Hegel’de “Sanatın Ölümü” Üzerine Bir Deneme

Hegel söylemi “tarihin sonu” başlığı altında pek çok şeyin sonundan, tükenişinden, ölümünden söz eder. Sanat da bunlardan biridir. Sanat, Hegel için insanlığın geçmişine ait bir şeydir. Sanat türlerini mimarlıktan başlayıp heykel, resim, müzik ve şiirden geçerek nesre ulaşan ve giderek maddesel olandan, duyumlanabilir olandan uzaklaşan bir biçimde sınıflandıran Hegel, çağının tipik sanat türünün roman olduğunu

okumak için tıklayınız

Afyon Olarak Hakikat: Akılcılık ve Akılcılaştırma – Immanuel Wallerstein

Tarihsel kapitalizmin, özlemlerinde Prometeusçu olduğunu biliyoruz. Bilimsel ve teknolojik değişme insanın tarihsel etkinliğinde bir değişmez değer olduysa da, her zaman var olan Prometeus’un, David Landes’in deyişiyle “bağlarından kurtulması” ancak tarihsel kapitalizmde olmuştur. Tarihsel kapitalizmin bu bilimsel kültürüne ilişkin bugünkü temel kolektif imgemiz, bu kültürün “geleneksel” ve bilimdışı kültür güçlerinden gelen zorlu direnişe karşı soylu şövalyeler

okumak için tıklayınız

YUNAN BİLİMİNİN VE KÜLTÜRÜNÜN SONU – George Sarton

YUNAN BİLİMİNİN VE KÜLTÜRÜNÜN SONU (300’lerden 529’a kadar) Tam bir değerlendirmesi yapılamayan prehistorik döneme ait problemleri hariç tutarak, Yunan kültürünü Homeros (dokuzuncu ya da sekizinci yüzyıllar diyelim) ile başlatabiliriz; Yunan bilimi biraz daha sonra, Tales ve Pitagoras ile başlar (altıncı yüzyıl). Öklid (M.Ö. 300) ile başlayan ilk konumuz Yunan kültürünün Hellenistik adı verilen oldukça geç

okumak için tıklayınız

BATLAMYUS ve ZAMANI – George Sarton

BATLAMYUS ve ZAMANI (M.S. İkinci Yüzyıl) 1. Antik Dönem Biliminin Uzun Süreli ve Karmaşık Oluşu Bazıları, “antikçağı” ve “ortaçağı”, sanki bu dönemlerden herbiri homojen ve değişmez şeylermiş gibi düşündüler ve antik dönemle (veya ortaçağla) ilgili olan herşeyi tek bir çuvalın içine koyabilirlermiş gibi, sanki bütün bu şeyler tamamen aynı türden şeylermiş gibi tasarladılar. Bu çok

okumak için tıklayınız

ÖKLİD VE ZAMANI – George Sarton

ÖKLİD VE ZAMANI (M.Ö. Üçüncü yüzyılın ilk yarısı) “Antikçağ biliminin modern uygarlıkla ilişkisi nedir?” diye sorulabilir. İlişkisi çoktur. Modern uygarlık dikkatini bilim ve teknoloji üzerinde yoğunlaştırmıştır. Modern bilim ise antikçağ biliminin devamıdır; antikçağ bilimi olmasaydı var olamazdı. Örneğin, Öklid yirmi iki yüzyıldan daha fazla bir zaman önce İskenderiye’de yaşamıştır; ama hala yaşamaktadır; adı geometri adıyla

okumak için tıklayınız

Domuz Sevenler ve Domuzdan Tiksinenler – Marvin Harris

Açıkça usdışı olan besin alışkanlıklarının örneklerini herkes bilir. Çinliler köpek etini severler ama inek sütünden hiç hoşlanmazlar; biz inek sütünü severiz ama köpekleri yemeyiz; Brezilya’daki bazı kabileler karıncaları lezzetli bulurlar ama geyik etinden hoşlanmazlar. Ve dünyanın her yerinde bu böyle sürüp gider. Domuz bilmecesi kanımca inek anadan sonra izlenecek uygun bir konudur. Bu bilmece aynı

okumak için tıklayınız

İrlanda Dil Okulu Fiyatları

İrlanda‘ya en çok öğrenci getiren Türk danışmanlık firması Lemon Academy‘den en iyi fiyat garantisi! İlk önce Part-time çalışarak ayda 800 EURO para kazanabileceğiniz İrlanda Dil Okulları fiyatları hakkında detaylı bilgi almaya ne dersiniz? Günümüzde İngilizce dünyanın en çok konuşulan dili olmasının yanında artık iş başvurularında, yurtdışı seyahatlerinde yani her alanda kapı açıcı olarak görülmektedir. İyi

