Gazeteciyim – Metin Göktepe

Metin Göktepe’nin kendisinin çektiği ve kendisiyle ilgili toplam 80 fotoğrafın kullanıldığı kitap, beş ana bölümden oluşuyor. Birinci bölümde, Metin Göktepe’nin, olayın gerçekleştiği 8 Ocak 1996 günü gazeteden göreve gitmek üzere ayrılışından başlayarak, gözaltına alındığı Eyüp Kapalı Spor Salonu’nda öldürülüşüne kadar geçen süre, arkadaşlarının ve tanıkların anlatımlarıyla sunuluyor.
İkinci bölümde ise, sanık polislerin, Emniyet ve İçişleri Bakanlığı müfettişlerine verdikleri ifadelere dayanılarak cinayet dakika dakika belgeleniyor.
Sonraki bölümde de, ateşten bir top gibi, ilden ile sürülen Göktepe davasıyla ilgili süreç Göktepe’nin avukatları ve davayı izleyen gazetecilerin izlenimlerinden yararlanılarak aktarılıyor.
Dördüncü bölümde, Evrensel Muhabiri Göktepe’nin gazeteciliği, meslektaşları ve mesai arkadaşları tarafından anlatılıyor.
Son bölümde ise, arkadaşları ve ailesi; Metin Göktepe’nin çocukluğundan başlayarak üniversite yılları ve sonrasındaki yaşamını aktarıyor. Kitaba, kapatılan Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İhsan Çaralan, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nail Güreli, Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütü Türkiye Temsilcisi Nadire Mater, Avukat Halit Çelenk ve Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü Genel sekreteri Robert Ménard da birer yazıyla katılıyor.
Evrensel Gazetesi Muhabiri Göktepe’yi anlatan kitap, gazetecinin öldürülmesini izleyen bir yıllık hukuk mücadelesinin göstergesi ve kitlesel tepkiler ekseninde çizilen bir Türkiye panoraması aynı zamanda. Yayınevimiz, emek ve demokrasi mücadelesine bir katkı olmasını umduğu bu kitabı yayınlamaktan kıvanç duyar.

UNUTMAYACAĞIZ…
Metin’in Kafasında Bir Darp Var
Polis Karakolundan Morga Kadar
Mosmor
Bir Darbe Var
Yüreğimizde Beynimizde
Soruyor Bir İşaret Fişeği
Biz Ölerekmi Mi Yaşamayı
Öğreneceğiz Hala…
CAN YÜCEL

Arka Kapak
Devlet suçüstü yakalamasaydı Metin Göktepe cinayeti de kanıksanmış bir gözaltında ölüm vakası olarak belleğin bir yerine gömülüp gidecekti. Ama bu cinayet göz göre göre işlendi. Tanıklar ve belgeler, gözaltında ölümlerin rastlantısal değil; sistemli bir uygulamanın sonucu olduğunu gösteren kanıtları bir bir ortaya döktüklerinde kanıksamanın o her gün bir kez daha öldüren ağır yükünden kurtulmuş oldu bu ülke. Son birkaç yılda 25 gazeteci katledilmişken tepkinin Metin Göktepe’nin öldürülmesini beklemesi, cinayetin tanıklarının da anlatımıyla birikimin bardağı taşıracak noktaya gelmesinden başka şeyle açıklanamaz.
Çünkü, şimdiye değin belleğe atılıp da ağır ağır hınç biriktiren tüm faili meçhulleri, bin gizli operasyon ölümlerini, dahası tüm Türkiye halkının maruz kaldığı baskı ve tehtidi açıklayan bir simge haline geldi Metin Göktepe. Ama bugün olup bitenlere dair bir içgüdüsel tepki değil bu. Aynı zamanda demokrasi isteminin artık çok yakıcı bir talep haline geldiğinin de göstergesi.
Elinizdeki kitap, sadece, Metin Göktepe?nin şahsında bir genç gazetecinin masumiyetine yönelik ihlali gözler önüne sermeyi ve bundan duygusal bir etki sağlamayı değil; diğer gazetecilerin de neden öldürüldüğünü, daha iyi yaşam ve demokrasi isteyen emekçilerin niçin işkenceden geçirildiğini, gözaltında kayıpları ve zulüm mekanizmasının nasıl işlediğini gazetecinin yaşam kesitine tutulan bir mercekle açığa çıkarmayı hedefliyor.
Çünkü Metin Göktepe’nin öyküsü, aslında herkesin öyküsüdür. Metin’in ölümünden bu yana, “İnadına Hepimiz Birer Metiniz’iz” diye meydan okuyan milyonlarca insan bunun farkındadır.

