Hileler Kitabı (Arap Kültüründe Siyasi Stratejiler) – Rene Rizqallah Khawam

( * ) ?Hile? kavramının tarihin derinliklerinden damıtılarak gelen anlamı Doğu?da ve Batı?da farklıdır. Bunu ilk kez Harro von Senger?in ?Savaş Hileleri: Strategemler? adlı üç ciltlik eserine yazdığı önsözlerde okumuştum. Şöyle yazmıştı Senger: ?Çinlilere özgü kavranılışına uygun olarak hile bilgelikten çıkar ki, bu nedenle, hileye özgü olan ?olağandışının yaratımı?, bilinçli, entelektüel bir süreçtir.? Tabii konu sadece bu cümleden anlaşılamaz, önsözlerin tamamını okumak gerekir, meraklılarına önerilir.
Senger, birinci cilde yazdığı önsözde, Çinlilerden başka kadim Arapların da bu konuda önemli eserler verdiklerinden söz ediyor ve birkaç kitaba vurgu yapıyordu: Bunlardan biri Sicilyalı bir Arap?ın, İbni Zafer?in eseriydi ve bu kitap ?Adil Hükümdar? adıyla 2009 yılında Türkçeye kazandırıldı. Bir diğeri Fransızca yazılmış ?Hileler Kitabı? adlı derlemeydi ki, adının ilgimi çekmesinden dolayı olsa gerek, bu kitabı özellikle notlarım arasına almışım. İşte bu kitap nihayet elimizde. Rene R. Khawam?ın derlediği bu eseri Menekşe Tokyay?ın Fransızcadan güzel çevirisiyle Türkçeye kazandırıldı.
Kitap elime geçtiğinde çok yoğun bir dönemimde olduğu için hemen okuyamadım, ama en azından Khawam?ın sunuşuna göz atmaktan kendimi alamadım. İşte yine Senger?inkine benzer bir tespit: ?(Araplarda) ?Hile? (hila) sözcüğü, kökeninde fizik yasalarına hâkim, kurnaz bir mucit, bilimadamı veya zanaatkâr tarafından, insan gücünden tasarruf etmek için kullanılan makine anlamına gelir.?

Tam bir şölen!
Artık bu kitabı okumak şart oldu. Hem de öyle tek başına değil. Kütüphanemden Senger?in kadim Çin?in 36 strategemini ele alan üç cildini, Sun Tzu ustanın ?Savaş Sanatı?nı, bilge Lao Tse?nin ?Yol ve Erdem Kitabı: Tao Te Ching?ini, ?Kadim Çin?in Yedi Savaş Klasiği?ni, Sezar babanın ?İç Savaş?ını, Nizamülmülk amcanın ?Siyasetname?sini, Machiavelli abinin ?Prens?ini ve Mao yoldaşın ?Askeri Yazılar?ını indirdim; koydum önüme, başladım okumaya. Tam bir şölen! Hani keyfiniz yerindedir, üşenmez bir çilingir sofrası kurarsınız, bir ufak, üç beş meze? Mezelere hafiften girişir, ara sıra rakınızı yudumlarsınız. İşte böyle bir tat. Her kitap böyle okunmaz; ama otantik öykülerle dolu bu kitap böyle okunabilenlerden.
Kafamda bir soru: ?Hile? kavramı neden bazı kültürlerde olumlu, bazılarında da olumsuz anlamlar taşımış? Senger ve Khawam sunuşlarında ayrıntılı analizler yapıyorlar; ama tam ikna olamadım. Sanırım uygarlık birikimiyle bağlantılı bir mesele bu. Uygar korumak zorunda; barbarın esas meselesi ise yıkmak. Uygarın işi çetrefilli, barbarınki ise daha düz ve net. Sen hangisine daha yakınsın diye sorarsanız, uygara daha uzağım diye yanıt veririm; ama bu ayrı bir konu; biz şimdi uygarın dertleriyle ilgiliyiz.
Dr. Hikmet Kıvılcımlı ?Barbar yalan bilmez? der. Çok dürüst olduğu için değil, böyle bir kavrama (dürüstlük ve yalan kavramlarına) henüz ulaşamamış olduğu için yalan söylemez barbar. Evet, hile bir uygarlık çocuğudur. Tıpkı devlet gibi, ordu gibi, bilim gibi, din gibi? Barbar güçlü; ne ölüm korkusu var ne de kaybedeceği bir şey. Barbarla savaşırsan üç kere kazansan bile, dördüncüsünde yenilebilirsin. O halde savaşmadan yenmen gerek (Sun Tzu ustanın temel ilkesi); çünkü senin kaybedeceğin koca bir uygarlığın var. Hani biz kahraman Türkler Çinlilerle savaşırken hep yeneriz ama Çin imparatoru bir prenses yollar da yelkenleri suya indiririz ya (yıllar sonra Baltacı bile aynı tuzağa düşmüş), onun gibi bir şey.
Barbarın bildiği tek bir yol var: Savaşırsın, yenersin. Uygar ise savaşmadan yenmek zorunda (çünkü savaşırsa, yense bile kaybedeceği çok şey var), Peki, nasıl? Hile ile! Ne demiş Yol ve Erdem kitabı Tao Te Ching?in yazarı binlerce yıl öncesinin Çinli bilgesi Lao Tse: ?Kapatmakta usta kişi kilit asmaz, ama kimse açamaz. Bağlamakta usta kişi sicim kullanmaz, ama kimse çözemez.? İşte bunu becermek zorundasın, ?uygarlığını? korumak istiyorsan. Kadim uygarlıklarda ?hile? kavramı ?siyasal ustalık? ile aynı anlamdadır. Satranç gibi Go gibi strateji oyunlarının kaynağını araştırın, bu konuyu daha iyi anlarsınız.
Demek ki uygarlık birikimi fazla olanın ?hile? kavramı da daha bir inceliyor. Kadim Çin?in, Hint?in, Mezopotamya ve Antik Mısır mirası üzerine konan Arapların ve Farsların ?hile? kavramı doğal olarak oldukça incelmiş. Antik Yunan ve Roma?yı ?Batı? sananlara, o dönemlerin büyük isimlerinin eserlerini daha dikkatlice okumalarını öneririm. Hepsi Babil?den, Mısır?dan, Hint?ten esinlenirler. Başka nereden esinleneceklerdi ki zaten? Bugünün Batı?sının bulunduğu coğrafyalarda o zamanlar Conan?lar, Zeyna?lar ağaçlarda gezinip birbirlerine kılıç sallıyorlardı ancak? Kapitalizmin esas geliştiği Anglo-Sakson coğrafyasının uygarlık birikimi ise çok azdır; tabii ?hile kavramına bakışı da fazlaca kabadır.
Bugün artık herkes uygar. Amazon yerlilerini ve Aborjinleri bile uygarlaştırdık. Ama uygarlık birikimi hâlâ hükmünü sürdürüyor. Bana hileni söyle, sana ne kadar uygar olduğunu söyleyeyim! Bir şu ?Hileler Kitabı?nı, Sun Tzu?nun incelik dolu ?Savaş Sanatı?nı okuyun; bir de günümüzün hâkimleri olan emperyalistlerin Irak?ı, Libya?yı işgal ederken, Suriye?yi, İran?ı tehdit ederken attıkları yalanları? Hele bir de ülkemizde süregelen malûm davaların iddianamelerinde atılan yalanları okuyunca uygarlık düzeyi adına utanırsınız. Oturaklı uygarlar hile yapar, tamam. Ama bu ipsiz sapsızlarınkine hile denmez; onlarınki düpedüz yalan! Böylece anlaşılır, ?hile? ile ?yalan? arasındaki fark. Yalan, hile yapacak kapasitesi bulunmayanın başvurduğu yoldur. Bu nedenle böylelerinin mumu yatsıya kadar yanar demiş ata(ana)larımız.
Konuya genel olarak yaklaştığımızda ise şunu söyleyebiliriz: Hile kavramı bağlamında da bir sınıf mücadelesi sürer. Gerçeği çarpıtmak için hile yapanlarla, gerçeği ortaya çıkarmak için hile yapanlar? Ama şunu gerçekleştireceğimiz gün de yaklaşıyor yavaş yavaş: Bu hile en sonuncu hilemizdir artık!
Ben bu yazıda bir kitabı mı tanıtacaktım? Tanıtmadığımı mı sanıyorsunuz? Bakın, bir ufak bitirdik bile? Hileniz bol olsun, kıvrak olsun? ve son olsun.
( * ) Ender Helvacıoğlu
Radikal Kitap, 16/12/2011

