Nazım Hikmet ‘in ezbere en çok okuduğu şiirleri

nazım_hikmetArada bir, o da haftada ya da on günde bir falan, küçük bir şişe rakı aldırırdık, biraz leblebi, tuzlu fıstık,
beyaz peynir. .. Posta İbrahim’e derdik ki :
– İbrahim’ciğim, biz bu gece, şöyle usul usul, ağacın altında efkah dağıtacağız … Ne dersin?
– Hadi bakalım, derdi İbrahim gülerek.
Sererdik beylikleri kavak ağacı altına, karanlıkta, ordan burdan vuran ışıklardan yararlanarak, demlenirdik ufak ufak. Yarımşar çay bardağı yeterdi her birimize.

Üstüne suyunu da koyduk mu, olurdu bir bardak.
İkinci üçüncü yudumda açılırdı Nazım.
– Hadi, ağabi, derdik. ..
– Peki, başlıyorum, derdi.

İlkin «Yürüyen Adam»ı okurdu. En önce kalın kalın:

Alnı yukarda,
kırmızı boyun atkısı rüzgarda,
yürüyor.
Yürüyor adım adım,
yürüyor ağır ağır,
yürüyor.
Rüzgar deniz gibi köpürüyor,
esiyor deniz rüzgar gibi .
Sonra ince ince :
– Nereye gidiyorsun yavrum benim nereye?
Dön sevgilim,
dön kardeşim,
dön evimin erkeği, dön geriye …

Bu şiir bitince, «Duvar» şiirini okurdu. Bu ünlü şiir, Doğuyu saran emperyalizm üzerine yazılmıştır :

O duvarın ilk temel taşı,
emperyalizmin ilk adımından gel iyor.
O duvarın di binde,
bizimkilerin
Eyfeller gibi kemikleri yükseliyor.
Bu şiir de bitti mi, hemen arkasından, soluk alınamacasına
başlıyordu :
O duvar
o duvarınız,
vız gelir bize vız! ..

En sonra «Karıma Mektup» gelirdi :

Bir tanem!
Son mektubunda :
” Başım sızlıyor,
yüreğim sersem!»
diyorsun.
«Seni asarlarsa,
seni kaybedersem
diyorsun,
“yaşayarnam!”
Yaşarsın karıcığım,
kara bir duman g ibi dağılır hatıram rüzgarda;
yaşarsın, kalbimin kızıl saçlı bacısı,
en fazla bir yıl sürer
yirminci asırlarda
ölüm acısı.
Ölüm,
bir ipte sallanan bir ölü.
Bu ölüme bir türlü
razı olmuyor gönlüm.
Fakat
emin ol ki sevgili;
zavallı bir çingenenin
kıllı, siyah bir örümceğe benzeyen eli
geçirecekse eğer
ipi boğazıma,
mavi gözlerinde korkuyu görmek için
boşuna bakacaklar
Nazım’a!

Şiirin sonuna doğru gözleri dolu dolu olurdu Nazım’ın:

Karım benim!
iyi yürekli,
altın renkli,
gözleri baldan tatlı arım benim;
ne diye yazdım sana
istendiğini idamımın,
daha dava ilk adımında
ve Bir şalgam gibi koparmıyorlar
kel lesini adamın.
Haydi bunlara boş ver.
Bunlar uzak bir ihtimal.
Paran varsa eğer
bana fanile bir don al,
tuttu bacağımın siyatik ağrısı.
Ve unutma ki
daima iyi şeyler düşünmeli
bir mahpusun karısı

(A. Kadir, 1938 Harb Okulu Olayı ve Nâzım Hikmet)

Yorum yapın

Daha fazla Anlatı
Nazım Hikmet ‘in en kızdığı kişiler

Kavgalarını bildiğim için, Nazım'a sorduğum ilk adam Peyami Safa olmuştu. Sorar sormaz, yüzü kıpkırmızı kesildi öfkeden ve adeta köpürür gibi :...

Kapat