okumak için tıklayınız

Ayna Tutan Çocuk – Nietzsche

AYNA TUTAN ÇOCUK Zerdüşt, bunun üzerine dağlara ve mağarasının yalnızlığına geri döndü, uzaklaştı insanlardan: Tohumunu saçmış bir çiftçi gibi beklemek için. Gel gör ki ruhu sabırsızlıkla ve sevdiklerine karşı hasretle dolmuştu: Onlara verebileceği daha çok şey vardı zira. Doğrusu en zor şeydir, sevgiden ötürü açılmış elleri kapamak ve hediye vermekten utanmak. Böylece ayları ve yılları

okumak için tıklayınız

NIETZSCHE’NİN AKADEMİSYEN ANLAYIŞI ÜSTÜNE

Nietzsche, çağının akademik yaşamını, o yaşam içindeki akademisyeni (Bu yazıda “Der Gelehrte”yi akademisyen olarak çeviriyorum.) nasıl görüyordu acaba? Bu yazı, sorunun çok sınırlı, bir yanıtını betimleyip tartışacak, Şen Bilim ve Ecce Homo’daki birkaç metnin ardından gidip, saptamalar yapmaya çalışacak. “Pek iyi biliyoruz artık: Hani şu bilime, kadınların, ne yazık ki birçok sanatçının da yaptığı biçimde

okumak için tıklayınız

OKYANUSU AŞAN İLK SÖZ / Cyrus W. Field / 28 Temmuz 1858

Yüzyılın Temposu İnsan adı verilen şu tuhaf yaratığın yeryüzüne ayak basışından bu yana geçen binlerce, belki de yüz binlerce yıl boyunca, insanoğlunun ilerleyişinin en büyük göstergesi olarak atın koşması, tekerleğin dönmesi, geminin kürekle ya da yelkenle hareket etmesi gösterilmişti. İnsanlık tarihi dediğimiz ve bilgi ile aydınlanmış o daracık alana sığdırılan bütün teknik gelişmeler, hiç de

okumak için tıklayınız

Leo Tolstoy’un “Karanlıkta Bir Işık” adlı tamamlanmamış dramı için yazılan bir sondeyiş.

GirişLeo Tolstoy 1890 yılında, ölümüyle yarım kalacak olan ve “Karanlıkta Bir Işık” başlığıyla yayınlanıp sahnelenen bir tiyatro yapıtı, kendi yaşamını yansıtacak bir dram yazmaya başladı. Bu yarım kalmış dram (daha ilk sahne bunu açığa vurur), Tolstoy’un evinde yaşadığı kendi dramının büyük bir açıklıkla anlatılmasından başka bir şey değildir ve şairin bunu, tasarladığı bir kaçışı haklı

okumak için tıklayınız

Marx, Tarihsellik ve “İlerleme” Fikri

Althusser ve çevresi, 1960’larda, tarihin “öznesiz ve ereksiz” bir süreç olduğu kanısındaydılar. Başka bir deyişle tarihin “ilerleme” fikrine dayandığına inanmıyorlardı. Aydınlanma geleneğinden bu noktada ayrılıyor ve henüz “postmodernizm” kavramının mevcut olmadığı bir dönemde böyle bir espri içinde fikir üretiyorlardı. Oysa Balibar, incelediğimiz eserinde, Marx’ın düşüncesindeki gelişmeleri “ortodoks Marksizm”deki gelişmelerle birlikte ele alıyor ve bu konuda

okumak için tıklayınız

Nostalji, Şövalyelik ve Düşler Âlemi – Robert Fulford

Leonardo DiCaprio Titanic’in pruvasına dikilip “Ben dünyanın kralıyım!” diye bağırdığında, çoğumuzun çocukluktan beri aşina olduğu bir rolü oynadığı için izleyicinin kalbini çoktan fethetmişti. Oynadığı karakter Jack Dawson bir romans kahramanıydı. Eleştirmenler bu duygusal ve az çok öngörülebilir hikâyecilik türünü diğer türlerden ayırmak için bu terimi kullanıyordu; fakat artık buna pek ihtiyacımız yok, çünkü romans o

okumak için tıklayınız

Henri Bergson: “Her an, yalnızca yeni bir şey değil, aynı zamanda önceden görülemeyecek bir şeydir; değişiklik, sandığımızdan daha köktendir.”