Kitap Tanıtım Yazısı
Arap stratejik düşüncesinin en önemli eserlerinden Hileler Kitabı, Machiavelli’nin zamanından yüz yıl önce yazıldı. Fransa’nın önde gelen Arapça çevirmenlerinden René Khawam tarafından Paris Ulusal Kütüphanesi’nde bulunan özgün Arapça elyazmalarından derlenen bu değerli eserin gerçek yazarı bilinmiyor. Bu isimsiz yazar Hileler Kitabı’nı bir kısmı günümüzde bilinmeyen, bir kısmıysa bilinen ama bulunamayan birçok eserden alıntılarla süslemiş. Kısacası, bu paha biçilmez klasik İslam kültürünün en canlı ve parlak dönemlerinde elde edilmiş muazzam bir birikimi yansıtıyor. Ancak bu yüzlerce yıllık ara kimseyi yanıltmamalı. Hileler Kitabı’nın gerçek olay ve kişilerce örülen rengârenk dokusundan çıkarılabilecek gizli ve açık dersler evrenselliklerini bugün de koruyorlar.

Hileler Kitabı’nın bir başka özelliği, Arap stratejik düşüncesinin Uzakdoğu’daki benzerlerinden hiç de farklı olmadığını göstermesi. Ayrıca kitap Çin kültürünün ünlü 36 stratejisinin farklı adlarla Ortadoğu’da da bilindiğini ortaya koyuyor. Aklına değil de kılıcına güvenen insanlara küçümsemeyle yaklaşan bu iki kadim kültürün ortak evrenine hoş geldiniz!

Kitabın Künyesi
Hileler Kitabı
(Arap Kültüründe Siyasi Stratejiler)
Orjinal isim: Le Livre des Ruses; La Strategie Politique Des Arabes
Rene Rizqallah Khawam
Kırmızı Kedi Yayınevi / Strateji Dizisi
Çeviri : Menekşe Tokyay
İstanbul, 2011, 1. Basım
408 sayfa

Hileler Kitabı (Arap Kültüründe Siyasi Stratejiler) – Rene Rizqallah Khawam” üzerine bir yorum

  1. Çok kapsamlı ve usta işi bir tanıtma.
    Tanıtması bile bu denli keyifli bir kitabın kendisi nasıldır kim bilir?
    Okumak gerekir.

Yorum yapın

Daha fazla İnceleme, Politika
Metalaşma ve İktidarın Baskısındaki Üniversite – Fuat Ercan, Serap Korkusuz Kurt

"Ama günümüz toplumsal işbölümü içinde uğraşlarda aranılan 'meslek ahlakı' kör değneği gibi bellenilen 'meslekçi' ideolojilerin altını oyan, baskın bir başka...

Kapat