Kitabın Künyesi
Gazeteciyim,
Metin Göktepe,
Evrensel Basım Yayın,
Basım Yılı: 2003
208 Sayfa

Metin Göktepe ‘nin Hayatı
10 Nisan 1968?de, Sivas ilinin Gürün ilçesine bağlı Çipil köyünde dünyaya geldi. Yaşamının ilk 11 yılını burada geçiren Metin, geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan, 8 çocuklu emekçi bir ailenin 7. çocuğu ve kendisine, ?ölmeyecek, göğe çıkacak, kurtarıcı? anlamında ?Mehdi? diye seslenen, çok okuyan bir babanın oğluydu.
İlkokulu, köyün tek okulunda, birleştirilmiş sınıfta okuyan Metin, çalışkan, başarılı, sevilen bir öğrenciydi. Abla ve ağabeylerinin yıllara yayılan göçünün ardından 1979?da annesi ve babasından hemen önce küçük kardeşi Aziz ile birlikte İstanbul?a geldi. Aynı yıl Esenler?deki Harp Dinçsoy İlköğretim Okulu?na kaydoldu ve 5. sınıfı burada okudu. Ortaokula o zamanki adıyla Esenler Lisesi?nde başladı ve liseyi de burada okuyarak şimdiki adıyla Bakırköy İbrahim Turhan Lisesi?nden 1986?da mezun oldu. Lisede de başarılı bir öğrenci olan Metin, mezun olduktan sonra bir yıl dershaneye devam etti ve buradaki başarısıyla, kardeşinin de dershaneye gitmesini sağladı.
Yaz tatillerinde çalışarak harçlığını çıkaran ve böyle okuyan Metin, 1989 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye Bölümü?ne girdi. Bu sırada fabrikada çalışan ablası, ağabeyi ve 86?dan itibaren kültürel ve sosyal faaliyetlerine katıldığı dernek sayesinde politik mücadele ile tanıştı. Metin üniversitede öğrenci gençlik mücadelesinin aktif bir üyesi oldu. Öğrenci ve işçi hareketinin oldukça coşkulu olduğu bu dönemlerde, birçok kez gözaltına alındı. Çevresinde, sürekli gülen, çok geniş bir arkadaş çevresi olan ve hoş sohbet biri olarak tanınıyordu.
1992 yılının Mart ayında işçi ve emekçi hareketinin gelişimine objektif tutacak bir derginin, Haberde ve Yorumda Gerçek dergisinin çıkacağını öğrenince orada çalışmaya başladı. Yayın hayatı boyunca Haberde ve Yorumda Gerçek Dergisi?nde muhabiri olarak çalışan Metin, 7 Haziran 1995?te kurulan Evrensel gazetesinde başından itibaren yer aldı. Metin, 9 Ocak 1996?da, gazetecilik yaparken, gözaltında polislerce dövülerek öldürüldü.
Kaynak: http://www.metingoktepe.com/biyografi.php

Yorum yapın

Daha fazla Anlatı
Azap Ortakları (3 Cilt Takım) ? Erol Toy

Azap Ortakları, Erol Toy romancılığının, Türkiye kimliğini tanıma, tanımlama ve tanıtma serüveninde tarihsel kesit ürünlerinden biridir. Roman, Osmanlı Devletinin ilk...

Kapat