1. Maddeciliğe Baş Kaldırış Çağdaş felsefe tarihi; fizikle psikolojinin savaşıdır. Çağdaş bilimin gelişmesinde matematik ve mekaniğin önceliği, genişleyen ihtiyaçların ortak basıncı altındaki sanayi ile fiziğin karşılıklı uyarıları, düşünceye maddeci bir itiş gücü sağlamış ve bilimlerin en başarılı olanları felsefenin örnekleri olmuştur. Descartes’ın, felsefe “ben” ile başlayıp dışa doğru yönelmelidir diye ısrarına rağmen, Batı Avrupa’nın sanayileşmesi,

okumak için tıklayınız

Modern Tasarımlara Sahip Altın İnci Küpe Modelleri

Kadınların en önem verdikleri takı tasarımları arasında birinci sırada modern tasarımlara sahip olan altın ince küpe modelleri yer alıyor. Bu tarz takı modelleri, neredeyse tüm kadınların şık kombinlerini tamamlamaya aday. Altın inci küpe modelleri, kişilerin kusursuz bir görünüme sahip olmasına olanak tanıyor. Aynı zamanda bu tarz altın inci küpe modelleri; eşe, arkadaşa, sevgiliye veya anneye alınacak

okumak için tıklayınız

Baruch Spinoza’nın Hayat Hikâyesi ve Etki Kaynakları – Will Durant

Yıl 1640’tı. “Yakın çağların en büyük Yahûdisi,” çağdaş filozoflarınsa en büyüğü olan Baruch Spinoza, sekiz yaşında bir çocuktu ve havranın en gözde öğrencisiydi. Babası başarı kazanmış bir tüccarsa da, delikanlının o tarakta bezi yoktu. Zamanını, ulusunun dîn ve tarihine kapanmış olarak, havranın çevresinde geçiriyordu. Aydın bir bilgindi. Yaşlılar onu, topluluklarının ve inançlarının gelecekteki ışığı gibi

okumak için tıklayınız

Büyük Anlatılar ve Tarihin Örüntüleri – Robert Fulford

Yarım yüzyıl önce Time dergisi dünyadaki en etkili yayındı ve hakkındaki en önemli şey de o hafta kapakta kim olduğuydu. Medyada otorite açısından Time’a kapak olmak kadar önemli başka bir şey yoktu; şimdiye kadar da daha önemlisi çıkmadı. Kapak olanlar hemen çok mühim, hatta muhteşem kişiler addediliyordu. Şair T. S. Eliot ya da mimar Ludwig

okumak için tıklayınız

Dedikodu, Edebiyat ve Benlik Kurguları – Robert Fulford

I. Dedikodu, Edebiyat ve Benlik Kurguları Hiç şüphe yok ki anlatı dünya üzerindeki varlığına dedikodu, yani bir kişiden ötekine anlatılan basit hikâyeler biçiminde başladı. Dedikodu, varlığını edebiyatın halk sanatındaki karşılığı, olayları özetlemenin ve anlamlarını araştırmanın kestirme yolu olarak sürdürdü. Hikâye anlatmanın daha ihtişamlı diğer biçimleri gibi, dedikodu da endişelerimizi ve korkularımızı ifade eder, ahlaki yargılar

okumak için tıklayınız

İnsan ve Dans – Sevcan Atak

İnsan kendi bilincine vardıktan sonra kendini var etme ve öz savunma mekanizması olarak toplumsallığını oluşturmuştur. Bir yandan doğadan, doğanın bağrından geldiği için onu taklit ederek ayakta kalmaya, temel üç işlevini ‘barınma, beslenme ve üreme’ gibi zaruri faaliyetlerini yerine getirmeye çalışmakta; öte yandan da düşünen ve konuşan bir tür olarak doğadan, diğer türlerden farkını ortaya koymaya

okumak için tıklayınız

CV Tasarımı Nasıl Olmalı?

CV tasarımı da en az içerik ve metinsel detaylar kadar büyük önem taşıyor. İK CV incelemeleri esnasında tasarım özelliklerine, renklere ve vurgulara büyük dikkat ediyor. Bu nedenle de iş arama süreçlerinde olan kişilerin de belirli noktalara dikkat etmesi gerekli oluyor. Tema ve Renk Seçimlerini Önemseyin Renk, özgeçmişinizi ilk gördüklerinde işe alım görevlilerinin dikkatini çeken şeydir.

okumak için tıklayınız