Küresel Isınmayı Durduralım, Dünyayı Değiştirelim! – Jonathan Neale

Küresel ısınma günümüzün en baş ağrıtan ve gelecekte daha da ağrıtacak gibi görünen sorunlarının başında geliyor. Bu konuda neler yapılabileceğine kafa yoran isimlerden Jonathan Neale, kitabında, küresel ısınmanın başlıca müsebbibinin büyük şirketler ve neoliberal politikalar olduğunu gösteriyor ve böylece sorunun boyutlarını gözler önüne seriyor. İşe yarayabilecek çözümlere, zenginlerin neden harekete geçmek istemediklerine, iklim politikalarına ve alternatiflerin neler olabileceğine odaklanan Neale, daha iyi bir geleceğin yaratılabilmesi için büyük şirketlere kafa tutabilecek 6 milyar insanın harekete geçirilmesi gerektiğini söylüyor.

Giriş
İklim değişimini tamamen durduramayız. Ama, çevre felaketine, ?ani iklim değişimi?ne engel olabiliriz. Bu ani değişimi durduramazsak birçok canlı türü yok olacak ve yüz milyonlarca insan kuraklıktan, açlıktan, susuzluktan, hastalıklardan, baskı ve savaşlardan ölecek.
Küresel ısınmanın esas nedeni benzin, gaz ve kömür yakılması sonucu ortaya çıkan karbondioksit (CO2). Havadaki karbondioksidi zararsız düzeylerde sabitleyebilmek için bu tür yakıt kullanımını, zengin ülkelerde 30 yılda ya da daha az zamanda kişi başına yüzde 80 azaltmalıyız. Dünyayı rüzgâr tribünleri ve güneş enerjisi ile kaplamalıyız. Ve enerji kullanımını azaltmalıyız.
Enerjinin çoğu konutlarda, ulaşım ve sanayide kullanılıyor.
Başlıca çözüm yolları, konutların yalıtımı, klimaların kapatılması, otomobillerin yerine otobüs ve tren kullanılması ve sanayinin denetlenmesidir.
George Bush ve diğer dünya liderleri bu değişimleri yapamayacağımızı söylüyorlar. Çok pahalı olur diyorlar. Amerikalılar işlerini kaybeder, diyor Bush. Hepimizin yaşam kalitesinde büyük bir düşüş olur ve sıradan insanlar bunu hiçbir zaman kabul etmez, diyorlar. Bu nedenle politikacıların bir şey yapamayacağını öne sürüyorlar.
Ama bir dakika durun ve ?Çok pahalı olur? ne demek, bir düşünün.
Çalışan insanlar rüzgâr türbinleri inşa ettikleri için, binalarda yalıtım yaptıkları için ve demiryolu döşedikleri için para kazanacaklar. Çok pahalı demek daha çok insanın iş bulabilmesi demektir.
İkinci Dünya Savaşı?nda ne oldu bir bakın. Bütün büyük güçler ekonomilerini, savaşı kazanmak için mümkün olduğunca çok sayıda insan öldürmek üzere silah yapımına yönlendirdiler. Bu, milyonlarca yeni iş demekti ve böylece dünyayı Büyük Bunalımdan çıkardı. Gene aynı şeye ihtiyacımız var ama bu sefer öldürmek değil, mümkün olduğunca çok sayıda insanı kurtarmak için.
Para var. Dünya, her sene bir trilyon doları silahlara ve ordulara harcıyor. Dünyada çalışmaya ihtiyacı olan yeterince çok insan var. Küresel ısınmayı durdurmak için fedakârlık yapmamıza ihtiyaç yok. Bunun yerine küresel yoksulluğa karşı saldırıya geçmemiz gerekiyor.
Ne var ki, dünyanın hemen hemen bütün devletleri ve şirketleri son 30 yılı ?neoliberalizmi? ve ?küreselleşmeyi? tartışarak geçirdi.
Bu iki kavram çok basit kelimelerle ifade edilebilir. Birincisi ?özel iyidir, kamu kötüdür?. İkincisi ?kâr insan ihtiyaçlarından daha önemlidir?. Üçüncüsü ve en önemlisi, ?Piyasayı sevmeyebilirsiniz ama yapabileceğiniz hiçbir şey yok. Çünkü piyasa alternatifsizdir.?
