Herkes İçin Kolay ve Pratik Ayrımcılık, Ötekileştirme, Dışlama Rehberi

ayrımcılık_Ötekileştirme_dışlama_rehberi“Yaşanabilir bir dünya, kimliklerin ve benliklerin birbirlerinden üstünlük değil farklılık vurgusuyla, baskıcı değil özgürleştirici özelliğiyle ayrıştığı bir dünyadır. O dünyada özne, kendi eşsizliğini başkalarının sıradanlığından, bayağılığından, aşağılığından değil, herkesin eşsizliğinden alır. O dünyada eşsizliğin gücü, gücün tekbiçimliliğinden gelmez; herkesin farklı bir güç biçimi oluşturmasından ama herkesin eşit bir güç birimi olmasından gelir. O dünyada herkes diğer herkesin eşsizliğini oluşturan eşsiz parçası olmakla eşsiz olur. Başkalarının uydurulmuş acizliğinden beslenen bir seçilmişlik arzusu o dünyada güdüleyecek bir bünye bulamaz. Seçilmişlik arzusunun kendini gerçekleştirme arzusuna dönüşmesinin yegâne yolu, varoluştaki keşif macerasına devam edebilmekten geçer. Bu keşif macerası ancak ve ancak herkesin kendi yaşamının efendisi olacağı bir dünya kurmakla devam edebilir. O dünya ayrımcılığın alçaklığıyla kurulamaz.”

“Elinizdeki rehberi kullanmak için önceden bu konularda bir eğitim almış olmanız gerekmiyor. Bu rehber sayesinde işe sıfırdan başlayabilir ve uzman bir ayrımcı haline gelebilirsiniz. Daha önce nefret etmediğiniz insanlardan bile bu rehber sayesinde nefret etmeye başlayabilirsiniz. Bu rehber sizi soyut kavramlarla uğraştırmıyor, teorik cambazlıklarla oyalamıyor. Gerçek hayattan alınmış, birebir yaşanmış ayrımcılık, ötekileştirme ve dışlama örnekleri sunuyor. Bu yaşanmış örneklerden yola çıkarak doğrudan kendi ayrımcılık faaliyetlerinize girişebilirsiniz. Eğer henüz karşılaşmadığınız bir ötekileştirme örneği varsa bu rehber sayesinde repertuarınızı genişletebilirsiniz.”

Yazarının ithaf sayfasında dediği gibi “İnsan’a isim verenlere direnerek ismini İnsan’dan alanlara…” seslenen bir kitap bu. Ayrımcılık, ötekileştirme ve dışlamanın içimize nasıl işlediğini, bütün eylemlerimizin içine nasıl sızdığını gözler önüne seren bir kitap bu. Biz insanların kendimizi yüceltmek adına yediğimiz herzeleri görüp kendimize çekidüzen vermemizi talep eden bir kitap bu. Herkesi kendisiyle yüzleşmeye çağırıyor, dürüstlükten başka hiçbir cesarete ihtiyacımız olmadığını tekrarlayarak…

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabın Künyesi
Herkes İçin Kolay ve Pratik Ayrımcılık, Ötekileştirme, Dışlama Rehberi
N. Ekrem Düzen
Pharmakon Kitap / Toplumbilim Dizisi
Türkçe
157 s. — 2. Hamur– Ciltsiz — 14 x 20 cm
İstanbul, 2015
ISBN : 9786058461451
Yayına Hazırlayan : Erkan Uzun
Kapak Tasarımı : Nadir Çakır

İçindekiler
Sunuş 11
Birinci Bölüm için Açık Çağrı 13
BİRİNCİ BÖLÜM: AYRIMCILIK, ÖTEKİLEŞTİRME VE
DIŞLAMA ALANLARI 15
I. Cinsiyet 15
II. Etnik Köken 57
III. Mezhep 87
IV. Etnik Köken ve Mezhep 111
İkinci Bölüm için Açık Çağrı 119
İKİNCİ BÖLÜM: AYRIMCILIK, ÖTEKİLEŞTİRME VE
DIŞLAMANIN VAROLUŞSAL-PSİKOLOJİK KÖKENİ 121
I. İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı:
Seçilmişlik Arzusu 121
II. İnsanlar Arasındaki Eşitliğin Zorunluluğu:
Aidiyetler ve Bedenin Seçilemezliği 129
III. İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Sonu:
Kendini Gerçekleştirme Özgürlüğü 147
Kitabın Hazırlanışı Hakkında Yöntem Notları 153

KİTAPTAN BİR BÖLÜM
Tüm aile dışarıda bir restoranda yemek yiyip sohbet ederken
ağabeyim artık gideceğini ve eve gelmeyeceğini söyledi.
Babam buna çok doğal yaklaşıp sesini çıkarmadı. Aynı
akşamın ilerleyen saatlerinde bir arkadaşım beni aradı,
konserde olduklarını söyledi. Beni de davet etti. Babama
gitmek istediğimi söyleyince saatine baktı ve geç olduğunu
söyledi. Oysa konser alanı bulunduğumuz yere çok yakındı
ve hemen gidip dönecektim. Babam izin vermeyince bir
tartışma oldu. Ben ağabeyimin bu kadar ayrıcalıklı olup
benimse hiçbir ayrıcalığım olmamasından yakınırken, babam,
onun erkek olduğunu, benimse bir kız olarak o saatte
(bu saatte!) dışarı çıkmamın doğru olmadığını söyledi. Kadın-erkek
eşitliğine inandığını ama bu durumda bana izin
vermeyeceğini söyledi. (GNDR-1-101-20-F)
Geçen yaz tatilinde saat 23:00’te başlayacak konser için ailemden
izin istedim. “Kız çocuğunun o saatte dışarıda ne
işi var!” diyerek izin vermediler. Oysa erkek kardeşime haftada
en az iki kez gece 24:00-01:00 saatlerinde halı sahaya
gitmesine izin veriyorlar. Bu, kız çocuğunun erkek çocuğa
göre ötekileştirilmesi demektir. Bu, bana yapılmış en büyük
ötekileştirmedir. (GNDR-1-102-20-F)

