Marksizm Üzerine Dört Ders – Paul M. Sweezy

20. yüzyılın önde gelen Marksist iktisatçılarından Paul Sweezy?nin Sosyalist Cep Kitapları dizisi içinde yayınlanan Marksizm Üzerine Dört Ders (Four Lectures On Marxism) adlı kitabı, Marksizmin temellerine ve özellikle de emperyalizmin işleyiş tarzına ışık tutarak, sermayenin günümüzdeki krizinin tam olarak anlaşılabilmesi için mutlaka okunması gereken bir çalışma olma özelliği taşıyor. Sweezy ilk derste, burjuva iktisadının tedrisatından geçmiş genç bir iktisatçıyken nasıl Marksizme yöneldiğini anlatarak dinleyicilerle arasında bir iletişim köprüsü kurduktan sonra diyalektik düşünce tarzını ve Marksist materyalizm anlayışını açıklıyor. İkinci derste, meta, sermaye devreleri, artık değer, ilk birikim ve sermayenin aşırı birikimi temel kategorileri kullanılarak kapitalizmin çelişkileri ele alınıyor. Bu bölümün açıklayıcı ek kısımlarından ilkinde ?Kâr Oranının Azalma Eğilimi Yasası?, ikincisinde ise rekabetçi evresinden tekelci evresine geçişi sırasında kapitalizmin biçim ve yöntemlerinde gözlenen değişiklikler kuramsal bir yaklaşımla değerlendiriliyor. Çevre ile merkez arasındaki ilişkilerle çelişkilerin yanı sıra küresel kapitalist sistemin krizi üçüncü derste tartışılıyor. Son derste, sosyalizmin sorunları ve geleceği masaya yatırılıyor.

ÖNSÖZ
Bu kitap, 1979 yılının Ekim ayında Tokyo Hosei Üniversitesi?nde verdiğim ?Günümüzde Marksizm? konulu derslere dayanarak hazırlandı. İlk dersin başında açıkladığım gibi bu başlığı yorumlama şeklim tamamen özgül olmamakla birlikte bir bakıma özel bir anlam taşıyordu ve kitaba bu başlığın verilmesinin yanıltıcı olacağını düşünüyorum.
1980 yılında yüzüncü kuruluş yıl dönümünü kutlayan Hosei Üniversitesi, Japonya tarihinin çalkantılarla dolu bu yüz yıllık döneminde hümanist bilimin ve öğrenimin önde gelen merkezlerinden biri oldu. Üniversite rektörü Bay Akira Nakamura ve iktisat bölümü, Batı felsefesi ile sosyal biliminin en mükemmel geleneklerini bünyesinde barındırıp yaşatan Marksizm üzerine bir dizi ders vermem için beni davet ettiklerinde bu teklifi büyük bir memnuniyetle kabul ettim. Yaşadığım ülkeyle karşılaştırdığımda Marksizmin Japonya?da çok daha saygın bir yerinin olması beni özellikle heyecanlanmıştı.
Derslerde kullandığım asıl metinler üzerinde çalışırken bazı dostlarımın önerilerinden ve güven verici desteklerinden yararlandım: Standford Üniversitesi iktisat profesörü Donald Harris, Manchester Üniversitesi sosyoloji profesörü Teodor Shanin, kısa bir süre öncesine kadar Afrika İktisadi Kalkınma ve Planlama Enstitüsü başkanı olan Samir Amin, yaklaşık elli yıl önce Londra İktisat Okulu yüksek lisans programındaki arkadaşlarımdan birisi olan ve Marksizmle tanışmama yardımcı olan Sol Adler, Monthly Review dergisi ile Monthly Review Yayınevi?ndeki çalışma arkadaşlarım Harry Magdoff ile Jules Gellner ilk aklıma gelenler.
İkinci dersle ilgili olarak, dersin sınırlı çerçevesi içinde ele alınamayacak konuları kapsayan iki ek bölüme yer verdim.
Bir dönem Tokyo Büyükşehir Araştırma Enstitüsü başkanlığı yapan, şimdi ise Tokyo Keizai Üniversitesi?nde iktisat profesörü olan yakın dostum Tokue Shibata?ya özellikle teşekkür etmek istiyorum.
Profesör Shibata, Japonya ziyaretimle ilgili gerekli tüm düzenlemelerle yakından ilgilendi ve beni büyük bir konukseverlikle ağırlama nezaketini gösterdi.
Paul M. Sweezy
New York City, 1 Mayıs 1981

