30 Temmuz 2026

Tekil ile genel: Analitik düşünmek – Zahit Atam

Hayatımda en zorlandığım şey ile yaşamak durumundayım: Kendimi insanlara tercüme etmek. İnsanlar okuduklarını anlamıyorlar ise ne yapmak gerekir? Kendinizi anlatmaya mı çalışırsınız? Ama çoğunlukla nafile bir çabadır bu, çünkü insanlar sizin dediklerinizden anladıklarını sizin söyleminizin hakikatine yeğlerler. Hayatım boyunca karşıma çıkan insanı sinirlendiren şeylerden birisi netti, bazı insanlara doğruyu anlatıyorsunuz, hatta o sezgisel olarak dediklerinizin

devamını oku

Aydıncık hastalığı: Seçkincilik! – Zahit Atam

Bizim üniversite yıllarımızın sonlarında başladı Beyoğlu Pera övgüsü ve söylemi. Sonrasında hatta Giovanni Scognamillo bir kitap “yazdı”: Cadde-i Kebir’de Sinema diye. Sormuştum niçin Cadde-i Kebir diyorsun diye: oranın eski Osmanlıcadaki bir adı da Cadde-i Kebir’dir dedi, peki sen niçin kitabın adını öyle koydun? Öyle daha çok satar diye düşündüm. Sattı mı bari? Hayır satmadı, hatta

devamını oku

Yılmaz Güney’i anmak ve mirası – Zahit Atam

Bir mirasın güncelliği nedir? Yılmaz Güney’i bugün anmak ne anlama geliyor? Yılmaz Güney’in mirası kadar tuhaf biçimlerde heder edilen bir sinemacı mirası yok günümüzde! Bugüne kadar nedense en tuhaf en yeteneksiz ve en parsacı insanlar bu miras hakkında konuştular, hatta bu mirasa sahip çıkamadık diyerek! Bu insanların yaptıklarına baktığımızda elleriyle ve sözleriyle kendi pratikleri Yılmaz

devamını oku

Yılmaz’ı yılmayanlar savunabilir! (1.Bölüm) – Zahit Atam

Türkiye gerçekten ilginç bir ülke: tarihinde belirli önderler var, bunların maddi mirasları üzerinden tartışma çıkarken, aslında bu insanların halkla kurdukları ilişkiler büyük oranda manevi değer taşıyor. Paradoks bu kadar net: Yılmaz Güney’in maddi olarak arkasında bıraktığı nedir? Filmleri: oyuncu, senarist, yönetmen… Bir bakıyorsunuz, ölümünün ardından başlamışlar filmlerini yok etmeye, bir bakıyorsunuz, ölümünün ardından manevi mirası

devamını oku

Mesleksiz insanlara ünlü diyoruz: Yılmaz Güney’den dersler! – Zahit Atam

Yılmaz Abi’nin iş yaşamıyla tanışması, yani evin ekmeğini getirmek için düzenli işle tanışması 7 yaşına rastlar. Aile, baba eve bir kuma getirince parçalanma tehlikesi yaşar. Ana ve iki çocuğu şehre göçer, kuma ve baba köyde ırgatbaşı olarak çalışırken, aile bölünür, ardından da tipik bir Kürt geleneği olarak 7 yaşındaki büyük oğul evin reisi olur. Yılmaz

devamını oku

Yılmaz Güney meselesine dair… – Zahit Atam

Öylesine tuhaf insanlar Yılmaz Güney hakkında konuşuyor ki bu kadar tuhaflık, abeslik olmaz. İnsanın aklı almıyor. Adam Yılmaz Güney anmasına geliyor ve başlıyor kendi dertlerini anlatmaya: Ey tuhaf mahlûkat oraya gelenler seni ve senin çıkarlarını dinlemeye gelmedi, Yılmaz Güney’in sanatı ve mücadelesine dair diyeceğin bir şey varsa, onu anlat, yoksa da sus. Tam anlamıyla mükemmel