?Piyasaya karşı direnemezsiniz? fikri, günümüzün yerleşik düşüncesi. Zenginlerin ve iktidar sahiplerinin elindeki en güçlü silah. Ellerindeki bu silahtan kolayca vazgeçmeyeceklerdir. Ama eğer devletler iklim sorunu için küresel ölçekte devreye girerse, insanlar dünyanın her tarafında ?hava/çevre için bunu yapabiliyorsak neden hastaneler için, okullar için yapmayalım? Emekli maaşımız için de yapmayalım,? diyeceklerdir.
Zenginler ve iktidar sahipleri insanların böyle düşünmesini istemiyorlar.
Bazı şirketlerin küresel ısınmaya karşı etkili herhangi bir önlemi benimsememesi için özel nedenleri var. 2007?de Wal-Mart dünyanın en büyük şirketiydi; onu Exxon Mobile(2), Shell (3), British Petrol (4), General Motors (5), Toyota (6), Chevron (7), Daimler-Chrysler (8), Conoco Phillips (9) ve Total izliyordu.1 Bu; altı petrol şirketi, üç otomobil şirketi ve dev otomobil parkları olan bir market zinciri demektir. Bu aynı zamanda çok büyük bir şirket gücüdür. İklim değişimine karşı eylem, şirketlerin ölümü demektir.
Bush, Cheney ve Rice bu karbon şirketlerini temsil ediyorlar.
İklim değişimine karşı mücadeleyi engelleyebilmek için her şeyi yapıyorlar. Ne var ki, artık birçok başka zengin ve güçlü kişi bir şeyler yapılmasını istiyor. Onlar dünyanın sahipleri ve bu dünyanın yıkılmasını istemiyorlar. Ancak piyasaya meydan okuyamıyorlar.
Dolayısıyla önerileri sorunu çözmenin yanına bile yaklaşamıyor.
Mesela Kyoto Antlaşması, dünya çapında en az yüzde 60 kesintiye ihtiyacımız varken sadece yüzde 5 kesinti öneriyor ve bu yüzde 5?in geçekleşmesi için de zorlayıcı herhangi tedbir içermiyor.
Ya da isterseniz, Al Gore?un ?An Inconvenient Truth? (Uygunsuz Bir Gerçek) filmine bakın. İlk 90 dakikası dünyaya çok muhteşem ve çok korkunç bir uyarı. Filmin son bir dakikası ise ne yapabileceğimizi anlatıyor, hiçbir değişiklik sağlayamayacak bir sürü küçük öneri.
Eğer harekete geçmezsek şirketlerin ve piyasaların gücü çevre felaketini bir insanlık felaketine çevirecek. Küresel ısınma; sıcaklık dalgaları, dev fırtınalar, seller ve kuraklık anlamına gelecek.
Bugünkü küresel toplumumuzda yoksul bir ülkede ürün düşük olursa halk aç kalır. Küresel toplumumuzda mülteciler, sınırlara geldiğinde polisler insanların üzerine makineli tüfeklerle ateş açar. Mülteci kamplarının çadırları kilometreler boyunca ve yıllardır uzanmaktadır. Sınırın öbür tarafında ihtiyacı olanları içeri almamayı meşrulaştırmak için ırkçılık artar. Bugünkü toplumsal yapımız içinde küresel ısınma savaş anlamına gelecek. Coğrafi güçlerin dengelerini bozacak ve büyük ve küçük güçler dengeyi yeniden kurmak için savaşacaklar. Petrol için yapılan savaşlar yaşıyoruz.
Şimdi su için yapılacak savaşları yaşayacağız.
New Orleans, Darfur, Bangladeş ve birçok başka yerdeki çevre felaketleri geleceğin nasıl olacağının küçük bir işareti sadece.2
Zenginler ve iktidar sahipleri, iklim değişiminin faturasını biz geri kalanlara ödetmek isteyecekler. Yoksullar kendilerine kalan azıcık şeyi paylaşabilmek için birbirlerini öldürecekler ve insanlık onuru yükselen sulara gömülüp gidecek.
Kısacası, sorunu çözmek için elimizde yeterli teknoloji var ama büyük şirketler ve iktidar sahipleri sorunu çözmek için harekete geçmeyecek. Dolayısıyla onlara kafa tutabilecek tek gücü, dünyanın 6 milyar insanını harekete geçirmeliyiz. Bugüne kadar çevreciler hükümetlere karşı lobi çalışmaları yaptılar ve insanları eğittiler. Ama şimdi politikacıları harekete geçirmek ya da değiştirmek için kitlesel bir harekete ihtiyacımız var. Bu hareket başladı.
Henüz hâlâ küçük ama bütün kıtalarda var ve hızla büyüyor.
Bu kitap bu hareketin bir parçası.

