Kirillov’un Psikolojik Kırılmalarının Cinler Romanındaki Kaos ve Parçalanma Temasındaki Yeri
Dostoyevski’nin Cinler romanında Kirillov, bireysel düzeyde yaşanan ruhsal parçalanmanın, toplumda yükselen kaotik ideolojik çöküşün bir yansıması olarak kurgulanmıştır. Kirillov’un zihinsel kırılmaları—özgürlük, Tanrı’nın yokluğu ve intihar saplantısı etrafında derinleşen düşünsel çatlaklar—romanın tamamına yayılan “içsel ve toplumsal dağılma” temasının merkezî bir parçasıdır.
1. Kirillov’un İçsel Dağılması: Aklın Tanrı’ya Karşı İsyanı
Kirillov’un düşüncesi, insanın Tanrı’nın yokluğunda mutlak özgürlüğü “kanıtlamak” için kendini öldürmesi gerektiği inancıyla belirlenir. Bu düşünceyi ilk kez açık biçimde ifade ettiği bölümde şöyle der:
“Tanrı yoksa bütün şeylere ben karar vereceğim; çünkü o zaman ben Tanrıyım.”
(Dostoyevski, Cinler, Bölüm X, s. 412, Can Yay.)
Bu cümle, Kirillov’un rasyonel görünen fakat içsel tutarsızlıklarla dolu akıl yürütmesinin somut göstergesidir. Bireyin kendini tanrılaştırmasının tek yolunun ölüm olduğu iddiası, psikolojik bir çatlama noktasına işaret eder. Joseph Frank, bu düşünceyi “aşırı rasyonelliğin kendi üzerine çökmesi” olarak tanımlar (Frank, Dostoevsky: The Miraculous Years, 1995, s. 245).
2. Kirillov’un Psikolojisi ve Romanın Kaos Teması
Kirillov’un parçalanmış aklı, romanın içerisinde yükselen politik ve toplumsal parçalanmanın metaforik bir izdüşümüdür. Devrimci hücrenin lideri Pyotr Verhovenski, Kirillov’un kırılgan psikolojisini kendi amaçları için kullanır:
“Senin öleceğini biliyorum Kirillov… Bunu bizim için yapacaksın.”
(Dostoyevski, Cinler, Bölüm XI)
Bu manipülasyon, Kirillov’un bireysel çöküşünün, toplumdaki örgütlü kaosun bir aracı hâline geldiğini gösterir. Albert Camus, Başkaldıran İnsan’da Kirillov’u tam da bu nedenle “teolojik bir isyanın kurbanı” olarak yorumlar (Camus, L’Homme Révolté, 1951, s. 72).
Kirillov’un “mantıksal intiharı”, bireysel düzeyde bir çözülme olduğu kadar, romandaki nihilist ideolojilerin toplumu sürüklediği kolektif çöküşün bir sembolüdür.
3. Parçalanma Temasının Kirillov’da Doruk Noktası
Romanın sonundaki intihar sahnesi, Dostoyevski’nin bilinçli olarak kaosun yoğunlaştığı bir düğüm noktası olarak kurulmuştur. Kirillov, kendi ölümünü insanlığı özgürleştiren bir eylem gibi anlatırken bile ruhsal bir uçurumun eşiğindedir:
“Ben sonsuz özgürlüğü göstereceğim.”
(Dostoyevski, Cinler, Bölüm XII, s. 438)
Oysa bu “özgürlük” iddiası, tamamen çökmüş bir benliğin son çırpınışıdır. Bu yönüyle Kirillov, romanın diğer karakterlerinde görülen ruhsal ve ideolojik çalkantıların aşırılaştırılmış simgesine dönüşür. Mihail Bakhtin de Kirillov’un bu rolünü “Dostoyevski’nin çok sesli yapısında en uç monolojik figür” olarak tanımlar (Bakhtin, Problems of Dostoevsky’s Poetics, 1984, s. 113).
4. Sonuç: Bireyde Çöküş, Toplumda Kaos
Kirillov’un psikolojik kırılmaları, Cinler’deki kaos ve parçalanma temasını üç yönden derinleştirir:
- Bireysel düzeyde aklın kendi üzerine çöküşünü temsil eder.
- Toplumsal düzeyde devrimci hareketlerin insani değerleri yok eden manipülasyonunu görünür kılar.
- Felsefi düzeyde nihilizmin uç sonucunun yaşamı değil, ölümü mutlaklaştırmak olduğunu somutlaştırır.
Bu nedenlerle Kirillov, romanın kaotik yapısının hem felsefi hem psikolojik hem de politik merkezlerinden biridir.
Kaynakça
Birincil Kaynak
- Dostoyevski, Fyodor Mihayloviç. Cinler. Çev. Mazlum Beyhan. Can Yayınları.
İkincil Kaynaklar
- Camus, Albert. L’Homme Révolté (Başkaldıran İnsan). Gallimard, 1951.
- Frank, Joseph. Dostoevsky: The Miraculous Years, 1865–1871. Princeton University Press, 1995.
- Bakhtin, Mikhail. Problems of Dostoevsky’s Poetics. University of Minnesota Press, 1984.


