Maraş Kıyımı (Tarihsel Arka Planı ve Anatomisi) – Aziz Tunç

“Maraş kıyımı, Türkiye’nin 12 Eylül Darbesine savruluşunda dönüm noktası olmasına karşın, bugüne değin kapsamlı bir araştırma konusu olmadı ve sürekli üstü örtülmeye çalışıldı. Maraş’ta insanlığa karşı bir suç işlenirken, bunun 1896’lara dek uzanan derin kökleri olduğu da es geçildi. Aziz Tunç cesaretle, bu gerçeklere ilişkin perdeyi aralarken, Maraş’ın gayrı resmi tarihine de bir giriş yapıyor.”
-Ragıp Zarakolu-

12 Eylül 1980 askeri faşist darbesinin gerçekleşmesi ve emperyalist işbirlikçilerin çıkarları için Kürt – Türk, Alevi – Sünni karşıtlığı yapılarak Maraş Katliamı gerçekleşmiş, emekçiler, yoksullar Aleviler katledilmişlerdi. Katliamdan sonra sıkıyönetim ilan edilmiş, ülke top yekün baskı altına sokulmuştu. Elinizdeki bu çalışma dünden günümüze tüm katliamlar gibi Maraş katliamınında halkın vicdanında mahküm oluşunu gözler önüne seriyor. Tarih tüm katliamları ve Maraş katliamını lanetleyecektir. Bu kitapta bir sürece ve bir döneme dair bütün yaşanılanları ilgi ve merakla okuyacaksınız.
-Turabi Saltık-
(Tanıtım Bülteninden)

Aman halklar uyanmasın! – Vedat Türkali
(30/12/2011 tarihli Radikal Kitap Eki)
Aziz Tunç?un, acılarla dolu ağır tarihsel bir sorunsalı tüm gerçek boyutlarıyla yansıtan kitabını geçen yıl okumuştum. Yeni baskısının yapılacağını duyunca, insanı insanlığından utandıran o rezil olaylar hemen karşıma dikiliverdi. Toparlamaya çalıştım kendimi. Ülkenin insanı olarak bu topraklarda yaşanmış acıları bölüşmekle yazgılıydık. Ama temel görevimiz tüm bu çirkinlikleri duyurmak; bir biçimde örtbas edilmesine gücümüz yettiğince karşı koymaktı. Bu kitap bunu yapıyor işte. ?Gerçekler devrimcidir? der Lenin.
Gerçekleri örtbas etmek, doğruları yadsımak, insanları yalanlarla uyutmaya çalışmak halk yığınlarını sömürüp soyan karanlık güçlerin yöntemidir. ?Maraş Kıyımı? kitabında bu gerçekleri göreceksiniz. Olayın yargılanması günlerinde müvekkilleri adına duruşmaları izleyen Avukat Ali Yaşar, iddianamenin kopyasını vermişti. Okumuştum. Aziz Tunç?un kitabı bu vahşeti, tüm çirkinliği ile açık seçik sergiliyor. Koçgiri, Dersim kırım kıyımlarından son Sivas kıyımına kadar çeşitli dönemlerde tezgâhlanan bu kanlı olaylar temelinde Kürt halk yığınlarını ezmeye yönelik olsa da, Kemalist devlet yapısının bir başka sağlıksız yanını, ?laiklik? palavrasına karşın ?Sünni? karanlık yapısını belirler. Koçgiri Olayı?nın aşağılık, canavar komutanı Sakallı Nurettin Paşa ?Bu ülkede ?zo? diyenleri temizlediler, ?lo? diyenleri de ben temizleyeceğim? der. Ancak o bölge de, ?38?de, bu Sakallı Paşa?nın damadı Abdullah Paşa?ca en kanlı biçimde yok edilmeğe kalkışılmış Dersim de Alevi halk yığınları bölgesidir.
Maraş?ta, Çorum?da bu rezil olaylar yaşanırken Türkiye?nin bir başka yerinde Fatsa?da çok başka olaylar yaşanıyordu. Terzi Fikri adlı sosyalist bir Fatsalı yurttaş kendini hemşerilerine sevdirip Belediye başkanı Seçilmişti. Kısa sürede öteki partilerdeki Fatsalıların da gönlünü kazanan Fikri, örnek bir yönetim kurmuştu. Türkiye?nin sol-gerçek demokrat tüm kişileri Fatsa?ya gidiyor, gördükleri, yapıcı dayanışmalı kardeşlik ortamından mutluluk duyuyor, içtenlikle övgülü yazılar yazıyorlardı.
Basın bir yandan da o günler tüm Türkiye?yi sarsan Maraş-Çorum kanlı olayları nedeniyle hükümete eleştirel biçimde sataşmaktaydı. Tam o günlerde Başbakan Süleyman Demirel basına ?Maraş?ı, Çorum?u bırakın da Fatsa?ya bakın!? diyordu. Kısa süre sonra da o canım Fatsa mutluluğu, en çirkef oyunlarla yerle bir edildi.
Bu zıt olayları özellikle gösteriyorum. İşin özü bu aslında; Halklar acılar içinde birbirini kırsın, dünyayı ellerinde tutan karanlık güçler soysunlar, sömürsünler, yok etsinler. Aman halklar uyanmasın!
Bu karanlık oyunu yok etmek temel görevimizdir. İnsanlığın kurtuluşu halkların kardeşliğinden doğacaktır. Aziz Tunç?un kitabı bu görevi üstlenmiş görünüyor. Okunmalı, okutulmalı.

Kitabın Künyesi
Maraş Kıyımı
(Tarihsel Arka Planı ve Anatomisi)
Aziz Tunç
Belge Yayınları / Türkiye İncelemeleri Dizisi
İstanbul, 2011, 1. Basım
504 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla İnceleme, Politika
Leopar – Giuseppe Tomasi Di Lampedusa

Bazı eleştirmenler, "Leopar"ın yalnız İtalyan değil, dünya edebiyatının bir başyapıtı, 20. yüzyılın en önemli romanlarından biri olduğunu ileri sürer. Roman,...

Kapat