1
DİYALEKTİK VE METAFİZİK

Derslerimizin ilan edilen konusu ?Günümüzde Marksizm?. Öncelikle Marksizmin benim açımdan neyi ifade edip neyi etmediğini açıklamak istiyorum.
Kendilerini, Marksizmin kurucuları Karl Marx ile Friedrich Engels?in düşünsel ve/veya siyasi mirasçıları olarak gören çeşitli ekollerle eğilimlerin bir değerlendirmesini ya da eleştirisini yapmaya kalkışmayacağım (Bu arada Marx ile Engels arasındaki farkların çoğunlukla vurgu ve formüle edilişle sınırlı olduğunu, bu nedenle burada ileri sürdüğüm Marksizm tartışmasıyla ilgisi olmadıklarını düşündüğümü de sözlerime eklemeliyim.
Alıntı yapmam gerektiğinde, hangisi konuyla daha ilgili gözüküyorsa onun yazılarından yararlanacağım).
Sanırım anlatmak istediklerimi açıklığa kavuşturmamın en iyi yolu işe kendi yaşam hikâyemle ilgili bazı gözlemlerle başlamak olacak. Genel olarak sosyal bilimlerle, özel olarak da iktisatla tanışmam 1920?lerin sonlarında, üniversite öğrenimim sırasında oldu. O günlerde Harvard, Kuzey Amerika?nın en seçkin iktisat bölümlerinden birine sahipti. William Z. Ripley gibi kurumsalcılardan, Frank W. Taussig gibi Marshallcılardan tutun da Thomas Nixon Carver ve Charles J. Bullock gibi tutucu muhafazakârlara kadar sol ve sağ eğilimli pek çok teorisyen ders veriyordu. Tabii ki Harvard?da hocalar arasında Marksist kimse yoktu.
Öğrenciler arasında vardıysa bile ben bilmiyordum.
Lisans öğrenimim sırasında derslerde bırakın Marx?ın düşüncelerini, isminden bile bahsedildiğini hatırlamıyorum.
Londra İktisat Okulu?nda bir yıllık yüksek lisans öğrenimi görmek için 1932?de Cambridge?den ayrıldığımda, Thorstein Veblen?in en ünlü olmakla birlikte aslında en radikal çalışması olmayan Aylak Sınıfın Teorisi?nden (Aylak Sınıfın Teorisi, çev. Cumhur Atay ve Zeynep Gültekin, Babil Yayınları, 2005 ?çev.) daha radikal bir şey okumuş değildim.
1932-33 yılları 20. yüzyıl tarihinde dönüm noktası oldu. Japonya?nın o zamanlar Mançurya denilen bölgeyi işgal etmesi, II. Dünya Savaşı?nı başlatan ilk hareket olmasa da savaşın habercisi olmuştu. Batı Avrupa ve Kuzey Amerika ekonomilerinin dibe vurmasına neden olan Büyük Bunalım eş zamanlı olarak iki kapitalist reform girişiminin ortaya çıkmasına yol açtı: ABD?de Yeni Anlaşma (Yeni Anlaşma (New Deal): 1929 Büyük Bunalımı?nın neden olduğu ekonomik tahribatı telafi etmek, özellikle de yeni istihdam olanakları yaratmak amacıyla Başkan Franklin D. Roosevelt yönetiminde ABD hükümetinin 1933?te uygulamaya geçirdiği iktisat programı ?çev.) ve Almanya?da savaşa odaklanmış faşist Hitler diktatörlüğü. Birkaç yıl önce başlatılan Birinci Sovyet Beş Yıllık Kalkınma Planı, krizlerle boğuşan dünyada birdenbire bir umut ışığı, bolluğun ortasında tuhaf bir modern yoksulluk belasıyla karşı karşıya olan insanlık için bir çıkış yolu olarak gözükmeye başlamıştı.
ABD?de ulaşılabilecek en iyi eğitim olanağı olarak görülen Harvard?da öğrendiklerimin, bu çok önemli gelişmeleri tahmin etmek ve anlamak konusunda bana zerre kadar katkısı olmamıştı. 1932 sonbaharında Londra?ya geldiğimde içinde bulunduğum ruh hâlini, son dört yılımı harcayarak öğrenmeye çalıştığım şeylerin anlamsızlığının yarattığı burukluk duygusuyla iç içe geçmiş bir şaşkınlık ve kafa karışıklığı hâli olarak tanımlayabilirim. Farkında olsam da olmasam da, köklü bir dönüşümden geçerek yeni düşünce biçimlerini benimsemek için mükemmel bir adaydım. Şansıma, Londra İktisat Okulu?nun ortamı da son derece olumluydu.
Öğrenimini gördüğüm burjuva ortodoksluğundan bir ölçüde farklı olmakla birlikte yine de onun bir çeşidi olan, Avusturya-İsveç ekollerinin karışımı bir…

Kitabın Künyesi
Marksizm Üzerine Dört Ders
(Four Lectures On Marxism)
Paul M. Sweezy
Çeviri: Tuncel Öncel
1. Baskı, Temmuz 2009
Sayfa Sayısı: 160

İçindekiler
Önsöz
1 – Diyalektik Ve Metafizik
2 – Kapitalizmin Çelişkileri
2. Bölüm İçin Ek 1
2. Bölüm İçin Ek 2
3 – Merkez, Çevre Ve Sistemin Krizi
4 – Marksizm Ve Gelecek

Paul M. Sweezy
20. yüzyılın önde gelen Marksist iktisatçılarındandır. Çok sayıda önemli esere imza atmış olan Sweezy, Monthly Review dergisinin de (L. Huberman?la birlikte) kurucusudur.

Yorum yapın

Daha fazla İnceleme, Politika
Laz Kültürü / Tarih, Dil, Gelenek ve Toplumsal Yapı – Kamil Aksoylu

Uzun yıllardır Laz dili, tarihi, kültürü ve toplumsal yapısı üzerine araştırmalarını sürdüren Kâmil Aksoylu?nun Laz Kültürü adlı çalışması yayınlandı. Aksoylu?nun...

Kapat