Okuma Üzerine – Öznur Özkaya

?Okumak; başka hayatların, insanların, fikirlerin dünyasına yapılan bir yolculuktur, ötekini anlayabilmenin en erdemli yoludur.? diye cümleler kurarız durmadan, lakin çok şeye zaman bulabildiğimiz halde kitap okumaya zamanım yok, deriz; kitaplar pek de pahalı, deriz. Oysa kitap okuyabilmek için zamanımızın olduğunu fark edebilsek ve kapısının önünden geçmeyi unuttuğumuz kütüphanelerin varlığınıhatırlayabilsek sorun çözülmüş olacak. Zaman kaygısını gözetenlere göre, benim gibi insomniaklar daha şanslı, kabul ediyorum. Gece uyuyamadığım her an benim için yeni bir yazarla tanışma anı olsa da okumak bir yönüyle de kendimi okumaktır, bu yüzden kendi aydınlanma çağımı her okumada biraz daha yaşadığımı hissediyorum.

?Okuma? edimi ise bize okurken de yazarken de kılı kırk yaran bir yazar tarafından anlatılıyorsa, kendi okuma edimimizi yeniden gözden geçirmek lazım. Geçtiğimiz ay, Marcel Proust?un ?Okuma Günleri?, Murat Erşen Türkçesiyle yeniden yayımlandı. Çevirmenin yetkinliğinden, Proust?un uzun, upuzun cümlelerine nasıl başarıyla değdiğinden bahsetmeyeceğim. Yazının hemen başında belirtmeliyim ki; Proust?un ?Okuma Günleri? çok okuduğunu söyleyenlere ve yazanlara da ısrarla tavsiye edilir. Proust?un ansızın parlayan kıvılcımlı imgeleriyle, derin saplantılarını içinde yüzdürdüğü dolambaçlı üslubuyla kaleme aldığı okuma üzerine olan bu denemesi; yazarın okuma edimini yüceltmesi olarak değil bu edimin kişide bıraktığı, kişiye hissettirdiği özelliklerinin inceden inceye irdelenmesidir.

?Okuma zihinsel yaşamın eşiğindedir, bizi bu yaşama sokabilir ama onu teşkil etmez. Bununla birlikte ruhsal çöküntünün bazı halleri, deyim yerindeyse bazı patalojik halleri vardır ki okuma, yinelenen teşviklerle, tembel bir zihni durmadan zihinsel yaşama yeniden sokmakla görevli bir tür şifalı disiplin haline gelebilir.? (s.35) derken okumadan ne beklediğimizi, okurken ne yitirdiğimizi yahut ne kazandığımızı tartışarak durumu tamamen sorunsallaştırıyor. Bu sorunsallaştırma boyunca okuma edinimini yaşarkenki kendini, çevresindekileri, okuduğu yazarları, okumayla beliren şüpheleri, tedirginlikleri betimliyor.

Proust; okumanın derinliğinden uzun uzadıya söz etse de, okumak ve bilgelik üzerine Homeros?tan Hugo?ya geniş bir yelpaze kurarak bu yazarlarla yeri geldiğinde konusu edilen edim üzerine tartışıyor. ?Kitaplarla nezaket olmaz. Akşamı bu dostlarla geçiriyorsak, bunu gerçekten arzu ettiğimiz içindir. En azından onlardan ancak üzüntüyle ayrılırız. Ve onları terk ettiğimiz zaman, dostluğu bozan ?Bizim hakkımızda ne düşündüler acaba??, ?Bizden hoşlandılar mı?? gibi düşüncelerden hiçbiri olmadığı gibi bir başkası için unutulma korkusu da yoktur. Dostlukla ilgili tüm bu telaşlar okuma denen bu saf ve dingin dostluğun eşiğinde sona erer. Hürmet de söz konusu değildir, eğer gülünç buluyorsak Moliere?nin söylediklerine güleriz; ?, Bu saf dostluğun atmosferi sözden daha saf olan sükuttur. Zira başkaları için konuşur, kendimiz için susarız. Bu yüzden sessizlik, sözden farklı olarak, kusurlarımızın, riyakârlığımızın izini taşımaz.? (s.48) diyerek kendi okumalarından dem vurup hiçbir okumanın masum olmadığını; okumanın, dostluğun, nezaketin farklı yaşantılar olduğunu farklı okuma biçimlerini de çözümleyerek belirtiyor.

Çocukluğundan beri kitaplara düşkünlüğüyle bilinen Proust ?Okuma Günleri?ni, kitapların dünyasına ve belki de okumanın gerçek hazzına ulaşabilmek için zihnindeki her kımıltıyı takip ederek kendine özgü bol virgülle, bol bağlaçla, zengin ayrıntılarla bezediği sözleriyle kuruyor. ?Okuma bizim için, sihirli anahtarları bize kendi derinliklerimizde, içlerine giremeyeceğimiz konutların kapısını açan bir kışkırtıcı olduğu sürece, hayatımızdaki rolü de esenlik getiricidir.? (s.39) diyerek tinsel bir eylem olarak bireyin kendini geliştirme, değiştirme, benliğini aşma sürecine değiniyor ve açtığı kapıdan içeri girmemizi; imgeler, çağrışımlar ve anlamlar arasında tutkuyla gezinmemizi sağlıyor.

*Okuma Günleri, Marcel Proust, Çev: Murat Erşen, Aylak Adam, Nisan 2014.

ÖZNUR ÖZKAYA

Yorum yapın

Daha fazla Edebiyat Haberleri, Makaleler, Yazarlarımızın son çalışmaları
Yaşamla ve Ölümle Hesaplaşmak İçin Yazıyorum – Tezer Özlü

Ben bu coşkulu havaya gene biraz melankoli getirmek zorunda kalacağım. Onun için hepinizden özür dilerim. Batı kültürü ve batının bizi...

Kapat