Firavun Taşlaması – Mehmet Ercan

FİRAVUN TAŞLAMASI

dedim halkım söyle neden ağlarsın?
namertlere yol ettiler ağlarım.
işçim, köylüm niçin böyle inlersin?
düşlerime ket vurdular sızlarım.

karanlığı güneş ile sileriz,
savaşlarda düvelleri yeneriz,
gonca yaşta topraklara düşeriz,
alçak seni sevdam ile döverim.

hırsızlar sürünüz hele bu demi,
batar, batacaktır bu kanlı gemi,
kızdırma diyorum sen bu âdemi,
mezarını karış karış kazarım.

hele yezit, zulmün ile git sevin,
firavun’la şahlan, sezar’la övün,
spartaküs denen o büyük devim,
roma’ları temelinden sarsarım.

yüce insan yüceltirim emeği,
donat derim bilgi ile dimağı,
işçiyim gürzümle yıkarım dağı,
ben lenin’im çar tanımam asarım.

tutmaz beni karanlığın zinciri,
ırmağım kenara atarım kiri,
ne sultan tanırım, ne bey, ne mir’i,
fırat’ım ben deli deli akarım.

doğarım gün gibi arş- ı alaya,
“ oku ” diye buyurmuşum dünyaya,
cahillerle asla varmam cumaya,
muhammed’im put dinlemem yıkarım.

kızdırma bu halkı yıkmasın dağı,
dar eder sizlere kara toprağı,
çekti mi kafaya şanlı kalpağı,
tanrı olsan ümüğünü sıkarım.

tank dediğin, top dediğin benim ben,
dağ dediğin, taş dediğin benim ben,
söyle bana alçak, gafil kimsin sen?
tutar seni yerden yere çalarım.
ben ali’yim selam sana zülfikar,
nesimi’yim nerde kaldın ey bahar,
ben deniz’im bir sevdaya hizmetkâr,
boynuma kemendi kendim takarım.

hele şişin emperyalin kancığı,
dinle bizi siyonların sancağı,
yırtarız elbette bu kara ağı,
ne celali, ne haremi tanırım.

zalimler kavuşmaz asla murat’a,
özgürlüğe karşı olur mu hata,
kendisini dehak sanan o zata,
ben kawa’yım sarayını yakarım.

der ERCANİ çal kıralım bu çarkı,
dünyadır insanın tek evi- barkı,
ozanın elbette olmalı farkı,
gel beraber bu destanı yazalım.

MEHMET ERCAN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here