Gökyüzüne Vurgun Kelebek

Çocuk kitaplarının en güzel konularından biridir bilinmeyeni keşfetme tutkusu. Belki de hepimizin içine en çok işleyen karakterlerden biri olmuştur denizi düşleyen Küçük Kara Balık ve bunu bir gün gerçekleştireceğine dair kararlılığı. Küçük Kelebeğin Rüyası’nda da yine hayallerinin peşinden gitme konusunda tutkulu “kozasından yeni çıkan, kanatlarındaki parlak renklerle” hep daha fazlasını hayal eden küçük bir kelebeğin öyküsünü anlatıyor bize Burcu Bahar.

En büyük rüyası gökyüzüne, aydedeye ve yıldızlara ulaşmak olan küçük kelebek, minik kanatlarının aksine kocaman hayal dünyasında tüm bunları gerçekleştireceği günü düşünmeden edemiyor. Her gece uyumadan evvel “oralar”ın kendi ormanları kadar eğlenceli bir yer olup olmadığını sorarak uykuya dalıyor. Ve düşünüyor ki “Belki… Belki de bir gün oraya kadar uçabilirim.” Rüzgarla ormana sürüklenen kırmızı bir balonu gördüğü bir gün aklına dahiyane bir fikir geliyor; bir balona tutunarak aydedeye ve yıldızlara ulaşmak! Sessiz sedasız, kimseye haber vermeden çıktığı yolculukta gökyüzüne varmadan evvel ilk durağında, yani şehirde daha ilk hayal kırıklığını yaşıyor. “Mis gibi çiçek kokan, alabildiğine yeşil” ormanının aksine buralar “egzoz ve duman kokan korkunç gürültülü bir yer”. Üstelik “çiçekler bile özgür değil, saksıların içinde.” Balonun yardımıyla başladığı yolculuğuysa hüsranla bitiyor, balon aniden patlıyor, hayaller sona eriyor ama tam o anda onu ve ormanını tanıyan göçmen bir kuş kelebeğimizin yardımına koşuyor. Göçmen kuş onu güvenli evine, güzel kokan ormana, anne babasına ve arkadaşlarına kavuşturuyor. Mutlu ve güvenli, çiçek kokan bir son.

Küçük kelebek keşfetme tutkusuyla dolu kendine benzeyen dostlarından farklı bir şekilde yuvasına, yaşadığı yere, ormanına dönüyor. Zaten bazen “bilinmeyen uzaklar” yerine içinde olduğumuz mekan bizi mutlu edecek olandır diye düşünüyor insan. Göçmen kuş onu yakaladığında hızla düşmekte olan küçük kelebeğin “canı çok acır, acır, acır.” Ama gökyüzünü görmek için gitmeseydi de olmazdı, değil mi?

Hayatın kendisinin gerçekten bir avuç yerde dönüp durmak mı olduğunu, başka şekilde yaşamanın da mümkün olup olmadığını merak eden çocuklar için güzel bir öykü Burcu Bahar’ın öyküsü. Keşke gitmek istediği gökyüzüne ulaşabilseydi, mutlu yeni yerler görebilseydi desek de bu sadece bizim dileğimiz. Ormanı, kelebeklerin evlerini, kentin grisini, balonun hafifliğini gösteren güzel resimleriyle ve öykünün naifliğiyle bizi bekliyor Küçük Kelebeğin Rüyası.

Munise Nur Aktan
BirGün Kitap Eki, 155.sayı

KÜÇÜK KELEBEĞİN RÜYASI, Burcu BAHAR, Resimleyen: Serap Deliorman, Kırmızı Kedi Yayınevi, 2014

Yorum yapın

Daha fazla Çocuk Kitapları
Gulênin rüyaları kitap oldu

Kürtçe üzerinde yaptığı çalışmalar ve takın tarihte ilk Kürtçe- Türkçe Hukuk Sözlüğüne imza atan Araştırmacı, Tiyatrocu ve Yazar Keremo’nun kaleme...

Kapat