La Fontaine yüzünden, ağustos böceğine büyük haksızlık yapmışız.

La Fontaine yüzünden yıllardır, insanlar ağustos böceğine meğer büyük haksızlık yapmış. La Fontaine’nin hikayesine göre, karınca tüm yaz çalışıp yiyecek biriktirirken, ağustos böceği şarkı söyleyip, yan gelip yatar. Karınca ile de dalga geçer. Ancak kış gelip kapıya dayanınca yiyecek için karıncaya muhtaç olur.

Bu hikaye tüm dünyada yıllardır anlatılır, öğretilir. Türkiye ‘de de hemen her çocuk bu hikayeyi bilerek büyür. Peki gerçekten ağustos böceği hikayedeki gibi tembel, vurdumduymaz mıdır?
Hürriyet’te yer alan habere göre, böcek bilimcilerin araştırması La Fontaine hikayesi yüzünden ağustos böceğine büyük haksızlık yapıldığı görüşünde.

Yapılan araştırmalara göre, ağustos böceği, Ağustos ayından sonra hayatta kalmıyor. Yani kış için yiyecek biriktirmesinin bir anlamı yok.

Dişi Ağustos Böceği, uzantılı yumurtlama borusuyla yumurtalarını Ağaçların genç sürgün yarıklarının içine bırakır. Bunlardan altı hafta sonra “NİMF” adı verilen ve erginlere benzemeyen yavrular çıkar. Danaburnuna benzeyen bu yavrular, kazıcı ön ayaklarıyla toprağı kazarak altına gizlenirler.

Toprak altında yaşayan ağustos böcekleri ağaç kökleri ve öz suyu emerek beslenirler. 17 sene toprak altında kalan ağustos böceği yeryüzüne çıktıktan sonra 4 haftalık ömre sahiptir. Bu dört haftayı eş arayarak geçiren ağustos böceği eşleştikten sonra ölür, kışın yaşamayacağı için yiyecek biriktirme endişesi olmaz. Bu da La Fontaine’nin haksız olduğunun ispatıdır.
(http://www.radikal.com.tr/hayat/meger_yillarca_agustos_bocegine_haksizlikyapmisiz-1315211)

Yorum yapın

Daha fazla Bilim, Çocuk Kültür, farkettiren yazılar
Küçük Evler’in Büyük Ağacı – Luisa Mattia

Bir ağacın, ne kadar BÜYÜK olursa olsun tek bir ağacın gündelik yaşamımızdaki yeri nedir? Sofia, Affrikalı Süleyman, Gioconda, Wilson ve...

Kapat