Nazım Hikmet ‘in en kızdığı kişiler

nazım_hikmetKavgalarını bildiğim için, Nazım’a sorduğum ilk adam Peyami Safa olmuştu. Sorar sormaz, yüzü kıpkırmızı kesildi öfkeden ve adeta köpürür gibi :
– Bırak k …. i!.. dedi.
Her harfine ayrı ayrı basa basa, Peyami’yi tokatlar gibi söylemişti bunu. Bir daha hiç sözünü etmedi Peyami’nin.
Zaten soran da olmadı.
İkinci kızdığı adam, Vala Nurettin’di. Epey sözünü etti.

– Beni bastırmak, üste çıkmak kaygısıyla mı nedir, acaip şekilde bir defa yüklenmişti bana. Moskova’­dayken, aramızda bir «uzun saç, kısa saç» çatışması bayağı üniversite çevresinde mesele olduydu.
– Anlatıver şunu ne olur! dedim.
Hemen başladı anlatmaya :
– Bir gün söz arasında demiştim ki Vala’ya : «Ben nedense uzun saçlı kızları daha çok seviyorum kısa saçlılardan, Vaa’cığım!» Vay sen misin bunu diyen? Ben geri kafalı, ben kontr revolüsyoner … Bizim beyefendi
hazretleri, kısa saçlı kadınları sevdiği için ileri kafalı, revolüsyoner (ihtilalci, devrimci)… «Yahu, Vala, yapma, dedim, bununla ilericiliğin, gericiliğin ne ilgisi var?» Yok, olmaz sen kontr revolüsyonersin … dedi çıktı. Bir türlü de vaz geçmez fikrinden. Münakaşa uzadıkça uzadı. .. Ne o döndü fikrinden, ne ben döndüm … Her gün yeniden tazeleniyordu
bu çatışma … Sabrım tükeniyordu… Nerdeyse yumruk yumruğa geleceğiz … Bayağı ben de yediremiyordum kendime … Bizim Vala’ya göre ben kontr revolüsyoner olursam, bir kurşun sıkayım şakağıma, gebereyim daha iyi. .. Bu çatışma öğrenci çevresini bayağı etkiledi ve heyecanlandırdı. Sonunda bir profesöre sormaya karar verildi. Dedi ki profesör : «Bir adam kısa saçlı kadından hoşlanır, ama kontr revolüsyoner olabilir. Bir adam uzun saçlı kadından hoşlanır, ama revolüsyoner olabilir. Uzun saç, kısa saç ölçü olamaz.» Lenin’in öldüğü günü hele hiç unutmam. O gece okulun avlusunda ikimiz de duvara dayanmış ağlıyorduk. Bir ara kolumu tuttu Vala : «Nazım’cığım, dedi, erkekçe söz, memleketime dönünce ömrümün sonuna kadar beraberim seninle
… Sözümden dönersem namussuzum … »
Üçüncü kızdığı adam Şevket Süreyya idi.
– Bukalemun gibidir, diyordu onun için, her kalıba girer. Her yerde kullanılmaya uygun bir kişiliği vardır.
İnanmış göründüğü zaman hiç inanmadığı zamandır asıl. Tam bir bezirgandır o.
Bunlardan başka herkesten sevgiyle söz etti. Çok kurcaladım Nazım’ı, namuslu tanıdığı kişilerden ona atılan en ufak taş, çok büyük üzüntüler yaratmıştı onda, seziyordum bunu. İnsanları seven, hiç kimseyi incitmek, kırmak istemeyen bir adamdı. Aleyhinde söylenen ve yazılanlara çok üzülürdü. Hele söylenenler sol taraftan geldiği zaman. ..

(A. Kadir, 1938 Harb Okulu Olayı ve Nâzım Hikmet)

Yorum yapın

Daha fazla Anlatı
Sait Faik Abasıyanık – Abidin Dino “Sait Faik Adalı’ya büyük adamsın derseniz, o size…”

Sait Faik Adalı'nın soyadı Abasıyanık'tır. Sait Faik Adalı Abasıyanık'ı tanımakla yeni bir ada keşfetmiş kadar sevinebilirsiniz, Adalı'nın adası bir dünyadan...

Kapat