Her şey birdenbire oldu, Birdenbire vurdu gün ışığı yere – Funda Demir

Her Şeyin Öyküsü’nü kıymetlisine ilk kitap olarak hediye eden ve benim de tanımama sebep olan M.U.’a ve Ceylan’a ithafen…

Herkesin hikâyesi farklı. Kimisi doğduğu anda başlıyor, kimisi aşka düşünce kimisi ekmek parası uğruna yollara düşünce. Günlerdir aklımda Ceylan. Sahi nerede başlamıştı onun hikâyesi? Baharın yemyeşil güzelliğinde ayağını çimlere basıp kuzuları kovaladığı ilk nisan ayı olabilir mi? Saçlarını tararken çarşafa düşen bir bit. Ya da gül suyudur gözlerinin akıttığı, bir okul çıkışı dönme dolapçıyı görünce mi? Gitmiş midir okula? Karşısında güzel, bakımlı bir öğretmen görmüş-mü-dür. Onun parlak çorabına, çamura bulanmış ruganına kaymış-mıdır-? gözü. Dudaktır, gülümser kendini hayâl ederken… “Sus kız adet olmuş kıza yakışır mı” derken bir yaşlı kocakarı kimbilir? Ne zaman, senindi zaman? Nereden bilirler bir ömürün getirdiğini ki götürdüğünü bilsinler…

Bu günlerde ne zaman bir çocuğun gözüne takılı kalsa gözlerim, bir anda aklıma geliyor yüzün. Yaşayamadığın, yaşamayacağın hayatların gölgesinde suluyorum bildiğim tüm küfürleri… Utanıyorum.Yüz bin tane dert varken kafamın içinde adının geçtiği bir haberle dengemi bozabiliyorsun. “Lice Cumhuriyet Savcısı’nı güvenlik gerekçesiyle olay yerine götürmeyen jandarma görevlileri hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi…” Bir eylül sabahı parçalanan bedeninin yeni bir parçasını daha saplıyorsun göğsüme. Ceylan Önkol için ne yaptım?

Orada, o koyunları otladığı merada unutursanız Ceylan’ı bombalar birden bire patlar… Bir çocuk sabah çıktığı evine ölü döner. Unutmam seni, bitmiş bir hikayeye mutsuz bir sondur yazmaktır istediğim bilirim…Sorumlu olan hangi sorumsuzsa belasını bulsun isterim. Yine de unutmam…

Yaklaşık on beş milyar yıllık dünyanın hikâyesinde küçücük bir dip nottur Ceylan’ın on dört yılı….Okumayı unutmayın e mi o dip notu?

Bu hafta Ceylan’la beraber “Her Şeyin Öyküsü”dür konuştuğumuz aslında… Smarties ödüllü Neal Layton tarafından kaleme alınan öykümüz üç botuylu ve ciltli baskısıyla küçümen adam ve kadınlara evrimi anlatabilmenin en keyifli hali. Kırıp geçiren bir hayranlık duygusuna karşı kasıp kavuran bir gerçekçiliğe sahip. Mizahi dili ve hareketli sayfalarındaki özen gözden kaçmıyor. Tudem Yayınları tarafından basılan “Her Şeyin Öyküsü” 12 hareketli sayfada kullandığı akıcı dili ve her sayfadaki farklı sürpriziyle oldukça ilgi çekici olmuş. Büyük patlamayla başlayan serüven evrenin ve yıldızların oluşmasına selam ettikten sonraki bir kaç milyon yıl içinde deniz altında oluşan farklı bitki ve hayvanlara değiniyor. Zamanla topraklar tamamen bataklık haline geldiğinde ortaya çıkan dinazorlar ve bütün o dinazorları yerle bir eden göktaşı ile 65 milyon yıl öncesine bir yolculuk başlıyor. Dinazorların yok olmasıyla beraber ortaya çıkan memelier, prokoptodonlar, fareye benzer yaratıklar, sarkastronlar, hirakoteriumlar,ördek gagalı pilatipus, ikorenikteriseler, esperosiyonlar, homotheriumlar, indikoteriumlar, mezopitekuslar, pakicetuslar ve kuyruksuz maymunlara kadar geniş açıdan ele alınıyor. Evrimin son aşaması inanılmaz keyifli anlatılmış. Öykünün bundan sonra ki bölümünü merak edenler, bir kaç milyon yıl daha yaşamak için havucu mu bol yerler sütü mü çok içerler bilmem,ama bu kitaptan aldıkları keyifi uzun süre taşıyacakları aşikar. Her Şeyin Öyküsü’nü okuduğunuz andan itibaren “nasıl yani, biz maymun muyduk, benim büyük büyük dedem de maymun muydu” gibi “ismail abilik” repliklere hazır olmanızı, ama o büyük heyecanı, şaşkınlığı ve keyifi tatmanızı öneririm. 4 ve üzeri her çocuğun seveceğinden şüphem olmayan bu kitabın kitap arsızı ana babaları tarafından ele geçirileceğinden de adım gibi eminim.

Funda Demir
BirGün Kitap Eki, 124.sayı

Kitabın Künyesi
Her Şeyin Öyküsü
Yazan ve Resimleyen: Neal Layton
Çeviren: Özlem Çolakoğlu
Tudem Yayınları, 2006

Yorum yapın

Daha fazla Bilim, Çocuk Kitapları
Battaniyenin Altında Sitem Var – Funda Demir

Paylaşmak nedir? Çocuklara yapmaları gerektiğini anlattığımız bir davranış mıdır sadece? Bir oyuncağı, kocaman bir çikolatayı paylaşmak oldukça kolay ve zorunludur...

Kapat