İÇİNDEKİLER
Giriş
Birinci Kısım
Sorunun Boyutları
1. Bölüm: Ani iklim değişimi
2. Bölüm: Yoksullar sorun değil
3. Bölüm: Çözüm için fedakârlık gerekli değil
İkinci Kısım
Şimdi İşe Yarayabilecek Çözümler
4. Bölüm: Acil önlemler
5. Bölüm: Temiz elektrik
6. Bölüm: Binalar
7. Bölüm: Ulaşım
8. Bölüm: Sanayi
9. Bölüm: Bugün işe yaramayacak çözümler
10. Bölüm: Metan ve ormanlar
Üçüncü Kısım
Zenginler ve Güçlüler Neden Harekete Geçmeyecekler?
11. Bölüm: Neoliberalizm ve kârlar
12. Bölüm: Şirketlerin gücü
13. Bölüm: Rekabet ve büyüme
Dördüncü Kısım
İklim Politikaları
14. Bölüm: Kyoto?ya giden yol
15. Bölüm: 2001?den sonra iklim politikaları
16. Bölüm: Kişisel çözümler ve piyasa çözümleri
Beşinci Kısım
Gelecekteki Alternatifler
17. Bölüm: Kapitalist felaketler
18. Bölüm: Başka bir dünya mümkün
Notlar

“Küresel ısınma gezegenimizi tehdit ediyor. Aslında sorunu çözecek teknolojiye sahibiz ama karbona dayalı son derece güçlü şirketler ve neoliberal iktidarlar bu konuda hiçbir şey yapmıyor, yapmayacak. Dolayısıyla onlara karşı çıkabilecek tek gücü, yani dünya nüfusunun büyük çoğunluğunu, insanlar ve gezegenimiz için değil sadece kâr için var olan kapitalizme karşı harekete geçirmeliyiz. Küresel Isınmayı Durduralım, Dünyayı Değiştirelim, küresel ısınmaya karşı mücadele ederken yoksulluğu da tarih haline getirmenin mümkün olduğunu güçlü kanıtlarla ortaya koyuyor. Jonathan Neale’e göre küresel iklim değişimine karşı mücadele ederken yoksul insanların ve yoksul ülkelerin fedakârlık yapmasına…yükselen seslere ortak oluyor.” Tanıtım Yazısı

KÜRESEL ISINMAYI DURDURALIM, DÜNYAYI DEĞİŞTİRELİM!
Jonathan Neale, Çeviren: Doğan Tarkan, Yordam Kitap, siyaset, 336 sayfa

Jonathan Neale Hayatı
Tarih tezini İngiliz Kraliyet Donanması’ndaki ayaklanmalar üzerine yazan Jonathan Neale, Afganistan ve Nepal üzerine de araştırmalar yaptı. On iki oyunu, iki çocuk kitabı (Himalaya, 2004; Lost at Sea, 2001) ve iki romanı (Mutineers, 1998; The Laughter of Heroes, 1993) bulunan Neane’in edebiyat dışı eserlerinden bazıları şunlardır: Stop Global Warming (2008), What’s Wrong with America? (2004), Tigers of the Snow (2002), You Are G8, We Are 6 Billion (2002) ve The Cutlass and the Lash (1985). Neane ABD’deki Uluslararası Sosyalizm Örgütü (ISO) ve İngiltere’deki Sosyalist İşçi Partisi (SWP) üyesidir.

Yorum yapın

Daha fazla Doğa
Mavi Sözleşme / Küresel Su Krizi ve Su Hakkı Mücadelesi – Maude Barlow

Maude Barlow, alt başlığı ?Küresel Su Krizi ve Su Hakkı Mücadelesi? olan ?Mavi Sözleşme?de, okuru, büyük şirketlerin suyu bir metaya...

Kapat