Kıyamete Bir Milyar Yıl – Arkadi Strugatsky, Boris Strugatski

kıyamete_bir_milyar_yılBilimkurgu edebiyatının önemli isimlerinden Arkadi ve Boris kardeşler, Sovyet bilimkurgusunun ilerlemesinde ciddi bir yere sahip.

Bogdanov, Zamyatin, Zamyatin, Strugatski kardeşler ve daha nice Sovyet bilimkurgu yazarının eserleri maalesef ki ülkemize diğerlerine göre daha geç girdi. Ancak son birkaç senedir bilimkurgu edebiyatının eskisine oranla daha fazla okura temas ettiğini belirtmek yanlış olmaz sanırım. Bunda Hollywood bilimkurgu sinemasının etkisi var mıdır bilmiyorum.

Strugatski kardeşlerin şimdiye kadar ki en çok bilinen romanı Uzayda Piknik’ti. Bu kitabı okuyanlar Kıyamete Bir Milyar Yıl kitabında bazı benzerlikler görecektir. Ancak Kıyamete Bir Milyar Yıl, arka kapağında da belirtildiği gibi, henüz taslak halinde iken birçok ülkede sansüre uğramış. Kitabın arka sayfasında sansüre dair Arkadi Strugatski’nin notlarını göreceksiniz. Ancak sansürün tam olarak ne için gerçekleştiğine dair yeterli veri olmadığı kanısındayım (belki tekrar okumak gerekir).

Eğer kardeşlerin herhangi bir kitabını okumadıysanız bu kitap son sayfalarına kadar sizi merak içinde bırakacaktır. Ancak diğer kitaplarını okumuş olan okurlar kitabın tahmin edilmeyecek bir son ile bitmediğini göreceklerdir. Bunu yazıyor olmam kesinlikle kitabın iyi olmadığına dair bir vurgu ya da meraklıları için “ertelenebilecek” bir kitap olduğu hissiyatını yaratmak için değildir. Bilimkurgu severler için kesinlikle ve kesinlikle kaçırılmayacak bir kitap olduğunu söyleyebilirim.

“Sorun sende değil, kainatta!”

Milyar, okunması görece zor olan bilimkurgu edebiyatında başarılı bir yöntem izlenerek okuyucuyu içine çeken bir kitap olma özelliğini de taşıyor. Hele ki kitabın karakterleri bilim insanları olduğunda birçok soru sorulup cevaplar aranıyor. Zaten kitabın özünde ,“Fantastik olayları fantastik olmayan varsayımlarla nasıl açıklarsın?” sorusunun cevabını arayış var. Bir okuyucu olarak ister istemez kitaba bir dakikalık ara verdiğinizde bu arayışın içinde buluyorsunuz kendinizi. Bu arayış, bilim insanlarının üretiminin önüne kimlerin, hangi güçlerin geçebileceği ve tehdit oluşturacağıdır. Kitap bu anlamıyla bir milyar yıl sonrasına da gönderme yapıyor:

“Bütün süreçler, Malyanov ve Glukhov’un milyonlarca ve milyonlarca başka insanlarınkiyle birleşen şu çalışmaları, bir milyar yıl sonra kıyamete neden olmasın diye işliyor. Demek istiyorum ki bütün kainatı kapsayan bir kıyamet değil, bugün gözlemlemekte olduğumuzu, bir milyar yıldır mevcut olanı ve Malyanov ve Glukhov’un, bundan hiç kuşku duymaksızın, entropiye hakim olmaya yönelik mikrokozmik girişimleriyle tehdit etmekte oldukları bu kainatı kapsayan bir kıyamet…” (İthaki Yayınevi, Kıyamete Bir Milyar Yıl, Ekim 2015, sf 107)

Derin Demir
http://gazetemanifesto.com/2015/11/11/kiyamete-bir-milyar-yil/

Kıyamete Bir Milyar Yıl
Orjinal isim: Za Milliard Let Do Kontsa Sveta
Arkadi Strugatsky, Boris Strugatski
İthaki Yayınları / Bilimkurgu Dizisi
Türkçe
152 s. — 2. Hamur– Ciltsiz — 13 x 21 cm
İstanbul, 2015
ISBN : 9786053754855
Yayına Hazırlayan : Alican Saygı Ortanca
Kapak Uygulama : Şükrü Karakoç
Çeviri : Hazal Yalın

“Strugatski Kardeşler’den biri Gogol’ün diğeri ise Çehov’un soyundan geliyor ama hiç kimse hangisinin hangisi olduğundan emin değil. Bu kitap kesinlikle harika.”
-Ursula K. Le Guin-

“Türü bilimkurgu olsun ya da olmasın, bu kitap okuduğum en iyi, en etkileyici kitaplardan biri.”
-Theodore Sturgeon-

“Fantastik olayları fantastik olmayan varsayımlarla nasıl açıklarsın?”

Arkadi ve Boris Strugatski, entelektüel açıdan kışkırtıcı, inanılmaz eğlenceli, cesur ve eleştirel kitaplarıyla “Sovyetler döneminin en büyük bilimkurgu yazarları” sıfatını hak eden yegâne ikili. Henüz taslak halindeyken sansürün hışmına uğrayan Kıyamete Bir Milyar Yıl ise yazarların en sıradışı ve aykırı romanlarından biri.

Bir astrofizikçi olan Dimitri Malyanov, kendisine Nobel Ödülü’nü kazandıracağına inandığı projesi üzerine yoğunlaşmak için ailesini Odesa’ya, eşinin annesinin evine gönderir.

Ancak bir sorun vardır; yalnız kalmasına rağmen sürekli rahatsız edilir. Önce içi votka ve havyar dolu bir kutu, ardından da mini etekli güzel bir kadın kapısında beliriverir. Bu ziyaretler, bilim insanı olan arkadaşlarının da geçerken uğramasıyla sonu gelmez bir hal alır. Hepsi de çok büyük bir keşfin eşiğinde olduklarını ama aniden dikkatlerinin dağıldığını iddia etmektedir.

Acaba karanlık bir güç, bilimsel gelişmeleri engellemek mi istemektedir? Yoksa tüm bunların daha doğal bir açıklaması mı vardır? Kıyamete Bir Milyar Yıl, edebiyatın “Sorun sende değil, kâinatta!” deme biçimi.
(Tanıtım Bülteninden)

Yorum yapın