Bir keresinde bir arkadaşımın doğum gününü kutlamak
için arkadaşımda kalmak istemiştim. Doğum günü partisi
yapacaktık. Fakat babam, “Sen kızsın, git ama ben seni gece
almaya gelirim,” demişti. Kalmama izin vermedi. Ama abim
arkadaşında kalmak istediğinde, “Erkek adam o, kalsın, bir
şey olmaz,” demişti. Bunu kız-erkek ayrımı olarak değerlendirmeye
alabiliriz. (GNDR-1-103-19-F)

Erkekleri kayırmak için ille de bir erkek çocuğa sahip olmanız
gerekmez. Eğer erkek çocuğunuz yoksa ben şimdi kızıma karşı
kimi kayıracağım diye hiç üzülmeyin. Eğer sadece kız çocukları-
nız, hattâ sadece bir tek kız çocuğunuz varsa bile hâlâ ayrımcılık
yapma imkânınız var. Erkek çocuğunuz yoksa veya o anda ortamda
bulunmuyorsa ayrımcılık yapmak için kızınızın erkek kuzenlerinden
faydalanabilirsiniz. Çoğu durumda bu doğrudan kendi
erkek çocuğunuzu kızınıza karşı kayırmaktan daha etkili sonuç
verir. Kendi erkek çocuğunuzu kendi kızınıza karşı kayırmıyormuş
gibi görünmekle kalmaz, ailenizin desteğini de parmağınızı
kımıldatmadan arkanıza almış olursunuz.
Bir gün bayram ziyareti için babaannemlere gitmiştik. Akşama
kadar orada oturduk. Haliyle canım sıkıldı. Benden beş
ay küçük erkek kuzenim, “Arkadaşlarımla buluşacağım,”
dedi ve gitti. Yarım saat kadar sonra, “Ben de çıkıyorum,”
dediğimde dedem itiraz etti. Kuzenimin çıktığını söyledim
ve benim neden çıkamayacağımı sordum. Dedem, “Çünkü
sen kızsın. Kızlar bu saatte çıkmaz,” dedi. Benim de çıkabileceğimi,
cinsiyetin önemli olmadığını biraz da sert bir
dille söyleyip çıktım. Dedem tarafından ötekileştirilmiştim.
(GNDR-1-104-19-F)
Henüz bir kız çocuğunuzun olmaması, olmamış kızınıza ayrımcılık
yapmanıza engel değildir. Daha sonra nasılsa ayrımcılık
yapacağınız için meseleyi baştan açıkça ortaya koymak herkesin
yararına olur. Ben şimdi kızıma nasıl ayrımcılık yapacağım diye
kara kara düşünmenize gerek yok. Kızınızı daha doğmadan erkeklerden
ayırıp aşağıya bir yere yerleştirebilirsiniz. Kızların erkeklerden
daha değersiz olduğunu herkes biliyor. O da elbet gün
gelecek bunu öğrenecek. En iyisi yerini baştan bilsin!

Cinsiyet ayrımcılığı denen illet dünyanın her yerinde, her
ülkesinde, hattâ her ailede insanların başına bela olmuştur.
Bizim ailede de benim doğduğum gün bu sorun açılmıştı.
Doğduğum gece hastanede doğan birçok bebekten sadece
ben kız olarak doğmuşum. Hemşireler, doktorlar sonunda
bir kız yüzü gördük diye sevinmişler. Anladığım kadarıyla
bu duruma sevinmeyen tek kişi babammış. Doğduğumda
ilk haberi halamdan almış babam. Hastanede doğan o kadar
erkek bebek içinden kendisininkinin kız olacağı ihtimalini
aklından geçirmemiş olacak ki büyük hayal kırıklığı ya-
şamış haberi alır almaz. Annemin anlattığına göre babam,
herhalde inanmak istemediğinden, hemen gelip gözüyle
görmek istemiş beni. Daha sonraki günlerde, annemin
hastanede kaldığı sürelerde hastaneden ayrılmamış fakat
benimle de ilgilenmemiş. Tüm bu geçen sürede sadece bir
kere yüzümü görmüş yani.
Ta ki onu çok korkutan bir hastalığım çıkana kadar. O ana
kadar sanki erkek olmamak benim suçummuş gibi davranan
babam o andan itibaren etrafımda pervane olmuştu.
Kimbilir, hastalığımın nedeninin kendisi olduğunu düşü-
nüp vicdan azabı çekmişti. Neyse ki şöyle veya böyle babamla
aramızdaki mesafe azalmıştı bir nebze. Sonradan
sonraya bir kız çocuğunun olduğunu kabullenince bu sorun
tamamen kalkmıştı ortadan.
Aslında çok da haksızlık yapmak istemiyorum babama. Şu
an fazlasıyla düşkün bana. Belki de dünyaya ilk geldiğim
anda benim erkek olmamam yüzünden bana yaptığı ayrımcılığın
pişmanlığını yaşıyor. (GNDR-1-105-19-F)

Yorum yapın

Daha fazla Sosyoloji
Zincirli Zincirsiz Emekçiler – Zafer Köse

“FLAŞ”, “ŞOK!” Keşke yıllardır her konuda böyle ünlemler kullanılmasaydı. Bu flaş “düzelti” bilgisini gerçekten de öyle dikkat çekecek biçimde paylaşmak...

Kapat