Görülmemiş Tiyatro – Sabahattin Ali

Görülmemiş Tiyatro
Bu millet, sekiz asırdan beri belki sekiz yıl bile kendi başına buyruk olmamıştır. Ya kendine yabancı olanlar, yahut kendine yabancılaşmış olanlar tarafından soyulmuş, kırdırılmış, ezilmiş, kandırılmış ve oyalanmıştır. Bunun için bu topraklar üzerinde milyonlarca insan, ceza ve medenî kanunların bile giremediği kalın bir kabuk içinde, mâişeti, kültürü, zevki, menfaati onu idare edenlerden ayrı bir halde, yaşayıp gitmiştir.
Ve bir gün, bu olaylarda hiçbir değişiklik olmadan, lâf olsun diye bir demokrasi, (yani halk idaresi) oyunu ilan ediliverdi. Al demokrasi, ver demokrasi, çeşitli partiler, serbest seçim… falan filân. Halk, acaba sahi mi, diye şöyle bir başını kaldıracak, âdeta inanacak oldu. Bir seçim yapıldı ki… Halk tekrar kabuğuna döndü… Şimdi post kavgalarına ve kirli çamaşır sergilerine, o sekiz yüz yıllık olgun ve alaylı gülüşüyle bakıyor ve tiksiniyor… Hayır, halk bu tiyatrodan hoşlanmadı.
Bir hürriyet oyunudur aldı yürüdü. “Yazın! Çizin! Teşkilâtlanın! Gazete çıkarın! Hürsünüz! Kanundan başka bağ yoktur!” diye ilan edildi. Buna kanıp bu söylenenleri yapan temiz yürekliler çıktı. Ve günün birinde, kanunla değil, “isabetli sezişlere” dayanarak bu hürriyet sahnesinin dekorlarına da, inanmak gafletine düşen aktörlerine de, bir tekme yapıştırıldı.
Halk bunu da aynı tiksinti ile seyretti ve bu tiyatroyu da beğenmedi.
Şimdi inanmayanların tiyatroları başlıyor. İlk numara: Sendikalar oyunu!
İyi ama efendiler, millet bu tiyatrolardan gık dedi. Kime oynuyorsunuz? Yabancı seyircilere mi?

Sabahattin Ali
Markopaşa, (13), 3 Mart 1947

Yorum yapın

insanokur.org’u

bilgiyle tutsaklıktan özgürlüğe…
“yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek…”