Not Defterimden – José Saramago

SORU
Ben siyasal iktisatçılara, ahlakbilimcilere soruyorum: Bir zengin yaratmak için kaç kişiyi sefalete, orantısız çalışmaya, ahlaksızlığa, aşağılanmaya, cehalete, üstesinden gelinemez talihsizliğe ve mutlak yoksulluğa mahkum etmeniz gerektiğini hesapladınız mı?
Almeida Garret (1799-1854)

José Saramago, kendine özgü üslubu ve politik tavrıyla dünyaya ve hayata bakıyor, düşüncelerini kayda geçiriyor. Neoliberalizmin ve küreselleşmenin iktisadi ve siyasi talanına duyduğu tepki, hayatı ve kişileri çürütmesi, yarattığı ahlaki çöküntü ve tahribat, hemen her yazısında karşımıza nefis bir üslupçunun hoş anlatımıyla çıkıyor, dünyayı bir kez de Saramago’nun blog penceresinden algılıyoruz.

Altı aylık blog yazılarından oluşan Not Defterimden, Saramago’nun eseri ithaf ettiği eşi Pilar del Río’nun deyişiyle, “yapmacıktan uzak, zeki okurlar için zeki notlar” ve yaşadığımız gerçekliğe Saramago’nun ironisiyle bakmak için iyi bir fırsat.

Kitaptan Bölümler
“YAŞLILAR VE GENÇLER
Kimileri kuşkuculuğun bir yaşlılık hastalığı,ömrünün son demlerinin bir marazı,bir irade sklerozu olduğunu söyleyecektir.Bu teşhisin tümden yanlış olduğunu söylemeye cesaret edemeyeceğim,ancak,sanki dünyanın mevcut hali yalnızca yaşlıların yaşlı olmasının bir sonucu imiş gibi,güçlüklerden bu kapıdan kaçarak sıyırtmak istemenin fazlasıyla kolaycılık olduğunu söyleyeceğim…Gençlerin umutları asla,en azından şimdiye kadar,dünyayı daha iyi yapmayı başaramadı,yaşlıların yenilenmiş hırçınlıkları da dünyayı daha da kötüleştirecek dereceye varmadı.Tabii,çektiği kötülüklerin kabahati,bu zavallı dünyanın değil.Dünya hali dediğimiz şey,kaçınılmaz şekilde bir zamanlar genç olmuş yaşlılardan,gün gelip yaşlı olacak gençlerden,genç olmayan ve henüz yaşlı da olmayanlardan oluşan biz bahtsız insanlığın hali.Kabahatler mi?Hepimizin kabahati olduğunun söylendiğini duyuyorum,kimse masum olmakla övünemez,ancak bana öyle geliyor ki,görünüşte eşit adalet dağıtan bu tür beyanlar,belki de,sadece hayali bir kolektif kabahatte,gerçek kabahatlilerin sorumluluklarını gizleyip sulandırmaya yarayan,gerçek günah denen şeyin sahte mutant nüksedişi olmaktan öteye gidemiyor.

Bunu zengin bir Avrupa’nın sözde cennetlerine ulaşmak için kullanılan dayanıksız teknelerde İspanya ve İtalya’ya yüzlerce erkek,kadın ve çocuğun geldiği bir gün yazıyorum.Kanaryalar’daki El Hierro adasına,örneğin,bu gemilerden biri geldi,içinde ölü bir çocuk taşıyordu ve bazı kazazedeler yolculuk sırasında çile arkadaşlarının yirmisinin öldüklerini ve denize atıldıklarını beyan ettiler…Bana kuşkuculuktan söz etmesinler,lütfen.”
*
“NE
“Kimsiniz?” ya da “Ben kimim?” sorularının kolay yanıtları vardır.İnsan,yaşamını anlatır ve böylece kendini başkalarına takdim eder.Yanıtı olmayan soru başka şekilde formüle edilebilir.Ben neyim?”Kim” değil de “ne.”Kendine bu soruyu soracak kişi beyaz bir sayfayla karşılaşacaktır ve en kötüsü tek kelime bile yazamayacaktır.”

Kitabın Künyesi
Not Defterimden
José Saramago
Çevirmen : Nesrin Akyüz
Yayınevi: Turkuvaz
Baskı Tarihi: Kasım 2009
176 sayfa

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Newton ve Gök Mekaniği – Jean-Pierre Maury

"Temmuz 1665?te, Cambridge Üniversitesi, her yanı kırıp geçiren veba salgını yüzünden kapılarını kapayıp öğrencileri ve profesörleri yolcu eder. Eve dönenler...

Kapat