Ko-Medya, Yalçın Peşken. ‘5 N, 1 K’ den ‘5 Y, 1 S’ ye dönüşümün kitabı

Yalçın Pekşen, kırk yıllık bir basın mensubu. Pekşen?in, ?Ko-Medya? isimli bu kitabı da, uzun yıllarını verdiği bu mesleğin Türkiye?deki seyrine odaklanan mizahi yazılarından oluşuyor. Gazetecililik mesleğinin aksayan yanları; Babıâli?den ?Babıtelli?ye nasıl geçildiği; dinci gazeteciliğin ne zaman ortaya çıkmaya başladığı; gazeteye nasıl girilip çıkıldığı; haberin ne olduğu ve nasıl arandığı; akla gelebilecek her konuda yazı yazmaya kendilerini yeterli gören köşe yazarları ve en önemli işlerinden birinin patronu izlemek olduğu genel yayın yönetmenleri, Emre Ulaş?ın çizimleriyle katkıda bulunduğu kitapta, okurun karşısına çıkacak eğlenceli konulardan birkaçı.
Bizden önce gazeteciliğe başlayan Batılılar haber aramak, bulmak ve yazmak için ‘5 N, 1 K’ (5 N= Ne, Nerede, Niçin, Nezaman, Nasıl. 1 K= Kim) formülünü yaratmışlardı.
Ancak bizde Medya Center’lar, Medya Tower’lar, Medya Plaza’lar kurulduktan sonra ortaya yeni bir formül atıldı: Buna ‘5 Y, 1 S’ formülü deniyordu. Yani 5 YE, 1 SÖYLE?
40 yıllık bir basın mensubu olarak, basınla ilişkiye girmenin yollarını öğrenmek isteyenlere naçizane önerilerim olacak: Basınla ilişkiye girmek, ‘kediyle çuvala girmek’ gibidir.
Örneğin birgazeteciyi kokteyl, yemek veya düğününüze çağırdınız mı, ‘Şuraya oturayım da, Boğaz’a karşı viskimi yudumlayayım,’ diye düşünmez. Hemen vergi durumlarınızın peşine düşer.
Daha kötüsü de vardır: Hem Boğaz’a karşı viskisini yudumlar, hem de vergi durumlarınızın peşine düşer.
Elinde kâğıt-kalem, ses kayıt cihazı, fotoğraf makinesi, kamera veya içki kadehi olan kişilerden sonuncusuna gizlemek istediğiniz şeyleri anlatmayın. Büyük olasılıkla içlerindeki tek gazeteci odur.
Ko-Medya, Yalçın Pekşen, çizimler: Emre Ulaş, Say Yayınları, mizah, 168 sayfa
?Yılların gazetecisi Yalçın Pekşen dostumuzun son kitabı ?Ko Medya? adını taşıyor… Bizim mesleğin bizdeki uygulanışını, ıcığını cıcığını, o her zamanki mizah ustalığıyla anlatıyor Yalçın… Her kesimin aynı ölçüde kulağını çınlatıyor:
?Elinde kâğıt kalem, ses kayıt cihazı, fotoğraf makinesi, kamera veya içki kadehi olan kişilerden sonuncusuna gizlemek istediğiniz şeyleri anlatmayın. Büyük olasılıkla içlerindeki tek gazeteci odur.?
Uzaktan bakınca gazeteci ve yazarlar aşağı yukarı birbirine benzer koşullarda yaşıyor sanılır… Öyle olmadığını anlatıyor:
?…Hiçbir gazeteci diğerine benzemez., bu benzemezliğin en önemli kalemlerinden biri de kazançlarıdır… Para parayı çeker lafı gazetecilikte geçerlidir… Altınızda son model araba, Boğaziçi?nde yalınız veya Beykoz konaklarından villanız varsa daha çok kazanırsınız.?
İyi gazeteciyle kötü gazeteci farkı nedir?
?İyi (olumlu) haberler yaparsanız kötü gazeteci olursunuz ama iyi yaşarsınız.
Kötü (olumsuz ) haberler yaparsanız iyi gazeteci olursunuz ama kötü yaşarsınız…?
Yalçın okurları da ikiye ayırıyor…
İyi eğitilmiş okurlar… Okudukları yazıyı ?Acaba benim düşündüklerimden farklı bir şey var mı?? diye okurlar… Eğer bir fark bulurlarsa beğenirler. Zor beğenirler ama beğenirlerse sadık okur olurlar…
Sıradan okurlar, yazarlara ?Acaba benim gibi mi düşünüyor?? diye yaklaşırlar… Bunlar eğer kendisi gibi düşünüyorsa yazarı severler. Yazar seçmezler ve kolayca tavır değiştirirler… Kitapta hayli malzeme var…? Melih Aşık, Milliyet Gazetesi 29.06.2008

‘Merak kediyi öldürür, medyayı yaşatır’ Yalçın Pekşen

Yorum yapın

Daha fazla Mizah
Bir yanı neşe bir yanı endişeli bir öykü, “İyi Yolculuklar”, Özgür Soylu

Özgür Soylu'nun öykülerinin bir yanı neşe, bir yanı endişe. Çünkü o anlattıklarını zeki bir çocuğun gözünden anlatıyor hep. Bir çocuk...

Kapat