devamını oku

Resmi tarihin paradoksu! – Zahit Atam

Türkiye’de sistemin asalakları sistemi yönetmeye devam ettiği sürece sistem açık verecektir. Sistemin gözdeleri, eğer sistemin asalakları ise bu sistem sistemi ayakta tutan insanlara eziyet etmeye mahkûm olur. Ömrüm boyunca nice asalağın zıplayarak hoplayarak ve hatta açık iftira ederek sistemin merkezine doğru yürüdüklerini gördüm. Bu konuda en açık durum şu şekilde özetlenebilir: Türkiye’deki sistem son derece

devamını oku

Sinema yazarı ne iş yapar? Zahit Atam

1980’li yılları hatırlıyorum: o yıllarda Avrupa’dan gelen filmlere özel bir düşkünlüğümüz vardı, bunlara sanat filmleri diyorduk. Genelde sinema salonlarına çok az geliyorlardı. Boşluğu ise videokasetlerde bulmuştuk. Sinema tarihine bir yolculuk gibiydi. Esasında dünya sinema tarihinde gezinmek gibi yorumlanabilecek bu ‘keşfetme merakı’ Türkiye’de sinema yazınına çok az katkıda bulundu. Sinema yazarlığı Türkiye’de her zaman çok az

devamını oku

Marx ve Freud: 1- Ruhsallık ve sosyalizm – Zahit Atam

Artık 2018’e geldik. Kısaca bizim sakallının 200. Doğum yıldönümü. Malumunuz 1818 yılında doğmuştu. Ondan 101 yıl sonra da öteki sakallı Amerika’da Psikanaliz üzerine seminer vermiş, seminerleri büyük başarı olarak yorumlanmış, kendini Psikanalizin dünya çapında kurucusu olmaya, yeni bir bilim olduğunu kabul ettirmeye ve pozitivizmin ruhsallık alanındaki öncüsü olmaya soyunmuştu. Kısaca 2018 yılının bundan sonraki bölümünü

devamını oku

Yeryüzü dinlerinden biri: Rassismus – Zahit Atam

Yıllar önce Masumiyet filmiyle Zeki Demirkubuz Fransa’da Chabrol’ün elinden en iyi film ödülü almıştı. Ardından Camus’den bir uyarlama yapma fikrine kapıldı. Fransa’ya başvurdular, onlar yapımcı olmayı kabul ettiler. İlk başta pek heyecanlı geldi proje, sonra Fransızlar projeyi değiştirdiler: Camus’nün Yabancı romanını uyarlamasını istediler. Tabi bir de özel ve özgün şartları vardı… Yabancı romanı Cezayir’de geçer.

devamını oku

Yılmaz Güney’in 34. ölüm yıldönümü üzerine… – Zahit Atam

Artık uzun yıllar geçti, ölüm kapıyı çaldığında Yılmaz Güney’in zihnini en çok yoran bitmeyen kafasındaki projelerdi. Ölümü kabullenemediği ve kavgasının neferi olmak için ruhunda çırpındığı nettir. Aynı zamanda Yılmaz Güney’in kafasında giderek yurtdışında gördükleri acıya dönüşmekteydi. Yurtdışında mücadele etmek için ne kadar hırslı olduğu bilinir, ama aynı yurtdışındaki solcuların ideolojik birikimsizliklerinin ve yaptıkları pratik hataların

devamını oku

Yedinci Mühür Yön: Ingmar Bergman – Zahit Atam

Üniversiteye başladığım yıllarda kitaplardan öğrendiğim, çok merak ettiğim, hakkında gereğinden fazla bilip bilmeden konuşulan bir filmdi Yedinci Mühür. Bu tip filmlerin meraklısı bizde genelde “kolejlilerdi” üst başlığı altında toplanabilir. Ama daha ilginç şeyler var: Mesela bu “kolejlilerin” bu filmleri nasıl seyrettikleri gibi: çünkü Kolejlilerimiz aslında bu filmleri bir “film” gibi seyretmiyorlardı. Onlar bu tip filmleri

devamını oku

Hayatın Anlamı… üzerine-1 – Zahit Atam

Tolstoy’un garip bir iman hikâyesi var, şaşırtıcı ve elbette üzerinde düşündürücü. Onun hikâyesini garip yapan, ellisinden sonra amansız ve ne yazık ki kimilerine göre anlamsız bir sorunun peşine düşmesi… Önce niye anlamsız görüyor bazıları, onu açıklayayım. Elbette daha önce amansız da olan soruyu söylemek gerekir, basit bir soru aslında: Hayatın anlamı nedir? Okuyucuya baştan hatırlatmak

