istemiyle dava açılan Piyanist Fazıl Say?ın, 2. duruşması İstanbul 19. Sulh Ceza Mahkemesinde görüldü. ?Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama? suçlamasıyla hakim karşısına çıkan Say?ın davası, 15 Nisana ertelendi. Mahkeme, sanık müdahiline davanın esasına ilişkin yeterli sunumları sunması ve müşteki avukatına hukuki mütalaa talebi için süre verilmesi kararı verdi.

CEZAİ VE HUKUKİ HAKLARIMIZI SAKLI TUTUYORUZ!
Müşteki (davacı) Vekili Ali Emre Bukaoğlu duruşmada, Fazıl Say?ın ?Türk milletinin manevi değerlerine yönelik hakarette? bulunduğunu iddia etti. Say hakkında gazetelerde çıkan haberleri kaynak gösteren Bukaoğlu?nun Say?ın ?otistik? olup olmadığının ve bu durumun ceza sorumluluğunun ne olduğunun araştırılmasını istemesi üzerine Say?ın Avukatı Meltem Akyol söz aldı. Müvekkilinin otizm hastası olduğu yönündeki iddiaları kabul etmediğini ifade eden Akyol, bu duruma ilişkin cezai ve hukuki haklarını saklı tuttuklarını belirtti. Bukaoğlu?nun bu talebi mahkeme tarafından reddedildi.

HAYYAMIN DİZELERİ ARGO CÜMLELER!
Müşteki avukatları ise Ömer Hayyam?ın dizelerinin sokakta konuşulan argo kelimeler olduğunu söyledi. Fazıl Say?ın retweet ettiği Ömer Hayyam dizelerinin düşünce ifade özgürlüğü kapsamına girmediğini savunan müşteki avukatları, Say?ın ilk duruşmasının öncesinde ve sonrasında yapılan düşünce ve ifade özgürlüğü eylemlerinin ise kamu barışını ve huzurunu bozduğunu belirtti. Müşteki avukatları kamu barışı ve huzurunun bozulmasına da Say?ın paylaştığı dizelerin neden olduğunu iddia etti.

SAY?IN YARGILANMASINA NEDEN OLAN DİZELER:
?Irmaklardan şaraplar akacak? diyorsun
Cennet-i ala meyhane midir?
?Her Mümin?e iki huri? diyorsun
Cennet-i ala kerhane midir?

ALMAN PARLEMENTOSU’NDAN SAY’A DESTEK
Alman Federal Parlamentosu Türk-Alman Parlamenterler Grubu Başkanvekili ve Sol Parti Uluslararası İlişkiler sözcüsü Milletvekili Sevim Dağdelen tarafından dünyaca ünlü bestekar, piyanist Fazıl Say’ın ikinci duruşması vesilesiyle bir açıklama yapıldı.
İşte Dağdelen tarafından yapılan o açıklamanın tamamı:
“Fazıl Say büyük bir tehlikeyle karşı karşıya. Dini değerlere küfrettiği iddiasıyla Kafka Duruşmalarına benzer bir davayla 18 ay’a varacak hapis cezası talebiyle yargılanıyor. Twitter’deki hesabında 12. Yüzyıl İslam filozoflarından olan Ömer Hayyam’ın bir sözünü paylaşmış olması bu suçlamanın nedeni. Fazıl Say, Tayyip Erdoğan rejimini eleştiren en ünlü kişilerden biri. Bu nedenle de AKP hukuk sistemi Fazıl Say’ı diğer muhaliflere de ders olsun diye sembolik olarak mahkum etmek istiyor. Verilmek istenen mesaj açık: Türkiye’de İslami bir baskı rejiminin kurulmasına karşı çıkan herkes politik olarak kovuşturmaya uğrayacak ve sürgüne gitmek zorunda kalacaktır! Son olarak kadınların ve toplum dışına atılmak istenen diğer kesimlerin hakları için mücadele eden yazar Pınar Selek’in başına gelenler de buna bir örnektir. Fazıl Say ve Türkiye’de politik baskıyla karşı karşıya kalan herkesle dayanışmak zorundayız. Onları yalnız bırakamayız!
Geçen sonbahardaki ilk duruşma öncesi Federal Meclis’teki tüm partilerden yüzün üstünde milletvekili benim inisiyatifimle Başbakan Tayyip Erdoğan’a bir açık mektup yazarak Türkiye’de İnsan Hakları Sözleşmesi ve düşünce özgürlüğünün büyük ölçüde ihlal edildiğine dikkat çekti. AKP hükümeti şimdiye kadar bizimle bu konuda diyaloğa girmeye gerek duymadı. Büyük bir ihtimalle Fazıl Say’ın piyanist kimliğini yok etmek arzusundalar.
Alman Federal Hükümet, Türk devleti ve hukuk kurumlarıyla ilişkilerini gözden geçirmek zorundadır. Türkiye’de binlerce gazeteci, sendikacı, Kürt politikacının tutuklu veya kovuşturma altında olduğu gerçeğine bağlı olarak Alman hükümeti,Türk güvenlik ve hukuk kurumlarıyla ilişkilerini farklı düşünenler ve muhaliflere yönelik baskılar sona erinceye kadar dondurmalıdır.”

Kaynak: 18 Şubat 2013, http://www.evrensel.net

Fazıl Say?a, otistik inceleme isteğine ret” üzerine bir yorum

  1. Otizm; BİR HASTAIK DEĞİDLİR.. Çoğu kezde ayrıcalıklı olur bu çocuklar.normal bir çocuktan tek farkı daha hassastır, algıları normal çocuğa oranla daha açıktır.. Tıpkı engelli kardeşlerimizin, Engelli olduğu durumuna göre diğer duyularının daha açık bir şekilde anlaması gibi..
    Sanatını, Dünyaya duyuran, bu ülkenin adını PİYANİSTLİĞİYLE DE ALKIŞLARLKA ANDIRAN BİR SANATÇIYA, kalkıp otistikmi!! ACABA diye Birde DAVA AÇSAYDILAR??
    Bu ülkede herkes inancı ne ise ONA GÖRE YAŞAMALI..
    Dayatmalarla İSLAMİYET olmaz yada pardon DİNDAR NESİL!!
    Bazıları bu ülkede, sivrilne ve dile getimeye çalışanları
    Ya otistik olarak DOKTORLUK!! görüyor, yada Kalemi yazıyor diye parmaklık arasına gönderiliyor..
    Asıl bu uyuyan ülke içinde sıyrılmak AYRICALIKTIR..
    sanatına, kalemine SELAM OLSUN BU İNSANLARIN.. SAYGILAR

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Bir Cenevre Sakininden Çağdaşlarına Mektuplar – Mahir Ergun

Giriş Henri de Saint-Simon ya da Saint-Simon kontu Claude Henri de Rouvroy, Engels'in deyişiyle Fransız Devrimi'nin çocuğu... 1760 yılında bir...

Kapat