Sait Faik Abasıyanık’ta Çehovcu Çizginin Sürekliliği mi, Dönüşümü mü?

Modern kısa öykünün kurucu figürlerinden Anton Çehov ile Türk edebiyatında öyküyü köklü biçimde dönüştüren Sait Faik Abasıyanık arasındaki ilişki, genellikle “etkilenme” ya da “devamlılık” kavramlarıyla açıklanır. Ancak bu açıklama, Sait Faik’in poetikasını yalnızca türev bir konuma indirgeme riskini taşır.

1. Çehovcu Öykü: Olayın Geri Çekilişi ve Gündeliğin Dramı

Çehov’un modern öyküye en büyük katkısı, öyküyü dramatik olay örgüsünden kurtararak gündelik hayatın sıradan anlarına odaklamasıdır. Çehov için hayat, büyük kırılmalarla değil, küçük sarsıntılarla ilerler:

“Hayatta ilginç olan şeyler genellikle sessizce olur.”
(Çehov, Seçme Hikâyeler, çev. Ataol Behramoğlu, Can Yayınları, s. 37)

Çehovcu anlatıda:

  • Başlangıç–gelişme–sonuç gevşer,
  • Doruk noktası belirsizleşir,
  • Karakterler tamamlanmaz, açık bırakılır.

Bu yapı, Çehov’un insan anlayışıyla doğrudan ilişkilidir. İnsan, ne tam iyi ne tam kötüdür; kararsız, edilgen ve çoğu zaman eylemsizdir. Çehov bu durumu ahlaki bir yargıya bağlamaz:

“Benim işim soru sormaktır, cevap vermek değil.”
(Çehov, Mektuplar, çev. Nihal Yalaza Taluy, s. 112)

2. Sait Faik’te Çehovcu Miras: Biçimsel Süreklilik

Sait Faik’in öykülerinde Çehovcu miras açıkça izlenebilir. Özellikle şu noktalarda güçlü bir süreklilik vardır:

  • Olaydan çok durum anlatımı
  • Gündelik ve sıradan insanların merkeze alınması
  • Açık uçlu sonlar
  • Yazarın yargılayıcı olmaktan kaçınması

Sait Faik’in şu ifadesi, Çehovcu poetikayla örtüşür:

“Bir insanı sevmekle başlar her şey.”
(Sait Faik, Lüzumsuz Adam, Varlık Yayınları, s. 9)

Bu noktada Sait Faik, Çehov’un “insanı olduğu gibi kabul eden” anlatı etiğini devralır. Ancak bu devralma, mekanik bir taklit değildir.

3. Kırılma Noktası: Etik Yoğunluk ve Merhametin Radikalleşmesi

Çehov, anlatıcısını mesafeli tutar. Sait Faik’te ise anlatıcı, giderek etik olarak angaje hâle gelir. Sait Faik yalnızca göstermez; acıya ortak olur. Bu, Çehovcu tarafsızlıktan bilinçli bir sapmadır.

“Yazmasam deli olacaktım. İnsanları sevmesem yazamazdım.”
(Sait Faik, Mahalle Kahvesi, s. 74)

Bu cümlede anlatıcı, artık yalnızca gözlemci değil, varoluşsal bir tanıktır. Çehov’da örtük olan merhamet, Sait Faik’te açık bir etik ilkeye dönüşür.

4. Modernlik Deneyimi: Rus Taşrası ve İstanbul’un Kenarları

Çehov’un dünyası, modernleşmenin yarattığı atalet ve sıkışmışlık duygusuyla belirlenir. Sait Faik’te ise modernlik, İstanbul’un kenar semtlerinde, balıkçılarda, işsizlerde, serserilerde somutlaşır.

Ancak önemli bir fark vardır:

  • Çehov’da modernlik bekleyiştir,
  • Sait Faik’te modernlik dışlanmışlıktır.

Bu fark, iki yazarın tarihsel bağlamlarından kaynaklanır. Çehov, çözülmekte olan bir aristokrat düzeni yazarken; Sait Faik, henüz yerleşememiş bir modernliğin insanlarını anlatır.

5. Bilinçli Dönüşüm: Çehovcu Sessizliğin Bozulması

Sait Faik’in özellikle Alemdağ’da Var Bir Yılan kitabıyla birlikte Çehovcu çizgiden bilinçli biçimde uzaklaştığı görülür. Gerçeküstü, parçalı ve huzursuz anlatım, artık yalnızca “göstermekle yetinmeyen” bir yazara işaret eder:

“İnsanları sevmekten vazgeçiyorum galiba.”
(Sait Faik, Alemdağ’da Var Bir Yılan, s. 41)

Bu cümle, Çehov’un soğukkanlı hümanizmiyle bağdaşmaz. Burada, etik bir kırılma vardır. Sait Faik, Çehov’un açtığı yolu sürdürmek yerine, onu varoluşsal bir krize dönüştürür.

***

Bu inceleme ışığında şu sonuca varmak mümkündür:

  • Sait Faik, Çehovcu çizginin Türkiye’deki basit bir devamı değildir.
  • Çehov’dan biçimsel araçları ve insan merkezli bakışı devralır.
  • Ancak bu mirası, Türkiye’nin modernlik deneyimi, kentleşme süreci ve bireysel yabancılaşması doğrultusunda bilinçli biçimde dönüştürür.

Özetle:

Çehov, insanı yargılamadan gösterir;
Sait Faik, insanı sevmekten vazgeçemediği için yazmaya devam eder.

Bu nedenle Sait Faik, Çehovcu çizginin bir devamı değil; etik açıdan yoğunlaştırılmış ve tarihsel olarak yeniden kurulmuş bir dönüşümüdür.

Kaynakça

Çehov, Anton. Seçme Hikâyeler. Çev. Ataol Behramoğlu. İstanbul: Can Yayınları.
Çehov, Anton. Mektuplar. Çev. Nihal Yalaza Taluy. İstanbul: Cem Yayınları.
Sait Faik Abasıyanık. Lüzumsuz Adam. İstanbul: Varlık Yayınları.
Sait Faik Abasıyanık. Mahalle Kahvesi. İstanbul: Varlık Yayınları.
Sait Faik Abasıyanık. Alemdağ’da Var Bir Yılan. İstanbul: Varlık Yayınları.
Moran, Berna. Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış. İstanbul: İletişim Yayınları.