devamını oku

Hayatın anlamı üzerine – 2 – Zahit Atam

Hayata bir anlam aramaya ilişkin daha önceki yazımızda Batılı düşünürlerden örnekler verdik. Şimdi ise daha Doğuya, Rusya’ya ve Tolstoy’a gideceğiz, elbette daha sonra Batıya dönmek üzere. Tolstoy’un itiraflarını nedense solcularımız pek sevmez. Oysaki solcuların kendilerine örnek aldığı Bolşevikler için durum farklıydı. Bolşeviklerin dava önderi ve davalarının mimarı Tolstoy idi. Bundan eminiz, çünkü bizzat Lenin söyler

devamını oku

Fotoğraflarıyla tarihi zapt etti – Zahit Atam

“Sanat olmasına gerek yoktur fotoğrafın. Fotoğraf tarih olayıdır. Tarihi zapt ediyorsun. Bir makine ile tarihi durduruyorsun.” Ara Güler 1928 doğumlu, demek ki insanlığın krizinin ortasında doğmuş. Fotoğraf ile ilgilenmesi “zaman” ile değil, “tarih ve hikâye” ile ilgilenmesiyle başlıyor. Yukarıdaki satırları okuyanların fark etmesi gereken çok kritik bir ayrım var: Niçin Ara Güler, Tarkovski gibi “zamanı

devamını oku

Hayatın Anlamı üzerine…3 – Zahit Atam

Geçmişime dönüp baktığımda, 6-7 yaşlarındayken Türkiye’de Kıbrıs Savaşı nedeniyle İstanbul’da karartma uygulanırken, ben düzenli bir mesai ile bir proleter olmuştum. Bildiğiniz elektrik motorlu makinede el emeğiyle bobinin birlikte hareket ettiği işte düzenli çalışıyordum. Tam o 1974’ün temmuz ayında bizim evde mum ışığı altında Çetin Altan’ın o insanı rahatsız eden sesiyle evimizde 45’lik plaktan Nâzım Hikmet’in

devamını oku

Yılmaz Güney’e ve unutulan sınıfına dair – Zahit Atam

Psikanalize göre filmler yönetmenlerin bilinçdışını sergiler. Doğru ama büyük oranda eksik! Toplumbilimi bilmeyen ve toplumsal genel eğilimleri her zaman geç anlayan biri olarak Freud, sanat eserlerinin aslında toplumsal kolektif bilinçaltını ve bilinçdışını sergilediğini fark etmiyor. Mesela bir örnek: 1914’te Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasından çok önce Bolşevikler ve önderleri Lenin, dünyanın savaşa gittiğini formüle ettiği gibi,

devamını oku

Hayatın anlamı üzerine…:4 – Zahit Atam

Hayatın içinde mükemmel olmaya çalışmak, güçlü kudretli bilgili olarak başkalarına üstün olmak ve diğerlerini yetersizlikleri nedeniyle hor görmek: işte zavallı tutumun özeti. İnsanların arasında Kardeşlik Yasası’nın kırılması, egemenlik ve buyurma isteği bir zehirdir, o zehirden tadanlar ve bu zehre bağımlı olanlar ruhsal yoksulluklarının da temelini atarlar. Bu ilişkiyi ve bu hedefin açmazını bizzat hayatıyla ve

devamını oku

Anlam İstenci – Victor E. Frankl

İnsanın Anlam Arayışı kitabının yazarı, Nazi toplama kamplarından sağ çıkabilen ender insanlardan olan Viktor E. Frankl bu kitabında da anlamın peşinde… Okuru kendisiyle birlikte anlamın anlamı üzerine düşünmeye çağırıyor. Frankl’a göre mutluluk veya haz peşinde koşmak değil, bir anlama sahip olup onu gerçekleştirmeye çalışmaktır insani varoluşun ayırt edici özelliği. Ve varoluşsal boşluk çağı dediği günümüzde,

devamını oku